Muhammediyye Fassı'nın 'Hikmet-i Ferdiyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?
Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserindeki Muhammediyye Fassı'nın 'Hikmet-i Ferdiyye' olarak adlandırılmasının temel hikmeti, Hakîkat-i Muhammediyye'nin tüm varoluşsal hakikatleri ve ilâhî hikmetleri kendinde toplamasıdır. Bu durum, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hakikatinin, Allah'ın biricik zâtı (zât-ı ahadiyye) dışında hiçbir varlığın üstünde bulunmayan bir ilâhî topluluk makamıyla tek olması ve "Allah" isminin tecelli yeri olmasıyla açıklanır¹. Ferdiyet, tüm birleri toplayan tek anlamındadır ve Hakîkat-i Muhammediyye, bütün taayyünatın evveli ve tüm mevcudatın ayn-ı sabitelerini ve hakikatlerini kapsar². Bu nedenle, nasıl ki peygamberlik Hz. Muhammed ile sona ermişse, Fusûsu'l-Hikem de tüm hikmetleri kapsayan 'Hikmet-i Ferdiyye' ile son bulmuştur³.
Detaylı cevap
Muhammediyye Fassı'nın 'Hikmet-i Ferdiyye' olarak isimlendirilmesi, tasavvuf mâverâsında Hakîkat-i Muhammediyye'nin merkezi ve kapsayıcı rolünü vurgular. Ferdiyet kavramı, tek ve bir anlamlarına gelmekle birlikte, tüm birleri kendinde toplayan bir tekliği ifade eder². Hakîkat-i Muhammediyye, Cenâb-ı Hakk'ın ilk taayyünü, akl-ı evvel ve ruh-ı a'zam olarak kâinatın halk sebebi kabul edilir. Bu hakikat, tüm varoluşun başlangıcı ve bütün mevcudatın özlerini (a'yân-ı sâbite) ve hakikatlerini barındırır².
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hakikati, ilâhî topluluk makamıyla tektir ve bu makam "Allah" isminin tecelli yeridir; zira onun üstünde sadece zât-ı ahadiyye bulunur¹. Bu durum, Hakîkat-i Muhammediyye'nin "zât, irâde, kavl" hükmünün faaliyete geçmesi için bir ayna görevi görmesiyle de ilişkilidir. Bu üç hakikatin faaliyete geçmesi için Hakîkat-i Muhammediyye'nin bunları kabul etmesi ve küllî eşyanın şeyiyetlerini ve "kün" emrini duyması gerekir⁴.
İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'i Hz. Peygamber'in rüyasında kendisine yazdırdığını belirtir ve eserin vahy-i ilhâmînin bir tezahürü olduğunu ifade eder. Bu bağlamda, nasıl ki peygamberlik Hz. Muhammed'in şerefli varlığıyla sona ermişse, Fusûsu'l-Hikem de tüm hikmetleri kapsayan 'Hikmet-i Ferdiyye' ile sona ermiştir³. Bu son fass, bütün hikmetleri kendinde toplayan bir mertebeyi temsil eder ve bu mertebenin kemali "Ferdiyet" olarak adlandırılır⁵. Bu, Hakîkat-i Muhammediyye'nin tüm hakikatleri cem eden eşsiz konumunu açıkça ortaya koyar.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Kelime-i Muhammediyye, s. 25“Cenâb-ı Şeyh (r.a.) Kelime-i Muhammediyye’nin “hikmet-i ferdiyye”ye mukārin bulunmasının sebebini îzâhen buyururlar ki: ( ) Efendimiz’in hikmeti ancak ferdiyyed”Oku
- 2Altı Peygamber, Cilt 6, s. 37
- 3Kelime-i Muhammediyye, s. 20“Şimdi peygamberlik, Efendimiz'in şerefli varlığıyla sona erdiği gibi, bu Fusûsu'l-Hikem de "hikmet-i ferdiyye" (tekliğin hikmeti) ile sona erdi. Ve aynı şekilde”Oku
- 4Kelime-i Muhammediyye, s. 74“Şimdi peygamberlik, Efendimiz'in şerefli varlığıyla sona erdiği gibi, bu Fusûsu'l-Hikem de "hikmet-i ferdiyye" (tekliğin hikmeti) ile sona erdi. Ve aynı şekilde”Oku
- 5Altı Peygamber, Cilt 6, s. 56
Dayandığı eserler
İlgili sorular
- Yûsufiyye Fassı'nın anahtar âyeti olan Yûsuf 4-100 nasıl okunur?
- Muhammediyye Fassı'nda esas olarak hangi mesele ele alınır?
- Zekeriyyâiyye Fassı'nın anahtar terim envanteri nedir?
- Üzeyriyye Fassı'nın anahtar âyeti olan Bakara 259 nasıl okunur?
- İsmâîliyye Fassı'nın 'Hikmet-i Aliyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.