İçeriğe atla

Hûd 87 ayeti hangi Fass ile bağlanır ve neden?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Hûd Sûresi'nin 87. ayeti, Fusûsu'l-Hikem'de Hz. Hûd'a tahsis edilmiş olan Hûd Fassı ile ilişkilendirilir. Bu bağlantı, ayetin içeriğindeki "Rabbim sırât-ı müstakîm üzerindedir" beyanının, Hûd Fassı'nın temelini oluşturan "Hikmet-i Ehâdiyye" ve "Ahadiyyet-i Rubûbiyye" hakikatiyle örtüşmesinden kaynaklanır. Her varlığın kendi Rabb-ı hâssının sırat-ı müstakîmi üzerinde yürüdüğü hakikati, Hûd (a.s.)'ın bu idrâkiyle ifade bulur ve İsmail Fassı'nda değinilen Rabb-ı hâss mevzuunun Hûd Fassı'nda daha tafsilatlı işlenişini gösterir¹·².

Detaylı cevap

Hûd Sûresi'nin 87. ayeti, tasavvufî metinlerde özellikle İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserindeki Hûd Fassı ile doğrudan ilişkilendirilir. Bu fass, Hz. Hûd'un "Rabbim sırât-ı müstakîm üzerindedir" beyanı etrafında şekillenir ve Hikmet-i Ehâdiyye ile anılır³. Bu hikmet, Hak'ın ahadiyyet-i rubûbiyye hakikatini idrak etmeye dayanır⁴. Ahadiyyet, Hak'ın sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, sırf 'tek' olma kademesidir ve vâhidiyyetten önce gelir. Hûd (a.s.)'ın bu idrâki, her bir varlığın kendi Rabb-ı hâssının sırat-ı müstakîmi üzerinde yürüdüğü hakikatini kapsar². Bu konu, İsmail Fassı'nda da ele alınan Rabb-ı hâss mevzuunun Hûd Fassı'nda daha geniş bir şekilde işlendiğini gösterir¹. Nitekim, her varlığın hakikatinin, mazhar olduğu isim olduğu ve ismin müsemmanın aynısı olduğu belirtilir; bu durumda varlığın şekli yok olsa bile hakikati kalıcıdır⁵. Hûd (a.s.)'ın bu ayetle anılması, Cenâb-ı Hakk'ın onun sözünü doğru ve isabetli olduğu için Kur'ân-ı Kerîm'ine almasından kaynaklanır⁶. Bu durum, Hûd Fassı'nın, ahadiyyet-i zâtiyye ve ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye'den sonra ahadiyyet-i rubûbiyyeti ve ona muhit olan Hikmet-i Hûdiyye'yi beyan etmesiyle de pekişir⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1A'yân-ı Sâbite · s.339İşte Hûd (a.s) ın hikmeti bu Ahadiyet-i rububiyeye müsteniddir, dayanmaktadır, yani Hud (a.s.) bu hakikati idrak etmiştir. ... Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundOku
  2. 2TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye · s.16Mevcudatın kendi Rabb-ı haslarının sırat-ı müstakimi üzerinde nasıl yürüdükleri Hud (a.s.) Fassında tafsil olunmuştur. 11/56 ayetinde buyurur,Oku
  3. 3Hz. Hûd a.s.
  4. 4A'yân-ı Sâbite · s.384İşte Hûd (a.s) ın hikmeti bu Ahadiyet-i rububiyeye müsteniddir, dayanmaktadır, yani Hud (a.s.) bu hakikati idrak etmiştir. ... Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundOku
  5. 5Kelime-i Âdemiyye · s.804Bu husustaki ayrıntılar Hûd Fassı'nda ve diğer fasslarda gelecektir. Mademki her bir varlığın hakikati, mazhar olduğu (tecelli ettiği) isimdir ve isim ise müsemOku
  6. 6A'yân-ı Sâbite · s.402Bu Hud (a.s.) ın lisanından, daha evvelki İsmâil bölümünde bundan bahsederken Hud (a.s.) ın bu husustaki kemâlâtı da belirtilmişti. Yani bu âyet-i Kerîm’e yahutOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.