İçeriğe atla

Hikmet kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey26 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Hikmet kavramı, tasavvufî metinlerde üç farklı dil veya mertebede ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde hikmet, "doğru hüküm, sağlam bilgi, fâidesiz şeylerden kaçınma" anlamlarına gelir. Akâid dilinde ise Allah'ın "el-Hakîm" isminin tecellisi olarak âlemdeki her şeyin bir nizam ve gâye üzere halk edilmiş olmasıdır. Mârifet dilinde ise hikmet, sâlikin Hak'ın eşyâyı yerli yerine koyma sıfatına ayna olma mertebesi olup, ilimden öte, ilmin tahkîk edilmiş hâli ve bildiğini yerine koyma hâlidir. Bu üç dil, tasavvufî kavramların çok katmanlı yapısını gösterir ve mârifet dili, akâidi aşarak bâtınî hakîkate ulaşır.

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların anlaşılmasında kullanılan "üç dil" yaklaşımı, hikmet kavramı için de geçerlidir. Bu diller, lugat → akâid → mârifet şeklinde yukarıya doğru bir tahkîk silsilesi sunar.

Lugat dili, hikmetin sözlük anlamını ifade eder. Bu bağlamda hikmet, "doğru hüküm, sağlam bilgi ve fâidesiz şeylerden kaçınma" demektir. Arapça kökenli kelimelerin anlamlarını ve kullanımlarını içeren bu dil, herkesin paylaştığı en geniş zemindir. Nitekim "lügat" kelimesi "dil, lisan" anlamına gelirken, "ma'nâ-yı lügavî" ise "lügat mânâsı, mecâzi olmayan gerçek anlam" demektir¹.

Akâid dili, hikmeti İslâmî ilimler çerçevesinde ele alır. Bu mertebede hikmet, Allah'ın "el-Hakîm" isminin tezâhürü olarak âlemde her şeyin bir nizam ve gâye üzere halk edilmiş olmasıdır. Kur'ân-ı Kerîm'deki "Sizi boşuna mı halk ettiğimizi sandınız?" (Mü'minûn 115) ayeti, bu akâidî hikmetin menşeidir; zira abes (boş, gâyesiz) halk etme yoktur, her şey hikmet üzeredir. Bu, aynı zamanda hikmetin birinci kademesini oluşturur.

Mârifet dili ise hikmetin bâtınî hakîkatini ve irfânî mertebesini ifade eder. Bu mertebede hikmet, sâlikin Hak'ın "eşyâyı yerli yerine koyma" sıfatına ayna olma hâlidir. Hikmet, ilimden farklı olarak, ilmin tahkîk edilmiş hâli; bilmek değil, bildiğini yerine koymaktır. Kur'ân'da "Hikmet kime verilirse ona çok hayır verilmiştir" (Bakara 269) ayeti, mârifet dilindeki hikmetin önemini vurgular. Bu, aynı zamanda "Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak" hikmeti gereği gayret etmektir². Mârifet mertebesinde hikmet, ilahi marifet ve hikmet cevherleri olarak da ifade edilir³. Hikmetin bu mertebesi, eşyanın ardındaki gâye ve illeti bilme, "ilm-i marifet" ile "ilm-i hâl" arasındaki köprüyü kurma ve her amelin ardındaki Hak'ın hükmünü görmeye çalışma ile ilgilidir. Hz. Lokman'ın hikmeti de bu mârifet dilinin bir tahkîk yeridir⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 1 · Beyit 33 (s. 95)“Bu sözlerden şu sonucu çıkarabiliriz: Her konuda olduğu gibi, "ilâhî hikmet, mârifet ve hakîkatler"i ifâde etme ve anlama hususunda da insanların kabiliyet ve a”Oku
  2. 2Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Bu kişinin ahlâkı “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak” hikmeti gereği gayret etmektir. Çok farklı ve değişik bir yaşamdır. Muhafazası oldukça zordur. Bu mertebeden ”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 1 · Beyit 33 (s. 95)“Bu sözlerden şu sonucu çıkarabiliriz: Her konuda olduğu gibi, "ilâhî hikmet, mârifet ve hakîkatler"i ifâde etme ve anlama hususunda da insanların kabiliyet ve a”Oku
  4. 4Kelime-i Lokmâniyye, s. 166“Lokman'ın söylediği hikmette suskun bıraktığı hikmet budur. Buna göre Yüce Allah bildi ki, eğer Hz. Lokman, açıkça dile getirdiği hikmeti tamamlamak üzere, susk”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.