Hazarât-ı Hamse'nin Âdemiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?
Hazarât-ı Hamse'nin Âdemiyye Fassı'ndaki dayanağı, insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıyan ve Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde izhârına ayna olan halîfe vasfıdır. Âdemiyye Fassı, halîfeliğin Esmâ'nın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulması olduğunu serdeder ve bu sûretin câmîliğinin insanı, ondaki câmîliğin tahkîkinin ise insân-ı kâmili getirdiğini belirtir. Hazarât-ı Hamse'nin özelliklerinin insanda dürülü olduğu ve insanın İslâm fıtratı üzere doğduğu düşüncesi, bu beş ilâhî hazretin insan varlığındaki temel yerini vurgular¹.
Detaylı cevap
Hazarât-ı Hamse, varlığın Hak'tan başlayıp halka inen beş ana mertebesini ifade eden "beş ilâhî hazret" sistemidir. Âdemiyye Fassı'nda ise halîfe kavramı ele alınır ve insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfı üzerinde durulur. Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayeti, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde Âdem'de tecellî ettiğini bildirir. Bu bağlamda, halîfe kendi başına müstakil bir vücud sahibi değil, Halîk'ın zuhûruna ayna olan bir mahaldir.
Âdemiyye Fassı, halîfeliğin Esmâ'nın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulması olduğunu açıklar; Esmâ ancak sûret-i kâmilde toplandıkça hilâfet vasfı tahakkuk eder. Bu sûretin câmîliği insanı, ondaki câmîliğin tahkîki ise insân-ı kâmili getirir. Hazarât-ı Hamse'nin beşinci ve son basamağı olan İnsan-ı Kâmil mertebesi, ilâhî seyrin tamamlandığı mertebedir². Bu durum, Hazarât-ı Hamse'nin insan varlığındaki derin karşılığını gösterir.
Ayrıca, Hazarât-ı Hamse'nin özelliklerinin insanda dürülü olduğu ve her insanın İslâm fıtratı üzere doğduğu düşüncesi, bu beş ilâhî mertebenin insan fıtratında mevcut olduğunu ortaya koyar¹. Ârif bir kişinin kalbi, tüm hazarâtı câmi'dir ve onun himmeti ile halkettiği şeyin sûreti tüm hazarâtta zâhir olur³. Bu da insanın, Hazarât-ı Hamse'nin tüm mertebelerini ihâta edebilecek bir potansiyele sahip olduğunu gösterir. Vâhidiyyet mertebesi, ahadiyyet mertebesine nispetle, Yüce Allah'ın en latif olan zâtının bir mertebe yoğunlaşmasından başka bir şey değildir ve sırf zât bu mertebenin bâtını, vâhidiyyet mertebesi ise sırf zâtın zâhiri olur⁴. Bu, Hazarât-ı Hamse'nin mertebelerinin birbirini tamamlayan ve insan varlığında zuhur eden ilâhî hakikatler olduğunu vurgular.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kevkeb — Yıldız · s.38“c) ( 4 ) İslâmın hakikati ( 5 ) Hazarat-ı hamse “Her insân İslâm fıtratı üzere doğar” buyuran efendimizin sözünü açıklıyor adeta... Ayrıca ( 5 ) hazârat-ı hamse”Oku
- 2Kavram Sayfaları: İnsan-ı Kamil
- 3Kelime-i İshâkiyye · s.152“Fakat ârif cemî’-i hazarâtı zabtetmiş ise, ya’ni onun kalbi ıtlâk üzere olup “hazarât-ı hamse”nin kâffesini ihâta etmiş ise, o mahlûk olan 6/42 şeye hazret-i şe”Oku
- 4Kelime-i Âdemiyye · s.36“Çünkü onlar ilâhî sıfatların suretleridir; ve mümkün varlıkların hakikatleri 1/29 ve dayanağıdır. ... Bu konudaki ayrıntılar Dâvûd Fassı'nın sonunda ve Lokmân F”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.