İçeriğe atla

Kelime-i Sâlihiyye "Kelime-i Sâlihiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Sâlihiyye'nin merkez teması, mucize ile kerâmet arasındaki farkı ve kalbin tasavvufî tasarruflarını ele almaktır. Bu Fass'ın asıl dayanağı Sâlih (a.s.)'ın devesi (nâka) mucizesi ve bu mucizenin "fütûh" (açılış) kavramıyla olan ilişkisidir. Kitap, Sâlih (a.s.)'ın ism-i Fettâh'ın mazharı olması üzerinden, me'mûl olmayan bir şeyin zuhûru olan fütûhâtı ve bunun "îcâd" ile "ferdiyet" üzerine kurulu olduğunu açıklar. Ayrıca, her nebinin ve hatta her insanın kendine mahsus bir "merkûbu" (bineği) olduğunu, bunun da o kişinin ruhunun mazharı olduğu ism-i ilâhî ile ilgili olduğunu belirtir. Bu bağlamda, kevnin (varoluşun) ve helâkin "teslîs" (üçleme) üzerine kurulu olduğu vurgulanır.

Detaylı cevap

İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'inde her peygamber bir "kelime" olarak ele alınır ve onun nübüvvet hakîkatinde tezâhür eden mârifet sırrı "Fass" olarak sunulur. Kelime-i Sâlihiyye'de mündemiç olan Hikmet-i Fütûhiyye, Sâlih (a.s.)'ın şahsında tecellî eden ilâhî hikmeti ve onun açılımlarını inceler.

Sâlih (a.s.)'ın devesinin (nâka) dağdan beklenmedik bir şekilde zuhûru, "fütûh" kavramının temelini oluşturur. Fütûh, "feth"in çoğulu olup, me'mûl olmayan bir şeyden bir şeyin zuhûru anlamına gelir. Sâlih (a.s.), ism-i Fettâh'ın mazharıdır ve bu mazhariyet sayesinde Hak Teâlâ, nâkanın zuhûru için dağın yarılması mucizesiyle gayb kapısını "feth" etmiştir. Bu feth, hem iman edenlerin kalplerini açmış, hem de küfredenlerin küfrünü ortaya çıkarmıştır. Bu olaylar silsilesi, "fütûhât-ı selâse" olarak adlandırılır.

Kitap, "îcâd"ın ve onun "ferdiyet" üzerine mebnî oluşunun bu fütûhî hikmetle ilişkisini açıklar. Her nebinin, zamanının insan-ı kâmili olması hasebiyle, ism-i câmi' olan "Allah" isminin mazharı olduğu ve her ne kadar tüm esmâya mazhar olsa da, üzerinde gâlib olan bir ism-i hâs bulunduğu belirtilir. Bu gâlib ismin, o nebinin "merkebini" (bineğini) dahi şekillendirdiği ifade edilir. Sâlih (a.s.)'a ism-i Fettâh gâlib olduğu için, onun merkebi "fütûh" ile zuhûr etmiştir.

Bu "merkûb" meselesi sadece enbiyâya mahsus değildir; her insan için de bir "merkûb" vardır. Her insanın ruhu, Allah Teâlâ'nın kendisiyle o şahsı terbiye ettiği bir ismin mazharıdır. Ruhun bu isme olan nisbeti, onun Rabb-i hâssı olan gâlib ismidir ve kişinin seyri ile terakkîsi, o gâlib ismin hazînesindeki şeyin kuvveden fiile çıkarılması içindir.

Kelime-i Sâlihiyye, varoluşun (kevn) ve helâkin "teslîs" (üçleme) üzerine kurulu olduğunu da vurgular. Hak tarafından "zât", "irâde" ve "kavl"den ibaret olan üç şey ile, halk tarafından da buna mukabil "şey'iyet", "istimâ'" ve "emre imtisâl" keyfiyetlerinden ibaret olan üç şeyin bir araya gelmesiyle "tekvîn"in (var etmenin) aslı oluşur. Bu teslîs, Sâlih (a.s.) kavminin helâkinde de kendini göstermiştir; kavmin helâki üç gün tehir edilmiş ve bu üç günün sonunda yüzlerinin sararması, kızarması ve kararması gibi alametlerle helâkleri gerçekleşmiştir. Bu, "îcâd"ın teslîs üzerine kurulu olduğu gibi, "ihlâk"ın da teslîs üzerine mebnî olduğunu gösterir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1﷽ XI فَص ُّ حِكْمَة ٍ فُتُوحِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ صَالِحِيَّةٍ KELİME-İ SÂLİHİYYE’DE MÜNDEMİC HİKMET-İ FÜTÛHİYYE’NİN BEYÂNINDA OLAN FASTIR “Hikmet-i fütûhiyye”nOku
  2. 2Kaynak · s.23Hâkānî ne güzel buyurur. 11/17 Rubâî: سمارندست که دظهار ِ کمالی ز هستئ مادر عالم حکمت غرض ت ِ غَنِي ٌّ عَنْهَالَكِنَّك َ بِالذَّأشْيَاءالْأسْمَائُك َ تَقْتَضِي Oku
  3. 3Kaynak · s.29o sözü söylememiş olsa, o eser zâhir olmazdı. Saîd olanların beşeresinde te’sîr vukūa getiren kelâmٍ يُبَشِّــرُهُم ْ رَبُّهُــم ْ نبِرَحْمَــة ٍ مِنْــه ُ وَرِOku
  4. 4Kaynak · s.13emre imtisâlen vücûd-ı hâricî ile mütekevvin olur. Zîrâ abdde keyfiyyet-i kıyâm, nasıl ki bilkuvve sâbit ise, ilm-i ilâhîde sâbit olan “şey”de dahi, vücûd-ı hârOku
  5. 5Kaynak · s.37onun üzerinedir. Ve ilmin o ma’lûm hakkında bir gûnâ te’sîri ve sirâyeti yoktur. Ve a’yân-ı sâbite Hakk’ın niseb ve şuûn-ı zâtiyyesinin sûretleridir; ve Hakk’ınOku
  6. 6Kaynak · s.25dahi teslîs üzerine mebnî oldu. Binâenaleyh kevnin fesâdı demek olan kavminin ihlâki dahi teslîs üzerine vukū’a geldi ve Hak Teâlâ hazretlerinin sûre-i Hûd’dakiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.