İçeriğe atla

Hullet (Dostluk) niçin İbrâhîmiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi5 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Hullet (dostluk), İbrâhîmiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır çünkü bu makâm Hz. İbrâhîm'in "Halîlullâh" (Allah'ın dostu) lakabıyla özdeşleşmiştir ve onun mânevî yolculuğu hulletin hakikatini açıklar. Hullet, Hak ile kul arasındaki muhabbetin en içli ve samimi hâli olup, dostluğun kalbin her gözeneğine nüfûz etmesidir. Hz. İbrâhîm'in yıldızı, ayı ve güneşi denedikten sonra "batanları sevmem" (En'âm 76) diyerek yüzünü gökleri ve yeri Hâlık'a çevirmesi, bu dostluk makâmının başlangıcıdır. Ardından oğlu İsmâîl'i kurban etmeye götürmesi ise hulletin kemâlini gösterir. Bu mertebede sâlik, kendinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk'ın fiilleri olduğunu idrak eder ki bu, fenâ-i ef'âl (fiillerin yok oluşu) olarak ifade edilen hulletin kemâlidir¹·².

Detaylı cevap

Hullet, tasavvufta Hak ile kul arasındaki en yakın muhabbet bağıdır; muhabbetten daha içli, ma'rifetten daha samimi bir dostluk hâlidir. Bu makâm, özellikle Hz. İbrâhîm ile ilişkilendirilir ve "Halîlullâh" (Allah'ın dostu) lakabının menşei Nisâ Sûresi'nin 125. ayetinde geçen "vettehazallâhu İbrâhîme halîlâ" (Allah İbrâhîm'i halîl edindi) ifadesidir. İbrâhîmiyye Fassı, hulletin bu özel konumunu ve Hz. İbrâhîm'in bu makâma nasıl ulaştığını tahkik eder.

Hz. İbrâhîm'in hullet makâmına erişimi, onun mânevî yolculuğuyla açıklanır. En'âm Sûresi'nin 76-79. ayetlerinde anlatıldığı üzere, Hz. İbrâhîm'in yıldızı, ayı ve güneşi denedikten sonra "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) diyerek yüzünü "gökleri ve yeri Hâlık'a çevirmesi", hullet makâmının başlangıcıdır. Bu, sâlikin Hak'tan gayrı her şeyden yüz çevirerek Hakk-ı Mutlak'a yönelmesidir. Hulletin kemâli ise, Sâffât Sûresi'nin 102. ayetinde geçen Hz. İsmâîl'i kurban etme hadisesiyle ortaya konur. Bu olay, kulun kendi iradesini ve en sevdiği varlığı dahi Hakk'ın iradesine teslim etmesinin bir tezahürüdür.

Bu mertebede sâlik, kendinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk'ın fiilleri olduğunu idrak eder¹·³·⁴·⁵·⁶·⁷. Bu idrak, "fenâ-i ef'âl" (fiillerin yok oluşu) olarak adlandırılır ve hulletin kemâlini ifade eder⁶·⁷. Yani, âfakta ve enfüste hiçbir şeyin faaliyeti olmadığı, bütün faaliyetlerin Hakk'a mahsus olduğu kesin olarak bilinir²·⁶·⁷. Bu durum, "Lâ fâile illâllah" (Allah'tan başka fâil yoktur) hakikatini yaşamak demektir². Hz. İbrâhîm'in "Mertebe-i İbrâhîmiyyet" olarak da anılan bu hullet elbisesi, onun dostluk makâmının ağırlığını ve derinliğini gösterir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 3) · s.27İşte bu yüzden burası dostluk, yani hullet mertebesidir. İbrâhim (a.s.) mın halil olması bu yüzdendir.Oku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 18 · s.49Bu birleşmenin ismine de Hullet diyorlar, dostluk diyorlar, işte İbrahim (as) ın “Halil” lakabı bu yüzdendir. Madde mertebesinde Esma-ı İlahiyeyi giyinmesi bakıOku
  3. 3Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.50İşte bu yüzden burası dostluk, yani hullet mertebesidir. İbrâhim (a.s.) mın halil olması bu yüzdendir.Oku
  4. 4Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye · s.365İşte bu yüzden burası dostluk, yani hullet mertebesidir. İbrâhim (a.s.) mın Halil olması bu yüzdendir. Kendinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk ’ın fiilleri Oku
  5. 5A'yân-ı Sâbite · s.492İşte bu yüzden burası dostluk, yani hullet mertebesidir. İbrâhim (a.s.) mın Halil olması bu yüzdendir. Kendinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk ’ın fiilleri Oku
  6. 6DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.167Burası dostluk yani hullet mertebesidir. Hz. İbrâhim’in halîl olması bu yüzdendir. Kendinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk’ın fiilleri olduğunu, dolayısıylaOku
  7. 7Aşk ve İrfân Yolunda · s.167Burası dostluk yani hullet mertebesidir. Hz. İbrâhim’in halîl olması bu yüzdendir. Kendinin ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk’ın fiilleri olduğunu, dolayısıylaOku
  8. 8Kelime-i Tevhîd · s.130Ya kendisindeki "hullet" (dostluk elbisesi) yani "Mertebe-i İbrahimiyyet" (İbrahim'e özgü dostluk mertebesi) ağırlığı yüzünden veya taşın yumuşaklığı yüzünden, Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.