İçeriğe atla

İsrâ 70 ayeti Terzibaba çizgisinde nasıl şerh edilir?

Ayet-TasavvufOrta düzey4 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

İsrâ 70. ayet, Terzibaba çizgisinde, Âdemoğlunun "kerîm kılınması"nı, insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfı ve Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde tecellî etmesiyle ilişkilendirerek şerh edilir. Bu kerâmet, insanın halîfe olma ehliyetine işaret eder ve insanın, Hak'ın zuhûruna ayna olan bir mahal olmasıyla tahakkuk eder. Terzibaba'ya göre halîfelik, sâlikin nefsinin hilâfetini Hak'a teslim etmesi ve Hak'tan başka kimse olmadığını ayân etmesiyle gerçekleşir.

Detaylı cevap

İsrâ 70'teki "biz Âdemoğlunu kerîm kıldık" ayeti, Terzibaba çizgisinde, Âdem'in tüm Esmâ'yı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olmasıyla açıklanır. Bu câmîlik, insanın halîfe olma vasfının temelini oluşturur. Halîfe, lugatte "ardından gelen, vekîl" anlamına gelir ve tasavvufta insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfının ismidir. Bu emanet, Esmâ-i İlâhiyye'nin yeryüzünde izhârına mahal olmaktır. İnsan, Esmâ'ya nisbeten bir ayna gibidir; kendi başına müstakil bir vücud iddia etmez, ancak mücellâ olduğu ölçüde aksedeni gösterir. Terzibaba, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem eserini şerh etmesiyle de bilinir¹. İbn Arabî'nin Âdemiyye Fassı'nda işlediği gibi, halîfelik Esmâ'nın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulmasıdır; Esmâ ancak sûret-i kâmilde toplandıkça hilâfet vasfı tahakkuk eder. Bu sûretin câmîliği insanı, ondaki câmîliğin tahkîki ise insân-ı kâmili getirir. Terzibaba, tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan önemli bir mürşiddir ve eserlerinde Kur'an ve sünnet çizgisinde, şeriatın zahirini ihmal etmeden tasavvufu işler². Bu bağlamda, İsrâ 70'teki kerâmet, insanın Hak'ın tecellîlerine mahal olma ehliyeti ve bu emaneti taşıma sorumluluğu olarak idrâk edilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Secde Sûresi · s.154Bugün İz-Terzibaba Uşşâki geleneğinden yetişen bir Pir olmasına karşın sadece Uşşâki yolunu yaşatmıyor. İbni Arabi nin Fusüs-ül Hikem eserini, Mevlana’nın MesneOku
  2. 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.349Her konuyu mutlaka bir âyet ve hadis ışığında işlemeye çalışır. Kur’ân ve sünnet çizgisinde, şeriatın zahirini ihmal etmeyen bir sûfî olması, şer’î hükümlere laOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.