İçeriğe atla

İnsân-ı Kâmil (Cilt 5) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için günlük hayatındaki irfânî dersler, öncelikle kişinin kendi hakikatini ve Rabb'ini tanımasıyla başlar. Bu tanıma, nefsin emmâre hâlinden kurtulup asli asaletine ulaşması için bir zorunluluktur. İrfânî yolculuk, şeriatın zahirî hükümlerini tatbik etmekle birlikte, tarikat, hakikat ve mârifet mertebelerini idrak etmeyi gerektirir. Bu mertebeler, ilâhî hakikatlerin keşfi ve Kur'an'ın ayetlerinin hangi mertebeden geldiğini bilme yeteneğiyle derinleşir. Sâlik, bu dersler sayesinde Hak ile olan bağını güçlendirir, gafletten uzaklaşır ve ilâhî tecellîleri kabul etme kabiliyetini geliştirir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Abdülkerim Cîlî'nin "İnsân-ı Kâmil" kitabının şerhinde vurgulandığı üzere, kişinin kendini ve Rabb'ini tanımasıyla başlar. Kitap, "İnsân"ın "Hakk'ın zât-i zuhur mahalli ve âlemin göz bebeği" olduğunu belirtir, ancak ne yazık ki insanların bu kıymetini anlamamakta ısrar ettiğini ve nefsi emmâre içinde bir dünya yaşantısını tercih ederek ilâhî ve ebedî hayatlarını heba ettiklerini ifade eder. Bu durumdan kurtulup asli asaletine ulaşmak, ancak bu tür tevhid kitaplarında belirtilen kendi hakikatlerini anlamakla mümkün olacaktır.

Bu irfânî yolculuk, şeriat, tarikat, hakikat ve mârifet mertebelerini içerir.

  1. Şeriat Mertebesi: Sâlik, dinine şeriat mertebesiyle yaklaşır. Bu, namaz, oruç gibi farzları ve sünnetleri öğrenmek ve bellemekle olur. Şeriat, söz mertebesinde kalırsa, kişi sadece bilgi sahibi olur ancak ehl-i tarik olamaz.
  2. Tarikat Mertebesi: Şeriatın kavlî bilgilerini fiile dökmekle başlar. Namazını kılan, ibadetini yapan ve günlük fiillerini amel-i salih yönünde gerçekleştiren kişi, bilse de bilmese de tarikat mertebesindedir. Bu mertebe, fiillerin tatbikatıyla ilgilidir.
  3. Hakikat Mertebesi: Şeriat ve tarikat mertebelerinden alınan bilgilerin ve amellerin batınını, yani hakikatini idrak etmekle oluşur. Bu mertebede sırlar açığa çıkar ve kişi, ilâhî hakikatleri anlamaya başlar.
  4. Mârifet Mertebesi: Hakikat mertebesinde oluşan sırların neticesinde ortaya çıkan tavırlar, kişinin mârifeti olur. Mârifet sahibi kişi, karşısına gelen her türlü insana mertebesine göre tavır takınabilir ve ilmin özünü idrak eder. Bu mertebe, ilâhî keşif yoluyla da elde edilir.

Sâlik, bu mertebeleri aşarak Kur'an'ı dinlediğinde, ayetlerin hangi mertebeden ve mahalden geldiğini bilir. Bu, Kur'an'ın sadece zahirî anlamlarını değil, aynı zamanda ilâhî hakikatleri de idrak etmesini sağlar. Bu süreçte, "Allah kulun; Kulağıdır… gözüdür… elidir… dilidir..." gibi hadislerin manalarını idrak etmek, Hak'ın marifetini elde etmenin bir parçasıdır.

Gafletten korunmak ve ilâhî tecellîleri kabul etme kabiliyetini geliştirmek için, sâlikin bozuk itikadlardan ve ikilik anlayışından uzak durması gerekir. Zira ilâhî tecellîyi kabulden yana kabiliyetleri bozulmuş olanlar, Hak'ın birliğini anlayamazlar ve bu durum onları dalalete sürükler. İrfâniyet, bu tür yanlış anlayışlardan kurtulup gerçek ilâhî eğitimi almayı ve Rabb'i kazanmayı sağlar.</blockquote>

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.107hayalinden ürettiği ilimler, bilgiler değil. Doğrudan doğruya kaynağından aldığımız ilimlerdir diyor. Delik kulaklara asılan boncuklar değil… Bu, bize zâhir olaOku
  2. 2Kaynak · s.3aktarımı ve daha sonra da büyüklerimizin bu günlere kadar bizler dahil günümüz insanına kadar ulaşmasını sağlayan büyüklerimiz, İrfan ehline şukranlarımızı sunaOku
  3. 3Kaynak · s.1İNSÂN-I KÂMİL Abdülkerim Cîlî Abdülkadir Akçiçek tercümesi Cilt (1/ Kitap/7) (34/41) BÖLÜMLERİ. NECDET ARDIÇ TERZİ BABA ŞERHİ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUOku
  4. 4Kaynak · s.33tarikatı, yani onun yoludur yani bizim yolumuz olması lazımdır. Amel-i salih, ilmi Hakk'tan yani bilgisi Hakk'tan, tatbikatı kuldan olan şeyler, amel-i salihtirOku
  5. 5Kaynak · s.109Hakikatleri: (Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i): 8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri): 9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet: 10. KelOku
  6. 6Kaynak · s.67hükmü ikiliği gerektirmektedir diyor, şeriatta ikilik gereklidir. İşte bu ikilik içerisinde ayete baktıkları zaman ondaki birliği anlayamadılar diyor. Hakikat eOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.