İsmâîliyye Fassı'nın 'Hikmet-i Aliyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?
İsmâîliyye Fassı'nın "Hikmet-i Aliyye" adıyla anılmasının hikmeti, İsmail (a.s.)'ın "Aliyy" ismine mazhar kılınması ve Nebîmiz (s.a.v.) Efendimiz'in ruhaniyetini taşımasıdır. Bu durum, yüce hikmetin İsmail (a.s.) ile ilişkilendirilmesine sebep olmuştur¹. "Aliyy" isminin zâta ait bir isim olması sebebiyle, bu fassın hikmetinde ismin birliği (ahadiyyet) ve isimler ile sıfatlar itibarıyla külliyeti (tüm varlığı kuşatıcılığı) açıklanır. Ayrıca, "Aliyy" isminin İsmail (a.s.)'ın Rabb-i hâssı olması ve ondan razı olması gibi, ilâhî isimlerin de kendi mazharlarından razı bulunduğunu beyan etmesi, bu fassın "Hikmet-i Aliyye" olarak isimlendirilmesinin temelini oluşturur².
Detaylı cevap
Fusûsu'l-Hikem'in yirmi yedi fassından biri olan İsmâîliyye Fassı, "Hikmet-i Aliyye" yani yüce hikmet başlığını taşır. Bu isimlendirmenin temelinde, Cenâb-ı Hakk'ın İsmail (a.s.)'ı "Aliyy" ismine mazhar kılması yatar¹. İsmail (a.s.)'ın bu ismin tecelligâhı olması, onun şahsında yüce bir hikmetin açığa çıkmasına vesile olmuştur. Ayrıca, İsmail (a.s.)'ın tüm hakikatleri kendinde toplayan ve yüce zât sahibi olan Nebîmiz Efendimiz'in ruhaniyetini taşıması da "Hikmet-i Aliyye"nin bu fassa mukarin kılınmasının bir diğer sebebidir².
"Aliyy" ismi, Allah'ın zâta ait isimlerinden biridir. Bu sebeple, İbn Arabî bu fassın hikmetinde, "Aliyy" isminin zât itibarıyla birliğini (ahadiyyet) ve esmâ ve sıfatlar itibarıyla da külliyetini, yani tüm varlığı kuşatıcılığını açıklamaya başlamıştır². Bu durum, "Aliyy" isminin sadece İsmail (a.s.)'ın Rabb-i hâssı olup ondan razı olmasını değil, aynı zamanda mevcudattan her bir varlığı terbiye eden ilâhî isimlerin de kendi merbub ve mazharlarından razı bulunduğunu gösterir. Böylece, "Hikmet-i Aliyye" kavramı, ilâhî isimlerin varlık üzerindeki tecellilerini ve her varlığın kendi mertebesinde Hakk'ın bir ismine mazhar oluşunu ifade eden geniş bir anlam kazanır. Bu fass, hikmetin tasavvuftaki dört kademesinden özellikle ilmî ve zâtî hikmet mertebelerine işaret eder; eşyanın ardındaki gayeyi ve illeti bilme, Hak'ın hükmünü görme ve sâlikin Hak'ın "el-Hakîm" ismine ayna olma mertebesini vurgular.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye · s.7“بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ KELİME-İ İSMAİLİYYE’DE MÜNDEMİC “HİKMET-İ ALİYYE”NİN BEYANINDA OLAN FASTIR Hikmet-i Âliye’nin yani yüce hikmetin Kelime-i ”Oku
- 2Kelime-i İsmâiliyye · s.2“Yahut İsmail (a.s.) zât-ı câmianın (tüm hakikatleri kendinde toplayan zâtın) mazharı olan ve yüce zât sahibi bulunan Nebimiz Efendimiz'in ruhanî tesirlerini taş”Oku
İlgili sorular
- Muhammediyye Fassı'nda esas olarak hangi mesele ele alınır?
- Ya'kûbiyye Fassı'nın anahtar âyeti olan Yûsuf 84-87 nasıl okunur?
- Îseviyye Fassı'nda esas olarak hangi mesele ele alınır?
- Dâvûdiyye Fassı'nda peygamber Hz. Dâvûd'un hangi sahnesi merkezîdir?
- Nûhiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakîkat nedir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.