İçeriğe atla

İrfan kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

İrfan, sâlikin Hakk yolculuğunda ulaştığı yüksek bir idrak ve mârifet hâlidir. Bu yolculukta kişi, önce nefs mertebelerini (Nefs-i Emmâre'den Sâfiye'ye kadar yedi tur) tamamlayarak içe dönük bir arınma ve kendini tanıma sürecinden geçer. Ardından dışa dönük olarak Hazarât-ı Hamse denilen beş hazret mertebesini (Ef'âl, Esmâ, Sıfat, Zât, İnsân-ı Kâmil) aşar. İrfan, bu mertebelerin yaşanarak ve Hakk'ın lütfuyla aşılarak kemâle erildiği, mutlak irfan mertebesinin başlangıcı olarak kabul edilir. İrfan, sâlikin ilâhî hakikatleri müşahede yoluyla idrak etmesi ve bu idrakle yaşamasıdır. Bu süreç, bireysel seyr-ü sülûkun en ileri aşamalarından biridir ve sâlikin Hakk'ın bütün mertebelerinin ahkâmını kendisinde toplamasıyla İnsân-ı Kâmil mertebesine ulaşmasını sağlar.

Detaylı cevap

İrfan, tasavvufî sülûkun en üst seviyelerinden biridir ve "İrfan Mektebi" olarak adlandırılan özel bir yolculukla elde edilir. Bu yolculuk iki ana kısımdan oluşur:

  1. Birinci Kısım: Yedi Nefs Mertebesi (Etvâr-ı Seb'a): Bu kısım, sâlikin enfüsî (içe dönük) çalışmalar yaparak kendi varlığındaki hakikatleri ve kendini tanımasını sağlar. Mertebeler sırasıyla şunlardır: Nefs-i Emmâre, Nefs-i Levvâme, Nefs-i Mülhime, Nefs-i Mutmeinne, Nefs-i Râdiyye, Nefs-i Merdiyye ve Nefs-i Sâfiye. Özellikle Nefs-i Mutmeinne mertebesi, "mutlak irfan"ın başlangıcı olarak kabul edilir. Bu mertebede sâlik, Rabb'ına vasıtasız olarak muhatap olur ve gerçek Rabb'ına yönelerek şirkten (ikilikten) kurtulmaya başlar. "İyi bilin ki kalpler ancak Allah'ın zikri ile mutmain olur" (Ra'd 13/28) âyeti bu hâli ifade eder.

  2. İkinci Kısım: Beş Hazret Mertebesi (Hazarât-ı Hamse): Bu kısım, sâlikin âfâkî (dışa dönük) çalışmalar yaparak dış âlemleri tanımasını sağlar. Mertebeler sırasıyla şunlardır: Tevhid-i Ef'âl, Tevhid-i Esmâ, Tevhid-i Sıfat, Tevhid-i Zât ve İnsân-ı Kâmil. Bu mertebeler, Hakk'ın lütfuyla aşılarak kemâle erilir. İrfan, bu mertebelerin tamamlanmasıyla sâlikin "İnsân-ı Kâmil" mertebesine ulaşmasıyla zirveye çıkar. İnsân-ı Kâmil, Hakk'ın bütün mertebelerinin ahkâmını kendisinde toplayan, zahiriyle halk, batınıyla Hakk olan ve âlemlere rahmet olan kişidir. Bu mertebede sâlik, Hakk'ta bâki (bekâ billâh) olduktan sonra tekrar kesret (çokluk) âlemine dönerek halka rehberlik eder.

İrfan, sadece ilmî bir bilgi değil, aynı zamanda müşahedeli bir hâl ve yaşantıdır. Bu yolculuk, "İlmel yakıyn, aynel yakıyn, hakk'el yakıyn" olmak üzere üç seyr ile derinleşir. Birinci seyr ef'âl âleminde, ikinci seyr esmâ âleminde, üçüncü seyr ise sıfat âleminde gerçekleşir. Bu seyrler, sâlikin ilâhî hakikatleri farklı veçhelerden idrak etmesini sağlar. İrfan, kişinin kendi varlığını Hakk'ın bir tecellisi olarak idrak etmesi ve bu idrakle yaşamasıdır. Bu, "ölmeden ölmek" olarak ifade edilen hâlin bir sonucudur ve sâlikin kendi izâfî varlığından geçerek Hakk'ın gerçek varlığını idrak etmesidir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: İRFAN MEKTEBİ: “HAKK YOLU” nun SEYR DEFTERİ, ve (ŞERHİ) SIRAT-I MÜSTAKİYM, ve SIRATULLAH: NECDET ARDIÇ (İKİNCİ BASKI) İRFAN SOFRASI: Necdet Oku
  2. 2Kaynak · s.13- 9 yerde; 1 – Halife. İsmi, lâkabı’dır. (Halifetullah) - 39 yerde 2 - Beşer. İsmi, tebşir edilen, zâtî tecelli ile müjdelenendir. - 25 yerde 3–Âdem. İsmi,HakikOku
  3. 3Kaynak · s.107bilir. Bu his, “cisimler âlemi” nde algılanan her bir şey “misâl” ve “hayâl” mertebesinde mevcûd olan lâtif bir varlığın sûretidir. Bunlar ise “misâl” ve “hayâlOku
  4. 4Kaynak · s.3feyz kapıları açsın. Yarabbi; bu kitaptan meydana gelecek manevi hasılayı, evvelâ acizane,Efendimiz Muhammed, Mustafaa (s.a.v.) min ruhuna, sonra merhum, Hâzmi Oku
  5. 5Kaynak · s.93lâfzendır. Ancak burada sondaki “ellâ” “İseviyyet” teki “ellâ” ya lâfzen benzemekle bera ber, mânen benzemez; çünkü “İseviyyet” teki “ellâ” nın “elif” i yok: buOku
  6. 6Kaynak · s.39duyar, veya o- kur, fakat bulunduğu mertebesi itibarile icabet etmeğe çalışır. Bu hâli çok iyi düşünmemiz gerekmektedir. Bir ömür boyu ibadet ehli olan kimse acOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.