İçeriğe atla

İnsân-ı Kâmil (Cilt 4) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları4 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hak yolunda ilerleyen kişinin mânevî gelişimini sağlayan ve onu Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaştıran uygulamalardır. Bu dersler, niyet, fiil, hâl ve mârifet eksenlerinde işleyerek sâlikin kalbî ve amelî hayatında derin dönüşümler meydana getirir. Özellikle "feth-i karîb" (yakın fetih) olarak adlandırılan nefsin fethi, kişinin vehim ve hayalden kurtulup kendi gerçekliğini idrâk etmesiyle başlar. Bu süreç, bir mürşid-i kâmil rehberliğinde, esmâ-i ilâhiyye ve sıfât-ı sübûtiyyenin idrâkiyle ilerler ve sâlikin her mertebede yeni açılımlar (fetihler) yaşamasını sağlar. Bu dersler, sadece teorik bilgi edinmekle kalmayıp, aynı zamanda yaşantıya dökülerek sâlikin Hak ile doğrulanmasını ve irfâniyetinin artmasını temin eder.

Detaylı cevap

Sâlik için günlük irfânî dersler, onun mânevî yolculuğunda (seyr-i sülûk) ilerlemesini sağlayan temel uygulamalardır. Bu dersler, kişinin kendi nefsini tanıması ve Rabb'ini idrâk etmesi esasına dayanır. Kitapta belirtildiği üzere, "men arefe nefsehû fa-kad arefe rabbeh" (kim nefsini tanırsa Rabb'ini tanır) hadîsi, ârifliğin ve dolayısıyla irfânî derslerin ana menşeidir.

Feth-i Karîb ve Nefsin Fethi: İrfânî derslerin en başında "feth-i karîb" yani kişinin kendi nefsini fethetmesi gelir. Bu, kişinin vehim ve hayalden kurtularak beden mülkünü Hakîkat'e açmasıdır. Bu fetih, diğer fetihlere giden yolu açan ilk adımdır. Sâlik, bu fethi gerçekleştirmeden diğer mânevî mertebelere ulaşamaz.

Mertebî Seyr-i Sülûk: İrfânî dersler, sâlikin mertebe mertebe ilerlemesini gerektirir. Bu ilerleme, "urûc-yükseliş fethi" olarak adlandırılır ve gerçek bir Hakk yolcusunun, irfân ehlinin kontrolünde, ilâhî mertebeleri seyr-i sülûk ederek Mi'râc etmesidir. Her geçtiği ders ve dersin ifade ettiği mânâ ve saha kendisine "feth" olunur, yani açılır. Örneğin, İbrâhimiyyet mertebesinin fethi, İbrâhim aleyhisselâmın ayak izlerini takip etmekle; Museviyyet mertebesinin fethi, Hayber kalesinin fethiyle; İseviyyet mertebesinin fethi, Kûds-ü Şerif'in fethiyle ve Muhammediyyet mertebesinin fethi de Kâ'be-i Muazzama'nın fethiyle ilişkilendirilir. Bu fetihlerde Hz. Ali Efendimizin rolü büyük olarak zikredilir.

Esmâ-i İlâhiyye ve Sıfât-ı Sübûtiyye İdrâki: Ölüm yaşantısı üzerinden yapılan açıklamalarda, kişinin son nefesini verdiğinde yok olmadığı, başka bir âleme geçtiği belirtilir. Bu geçişte, kişinin sıfât-ı sübûtiyye (Hayat, İlim, İrade, Kudret, Kelâm, Semi, Basar) ve esmâ-i ilâhiyye ile olan ilişkisi vurgulanır. İrfânî dersler, bu sıfat ve isimlerin kişinin kendi vücud mülkünde şuur ve idrâklenmesini sağlar.

Sabır ve Zikir: Kehf Suresi 28. âyetinde geçen "Vasbir nefseke meallezîne yed'ûne rabbehum bil ğadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehû" (Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte sabret) ifadesi, sâlikin nefsiyle sabretmesini ve sabredenlerle birlikte olmasını öğütler. Bu, irfânî derslerin önemli bir parçasıdır; zira sabır, nefsin aşırılıklarından korunmak ve Hak'ın vechini talep etmek için gereklidir. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasında Allah'ı tesbih etmek de (Tûr Suresi 49. âyet) fenâfillâh makâmına ulaşmak için yapılan bir zikirdir.

Mürşid-i Kâmil Rehberliği: Fetihlerin devamı ve zâtî fetihler için Allah'ın yardımı ve kâmil bir ârifin nezareti şart koşulur. Bu, irfânî derslerin bir mürşid-i kâmil rehberliğinde alınması gerektiğini gösterir. Nusret Tura Efendi gibi mürşidler, sâlikleri gaflet uykusundan uyandıran ve onlara Hak yolunda nusret eden kimselerdir.

Namaz ve Kıble: Sâlikin tevhidî eğitim sürecinde yedi nefs mertebesi ve İbrâhimiyyet, tevhid-i ef'âl mertebesi boyunca kıblesi Kâ'be-i Muazzama'dır. Tevhid-i esmâ mertebesine gelindiğinde ise Museviyyet tenzih kaideleri üzerine eğitim sürdürülür ve kıble "kudsiyyet" olur. Bu, her mertebenin kendine özgü bir yönelimi ve idrâki olduğunu gösterir.

Tüm bu dersler, sâlikin "Gönül Mekke"sini fethetmesini ve Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşmasını amaçlar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1154. Lübb’ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca’dan çeviri): 5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler: “İngilizce, İspanyolca” 6. İslâm’da Mübarek Geceler, bOku
  2. 2Kaynak · s.5âyeti ile de, “size yakın bir fethi Allah’ın yardımıyla müjdeliyorum,” derken aynı konuya vurgu yapmıştır. Dilerseniz bu âyet üzerinde biraz duralım. Acaba müjdOku
  3. 3Kaynak · s.107bilindiği gibi, Mekke’nin fethi hususunda’dır ki; Fethin kemalidir. “Fethi karib” (yakın feth) bir bakıma kişinin kendi nefsini, gerçek kişiliğini bilip fethetmOku
  4. 4Kaynak · s.97hamdı ile hamdetmiş olmaktadır. ------------------- ---- 18 - Kehf Suresi - Ayet 28 18.28 وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذٖينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَاOku
  5. 5Kaynak · s.103gereğini yapmaya gayret ediyormuyuz? Eğer gereğini 106 yapmaya çalışıyor isek ne mutlu, yok eğer sadece okuyup geçiyor isek savap kazanıyoruz, perdelerimizi (feOku
  6. 6Kaynak · s.59ma’nâ da hayatını yaşamaya başlayan bir kişi bulüğ çağına eriştiğinde mükellef olur bu mükellefiyeti gereği islâmi görevlerini yerine getirmeye çalışır bunlardaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.