İçeriğe atla

Hikmet'in Lokmâniyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Lokmâniyye Fassı'nın temel dayanağı, tasavvuftaki hikmet kavramının tahkîk edildiği bir mertebe olmasıdır. Hikmet, lugatte 'doğru hüküm, sağlam bilgi' anlamına gelirken, tasavvufta Hakk'ın eşyayı yerli yerine koyma sıfatı (el-Hakîm) ve sâlikin bu sıfata ayna olma hâlidir. Lokmâniyye Fassı, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserindeki 27 bölümden biridir ve doğrudan 'hikmet' kavramının derinlemesine ele alındığı yer olarak öne çıkar. Bu Fass'ta, ilâhî irâde ve dileme ile ilgili ayrıntılar işlenir¹.

Detaylı cevap

Hikmet, tasavvufta ilmin tahkîk edilmiş hâli olup, bilmekten ziyade bildiğini yerli yerine koyma eylemidir. Lokmâniyye Fassı, Fusûsu'l-Hikem'in 27 Fass'ından biridir ve her Fass'ın bir peygamberin temsil ettiği bir hikmeti taşıdığı bu eserde, Lokman Fassı doğrudan 'hikmet'in tahkîk yeridir. Bu Fass'ta, ilâhî irâde ve dileme hakkındaki ayrıntılar ele alınır¹. Hikmetin dört kademesi bulunmaktadır: Birinci kademe, Allah'ın 'el-Hakîm' isminin tezahürü olarak âlemdeki her şeyin bir nizam ve gaye üzere halk edilmiş olmasıdır. İkinci kademe, insanın söz ve davranışlarını yerli yerine koyması, yani ahlâkî hikmettir; Lokman Sûresi'ndeki Lokman'ın oğluna nasihatleri bu kademenin klasik metnidir. Üçüncü kademe, eşyanın ardındaki gaye ve illeti bilme, ilm-i marifet ile ilm-i hâl arasındaki köprüyü kurma olan ilmî hikmettir. Dördüncü kademe ise, sâlikin Hakk'ın 'el-Hakîm' ismine ayna olduğu zâtî hikmettir. İnsan, başındaki ilâhî hikmeti, toprağın hikmetine secde halinde değdirdiğinde, kendinde tevazu içerisindeki Azamet-i İlâhiyye'nin birleşimi ortaya çıkar²·³. Vâhidiyyet mertebesi, ahadiyyet mertebesine nisbetle, Yüce Allah'ın en latif olan zâtının bir mertebe yoğunlaşmasından başka bir şey değildir; sırf zât bu mertebenin bâtını, vâhidiyyet mertebesi ise sırf zâtın zâhiri olur⁴. Bu bağlamda, Lokmâniyye Fassı, hikmetin hem ilâhî hem de insânî mertebelerini, özellikle de ilâhî irâde ve dileme ile olan ilişkisini derinlemesine inceleyerek, bu kavramın tasavvufî idrakteki yerini sağlamlaştırır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Muhammediyye · s.296(Tabiat hakkındaki ayrıntılar İdris Fassı'nda ve İsa Fassı'nda; irâde ve ilâhî dileme hakkındaki ayrıntılar ise Üzeyir ve Lokman Fassı'nda; yaratma hakkındaki aOku
  2. 2Altı Peygamber — Hz. Âdem · s.48Bilindiği gibi toprak hikmet’tir, ve insân’ın en hikmetli yeri de başı ve beyninin ön tarafı olan şerefli alnıdır. Oraya rabıta yapılması da bu yüzdendir. İşte Oku
  3. 3A’râf Sûresi · s.19Bilindiği gibi toprak hikmet’tir, ve insân’ın en hikmetli yeri de başı ve beyninin ön tarafı olan şerefli alnıdır. Oraya rabıta yapılması da bu yüzdendir. İşte Oku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye · s.36Çünkü onlar ilâhî sıfatların şekilleridir; ve mümkün varlıkların hakikatleri ve dayanağıdır. ... Bu konudaki ayrıntılar Dâvûd Fassı'nın sonunda ve Lokmân Fassı'Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.