Hicr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Tasavvufî idrakte hicr kavramı, sâlikin nefsanî sıfatlardan arınarak ruhaniyetini hayvaniyetine gâlip kılması ve beşeriyetinden tecrit olarak Hakk'a yönelmesi mertebesinde işlenir. Bu mertebe, şiddetli riyazatlarla elde edilen bir miraç hâlidir ve İdris (a.s.)'ın şahsında tecelli eden "hikmet-i kuddûsiyye" ile yakından ilişkilidir. Hicr, sadece mekânsal bir ayrılık değil, aynı zamanda nefsin düşük ahlaklarından ve arızî noksanlıklarından uzaklaşarak ilâhî veçhe teslim olma hâlidir.
Detaylı cevap
Hicr kavramı, tasavvufî sülûkta bir mertebe olarak, sâlikin nefsini hayvani sıfatlardan, tabiatın kudretinden ve arızî noksanlıklardan temizlemesiyle elde edilen ruhani bir yükselişi ifade eder. Bu, İdris (a.s.)'ın yaşadığı gibi, ruhaniyetin hayvaniyet üzerine galebe çalması ve beşeriyetten tecrit olma hâlidir. İdris (a.s.)'ın 16 sene yiyip içmeden ve uyumadan, beşeriyetinden soyunarak mücerret bir akıl haline gelmesi ve meleklerle konuşması, bu hicr mertebesinin en bariz örneklerindendir. Bu hâl, "hikmet-i kuddûsiyye"nin İdris (a.s.)'a tahsis edilmesinin temel sebebidir.
Bu mertebeye ulaşmak için "riyazât-ı şakka" adı verilen azametli ve şiddetli riyazatlar gereklidir. Riyazat, hayvani sıfatlardan kurtulmanın ve nefsin hakikatini tanımanın anahtarıdır. Buradaki "hayvanlık" terimi, aşağılık bir anlamda değil, nefsin vurucu, kırıcı, parçalayıcı düşük ahlaklarını ifade eder. Sâlik, bu düşük ahlaklardan ve çevre şartlarının, değer yargılarının neden olduğu arızî noksanlıklardan temizlenerek ruhaniyetini nefsanî arzularına hâkim kılar. Bu, nefsin emmâre üzerindeki tasallutunun giderilmesi ve aklın hâkimiyetinin sağlanmasıdır.
Hicr, aynı zamanda "vechini Allah'a teslim eden kimse"nin, yani "muhsin"in ulaştığı bir hâldir. Bu teslimiyet, sadece bedensel değil, tüm varlığıyla, bilgisiyle, ruhuyla, özüyle ve nefsiyle Hakk'a yönelmeyi ifade eder. Bu teslimiyetle beşeriyet kalkar ve kişinin batınındaki ilâhî veçh ortaya çıkar. Bu mertebede, Hakk'ın vechi ihsan edilir ve sâlik nereye baksa Hakk'ın vechini görme idrakine sahip olur. Bu, "urvetil vuska"ya, yani sağlam sapa yapışma olarak da ifade edilir ki, bu sap irfaniyettir.
Hikmet ile ihsan arasındaki rabıta da bu mertebede zahir olur. Hikmet, bir şeyi yerine koymak ve kalbe gelen vasıtasız ilim iken, ihsan lâzım olan bir işi lâzımı vech ile işlemektir. Vechini Hakk'a teslim eden muhsin, ilâhî hikmetle donanır ve bu sayede Hakikat'i idrak eder. Bu mertebe, felsefenin akılcı ve beşerî çıkarımlarının ötesinde, ilâhî ve nebevî bilgiyle desteklenen, tasavvufun ve ilâhî hikmetin alanına girer. "Kuddüs" isminin tecellisiyle de ilgili olan bu mertebe, Hakk'ı noksanlıklardan tenzih etme ve O'nun kemalatını idrak etme hâlidir. Nuh (a.s.)'ın tenzihi aklî iken, İdris (a.s.)'ın tenzihi hem aklî hem de nefsîdir ki bu da hicr mertebesinin derinliğini gösterir.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.37“devam edelim. İz--T-B- ------------------- بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ İDRİSİYE’DE MÜNDEMİC OLAN “HİKMET-İ KUDDÜSİYE”NİN BEYANIDIR İdris; ted”Oku
- 2Kaynak · s.91“cennet ile cezalandırılacaktır. Eğer biz cezanın karşılık olduğunu bilmezsek cehennem ile cezalandı tamam ceza denildiği zaman hep yanma, yıkma gibi şeylerle şa”Oku
- 3Kaynak · s.43“sadece hayale ve zanna götürür.T.B. ------------- Füsusu-l- Hikem . Gerçek ilâh-i Hikmet ’tir. “ felsefe ” değildir. İz--T-B- ---------- İlahî ve nebevî bir bil”Oku
- 4Kaynak · s.41“asla doğru değildir. Tarihte birçok evliyaullahın bu şekilde yaşadığını yazılardan okuyoruz. Bu zevatın hayat hikayeleri yaşantıları, geçişleri akl-ı cüziye erb”Oku
- 5Kaynak · s.61“senin kefilin olayım deniyor. Hazret-i İbrâhîm'in cevabı hemen. "Eslemtü lirabbilâlemîn" oluyor. Yani "ben âlemlerin rabbına teslim oldum" diyor. Ama bu teslim”Oku
- 6Kaynak · s.153“4-59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah: (a.s.) 5-60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah: (a.s.) 6-61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed: (s.a.v.) ------------------------- Terzi Bab”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.