İçeriğe atla

İstikāmet nedir?

Kavram TanımıTemel düzey22 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

İstikāmet, tasavvufta sâlikin doğru yolda dosdoğru durabilmesi, Hakk'ın emir ve yasaklarına tam bir teslimiyetle uyarak kendi iradesini O'nun iradesinde yok etmesidir. Bu, Kur'ân'da "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" (Hûd 11/112) ayetiyle temellendirilen ve "istikāmet kerâmetten hayırlıdır" düsturuyla yüceltilen bir hâldir¹. İstikāmet, insân-ı kâmilin hece harflerindeki elif gibi, doğruluktan başka bir şekil kabul etmeyerek diğer insanların önüne geçip imâm olmasına vesile olur; zira o, kendi beşerî özelliklerinden soyunmuş, nefsî ve cismî sıfatlardan arınmıştır². Bu hâl, sâlikin sırât-ı müstakîmden sapmadan yürümesini ve Hakk'ın kendi varlığının çizgisi olan bu yolda seyrini sürdürmesini sağlar.

Detaylı cevap

İstikāmet, lügatte "doğruluk" veya "dimdik durma, eğrilmeme" anlamına gelir¹·³. Tasavvufî ıstılahta ise sâlikin Hakk'ın çizdiği sırât-ı müstakîmden ne sağa ne sola sapmadan, sürekli olarak yürümesidir¹. Bu, Hakk'ın emrini ve nehyini kabul edip uygulamakta müstakim olmak demektir³.

İstikāmetin temelinde, insân-ı kâmilin kendi iradesini Hakk'ın iradesinde mahvetmesi yatar⁴. Bu hâl, hece harflerinin önünde yer alan elif gibi, insân-ı kâmilin doğruluktan başka bir şekil kabul etmeyerek diğer insanların önüne geçip imâm olmasına yol açar⁵. Zira elif, doğruluğun başka bir şekle girmemesi gibi, insân-ı kâmil de nefsî ve cismî sıfatlardan hiçbir şey kabul etmez, kendi beşerî sıfatlarından soyunmuştur².

Kur'ân-ı Kerîm'de "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" (Hûd 11/112) ve "Rabb'imiz Allah'tır deyip sonra dosdoğru olanlara melekler iner: 'Korkmayın ve üzülmeyin'" (Fussilet 41/30) ayetleri istikāmetin Kur'ânî temelini oluşturur¹·⁶. Tasavvuf büyükleri, "el-İstikāmetü hayrun mine'l-kerâmet" (İstikāmet kerâmetten hayırlıdır) sözüyle istikāmetin önemini vurgulamışlardır¹. Bu, sâlikin zahir ve bâtın sülûkunda istikāmet üzere olmasının gerekliliğini gösterir⁶. Nefs-i emmâre istikametinde kullanılan varlıktaki birimsel esmâ-i ilahiyyenin hakikatinin Hakk'a ait olduğunun idrak edilmesi ve bu istikamette yaşanması, sâlikin makamlar kazanmasına vesile olur⁷. Her bir isim, ifade ettiği manayı ve zuhurunu kendi istikametinde götürür; bu da onun sırât-ı müstakîmidir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1İstikāmet
  2. 2Mesnevî Cilt 10 · Beyit 4110 (s. 593)“İstikâmetten dolayı elif gibi öne gitti. O kendi özelliklerinden hiçbir şey tutmaz. “İstikâmet”, kelime anlamı “doğruluk”tur. Burada kastedilen, Hak’ın emrini v”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 10 · Beyit 4110 (s. 593)“İstikâmetten dolayı elif gibi öne gitti. O kendi özelliklerinden hiçbir şey tutmaz. “İstikâmet”, kelime anlamı “doğruluk”tur. Burada kastedilen, Hak’ın emrini v”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 10 · Beyit 4110 (s. 593)“İstikâmetten dolayı elif gibi öne gitti. O kendi özelliklerinden hiçbir şey tutmaz. “İstikâmet”, kelime anlamı “doğruluk”tur. Burada kastedilen, Hak’ın emrini v”Oku
  5. 5Mesnevî Cilt 10 · Beyit 4110 (s. 593)“İstikâmetten dolayı elif gibi öne gitti. O kendi özelliklerinden hiçbir şey tutmaz. “İstikâmet”, kelime anlamı “doğruluk”tur. Burada kastedilen, Hak’ın emrini v”Oku
  6. 6Tuhfetu'l-Uşşâkî, s. 23“SULÜKUNDA İSTİKAMET: Zahir ve batın sülükunda istikamet üzere olmalıdır. Esteizu billah: "Festakım kema ümirte ve men tabe meake" (Hud 11/112) Mealen: (Ey Muham”Oku
  7. 7Duhân Sûresi, s. 66“Kim ki nefsi emmare istikametinde kullandığı varlığında bulunan birimsel esmâ-i ilahiyyenin hakikatini hakkın olduğunu idrak eder ve bu istikamette yaşamını sür”Oku
  8. 8Kelime-i Îseviyye, Bölüm 146“Kendi istikametine göre götürdüğünden de onun sırat-ı müstakıymi de odur. Yani her bir isim ifade ettiği mana ne ise yani hangi özelliği ortaya çıkarıyorsa o öz”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.