İçeriğe atla

Hüvviyet'in önündeki başlıca engel nedir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Hüvviyet'in önündeki başlıca engel, tasavvufî idrakin sınırları ve Hakikat'in mutlak mahremiyetidir. Hüvviyet, Hakk'ın kendi zâtına ait olma vasfı, bütün taayyünlerin ötesindeki sırf "O"luk mertebesidir. Bu mutlak ve kayıtsız varlığın hakikatini anlamak mümkün değildir; zira o, "mutlak hüvviyet" ve bir bakıma "ism-i âzam"dır¹·²·³. Dolayısıyla, Hüvviyet'in önündeki engel, sâlikin kendi tahakkukundan haberli olması gibi daha ince hicâblar veya cehâlet, gaflet gibi bidâyet engellerinden ziyade, bu mertebenin idrak edilemez oluşudur. Bu durum, Hüvviyet'in tenzîh bahsinin yeri olduğunu ve bütün taayyünlerin ötesinde bulunduğunu gösterir.

Detaylı cevap

Hüvviyet, tasavvufî terminolojide "O"luk, zâtın kendine ait olma vasfı ve sırf zâta ait mahremiyet olarak tanımlanır. Bu kavram, İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesindeki "hüve" (O) zamirinin tasavvufî bir terim haline getirilmiş şeklidir ve Hakk'ın kendi zâtı mertebesinin adıdır. Kelime-i Tevhîd'in ilk ortaya çıkışına kaynaklık eden de bu Hüvviyet'in "hu"sudur¹·²·⁴.

Hüvviyet'in önündeki başlıca engel, onun idrak edilemez oluşudur. Kaynaklar, "Bu 'hu', 'Hüviyet-i Mutlaka/mutlak hüvviyet'tir. Bir bakıma 'ism-i âzam/en büyük isim' de budur. Bunun hakikatini anlamak mümkün değildir" ifadeleriyle bu durumu açıkça belirtir¹·²·³. Bu, Hüvviyet'in bütün taayyünlerin ötesinde, sıfatlardan ve isimlerden bağımsız sırf "O"luk vasfına sahip olmasından kaynaklanır. Ahadiyyet mertebesi dahi idrak edilemezken, Hüvviyet ahadiyyetten daha üstün bir mertebede yer alır ve hiçbir nispet kabul etmez.

Tasavvufî sülûkta karşılaşılan cehâlet, gaflet, ucb, riyâ gibi engeller sâlikin kendi nefsine dair mertebelerde ortaya çıkarken, Hüvviyet'in önündeki engel, Hakk'ın zâtının mutlak gayb oluşu ve beşer idrakinin bu mertebeye ulaşmasının imkânsızlığıdır. Bu durum, Hüvviyet'in tenzîh bahsinin yeri olduğunu ve bütün taayyünlerin ötesinde bulunduğunu vurgular. Dolayısıyla, Hüvviyet'in önündeki engel, sâlikin kendi tahakkukundan haberli olması gibi en ince hicâblardan bile öte, bu mertebenin mutlak mahremiyeti ve idrak edilemezliğidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Tevhîd · s.187"Kelime-i Tevhid"in ilk ortaya çıkmaya başlamasına yukarıda belirtilen Hüvviyet'in "hu"su kaynak oldu. (Görünen âlemde bilindiği gibi "hu" "o" demektir.) İşte bOku
  2. 2İnsân-ı Kâmil (Cilt 2) · s.139“Kelime-i Tevhid”in ilk zuhura çıkmaya başlamasına yukarıda belirtilen Hüvviyet’in “hu” su kaynak oldu. (Zahir alemde bilindiği gibi “hu/o) demektir. İşte bu ilOku
  3. 3Fâtiha Sûresi · s.68İşte bu ilk zuhura çıkış Hüvviyet’în “hu/o” su ile simgelendi. Bu “hu” “Hüviyeti Mutlaka/mutlak hüvviyettir” Bir bakıma “ismi azam/en büyük isim” de budur. BunuOku
  4. 4Fâtiha Sûresi · s.67“Kelime-i Tevhid”in ilk zuhura çıkmaya başlamasına yukarıda belirtilen Hüvviyet’in “hu” su kaynak oldu. (Zâhir âlemde bilindiği gibi “hu/o) demektir.)Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.