İçeriğe atla

Hûdiyye Fassı'nın 'Hikmet-i Ahadiyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?

Fass İçeriği24 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Hûdiyye Fassı'nın "Hikmet-i Ahadiyye" adıyla anılması, Hz. Hûd'un Cenâb-ı Hakk'ın rubûbiyyetindeki birliği (ahadiyyet-i rubûbiyye) idrak etmesine dayanır. Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde yer alan bu Fass, ahadiyyet kavramının farklı veçhelerini ele alır. İbn Arabî, Yûsuf Fassı'nın sonunda zât birliği (ahadiyyet-i zâtiyye) ve ilâhî isimler birliğini (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) zikrettikten sonra, Hûdiyye Fassı'nda rubûbiyyet birliğini (ahadiyyet-i rubûbiyye) açıklayarak ahadiyyet hikmetini derinleştirir. Bu durum, Hûd (a.s.)'ın Hak'ın rubûbiyyetindeki birliği müşâhede etmesiyle doğrudan ilişkilidir.

Detaylı cevap

Hûdiyye Fassı, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinin 27 Fassından biridir ve "Hikmet-i Ahadiyye" olarak adlandırılır¹·². Bu adlandırmanın hikmeti, Hz. Hûd'un Cenâb-ı Hakk'ın rubûbiyyetindeki birliği, yani ahadiyyet-i rubûbiyyeyi idrak etmesidir³·⁴. İbn Arabî, bu Fass'ta ahadiyyet kavramının farklı mertebelerini açığa vurur. Daha önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda ahadiyyet-i zâtiyye (zât birliği) ve ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye (ilâhî isimler birliği) konularını ele almıştır⁵·⁶. Hûdiyye Fassı ise, bu iki ahadiyyet anlayışının üzerine ahadiyyet-i rubûbiyyeyi ekleyerek, Rablık birliğini içeren hikmeti beyan eder⁴·⁷. Hz. Hûd'un bu hikmeti idrak etmesi, onun mazharlarında Vâhid'in rubûbiyyetini müşâhede etmesiyle açıklanır⁶. Bu bağlamda, "ahadiyyet" kelimesi, Hak'ın sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, sırf 'tek' olma kademesini ifade eder ve vâhidiyyetten önce gelir (Ahadiyyet, K1-220). Hûdiyye Fassı'nın bu ismi taşıması, Hz. Hûd'un bu derin birliği, özellikle de rubûbiyyet mertebesindeki tekliği kavramış olmasından kaynaklanır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1A'yân-ı Sâbite, s. 337“Bu Kelime-i Hûdiyye'de "hikmeti ahadiyye" faâsıhtır (köklü bilgisi olan). “Hud” kelimesi içinde mevcut olan “Hikmet-i Ahadiye” nin yani Ahadiyet hikmetinin beya”Oku
  2. 2Kelime-i Âdemiyye, s. 830“Kelime-i Hûdiyye’de mündemic hikmet-i ahadiyye, ba’dehû Kelime-i &10024; Hûd Kelimesi'nde bulunan ahadiyyet (birlik) hikmeti, ondan sonra Salih Kelimesi'nde bul”Oku
  3. 3A'yân-ı Sâbite, s. 384“İşte Hûd (a.s) ın hikmeti bu Ahadiyet-i rububiyeye müsteniddir, dayanmaktadır, yani Hud (a.s.) bu hakikati idrak etmiştir. ... Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bund”Oku
  4. 4Kelime-i Hûdiyye, s. 10“ın hikmeti bu "ahadiyyet-i rubûbiyye"ye dayanır. Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i”Oku
  5. 5Kelime-i Hûdiyye, s. 9“ın hikmeti bu "Rablık birliği"ne dayanır. ... Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "Zât birliği" (ahadiyyet-i zâtiyye) ile "ilâhî isimler ”Oku
  6. 6Kelime-i Hûdiyye, s. 7“بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ HÛDİYYE'DE MÜNDEMİÇ "HİKMET-İ AHADİYYE" NİN BEYÂNINDA OLAN FASTIR Bu Kelime-i Hûdiyye’de “hikmeti ahadiyye” râsıh”Oku
  7. 7A'yân-ı Sâbite, s. 376“İşte Hûd (a.s.)ın hikmeti bu " Ahadiyyet-i rubûbiyye "-ye müsteniddir. Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan mukaddem olan yani daha evvel olan Fass-ı Yûsufî'nin ”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.