Kelime-i Şuaybiyye "Kelime-i Şuaybiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?
Kelime-i Şuaybiyye'nin merkez teması, kalbin tasarrufları ve mucize ile kerâmet arasındaki farkı idrâk etmektir. Bu Fass, Hz. Şuayb'ın şahsında tecellî eden "hikmet-i kalbiyye"yi ele alır. Kalb, ilâhî adâletin mazharı, bedenin i'tidâlinin ve nefsin adâletinin sebebidir. Feyz kalbden yayılır ve sûret kalb ile bekā bulur. Bu Fass'ın asıl dayanağı, kalbin ilâhî hakîkatleri idrâk etme ve Hak Teâlâ'yı ihâta etme kabiliyetidir; nitekim hadîs-i kudsîde "Arzıma ve semâma sığmadım, fakat takî ve nakî olan mü'min kulumun kalbine sığdım" buyrulur. Bu, kalbin ilâhî rahmetten daha geniş olduğu ve Hakk'ı ihâta edebildiği hakîkatini vurgular.
Detaylı cevap
Kelime-i Şuaybiyye, Hz. Şuayb (a.s.) ile "hikmet-i kalbiyye" arasındaki derin münâsebeti inceler. "Kalb", ism-i Adl'in mazharı olarak bedenin i'tidâlini ve nefsin adâletini sağlar. Feyz, kalbden inbiâs ederek sûretin her tarafına yayılır ve sûretin bekāsını temin eder. Kalb, rûhânî ve nefsânî kuvvetlerin mecmaı olup, zâhir ile bâtın arasında bir berzahtır ve çok sayıda şuab ve netâyici barındırır. Bu yönüyle "Allah" ism-i câmiine muzâhîdir. Hz. Şuayb'ın "kesîrü'n-netâyic ve'l-evlâd" olması ve küllî ve cüz'î maânîleri müşâhede etmesi, onun makām-ı kalbîde olduğunu ve ahlâk-ı ilâhiyye ile mütehallık, "Allah" ism-i câmiinin mazharı bir insân-ı kâmil olduğunu gösterir. Medyen ehline adâletle ölçüp tartmayı emretmesi, onun kalbî sıfatlarının gâlibiyetinin bir tezâhürüdür.
Bu Fass'ta kalbin önemi, ârif-i billâh olan insân-ı kâmilin kalbinin ilâhî rahmetten daha geniş olduğu vurgusuyla pekiştirilir. Zira Hak Teâlâ, rahmetinin kendisini ihâta edemediği hâlde, ârifin kalbine sığar. Bu durum, hadîs-i kudsîde "Arzıma ve semâma sığmadım, fakat takî ve nakî olan mü'min kulumun kalbine sığdım" şeklinde ifâde edilir. Bu, kalbin ilâhî esmâ ve sıfatların hey'et-i mecmûasını câmi' olan "Allah" isminin mazharı olan insân-ı kâmilin kalbi olduğu takdirde, Hakk'ı ihâta edebileceği anlamına gelir. Gayr-ı ârifin kalbine "kalb" denilmesi ise mecâzîdir.
Fass, ayrıca vehim ve aklın tefrîkine de değinir. Akıl, şehvetin zıddıdır; vehim ise kalbdir. Hakîkî akıl, Kur'ân ve enbiyânın hâli gibi bir mihek ile ortaya çıkar. Muhakkikîn, eşyayı teemmül ve tefekkürle değil, Rablerinin nûruyla müşâhede ettiklerinden, hükümleri yakîn üzerinedir. İlkā-yı sem'in netîcesi şühûda çıktığından, ancak ehl-i şühûd olan enbiyâya taklîd edenler ilkā-yı sem' etmiş olurlar. Bu Fass, sâlike, kalbin ilâhî hakîkatleri idrâk etme ve ilâhî tecellîlere mazhar olma kabiliyetini anlaması ve kalbî tasarruflarını bu yönde geliştirmesi gerektiğini öğretir.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.1“﷽ XII فَص ُّ حِكْمَة ٍ قَلْبِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ شُعَيْبِيَّةٍ BU FASS KELİME-İ ŞUAYBİYYE’DE MÜNDEMİC OLAN HİKMET-İ KALBİYYE BEYÂNINDADIR “Hikmet-i kalbiyye”ni”Oku
- 2Kaynak · s.47“رگرعقل ر Tercüme: “Ey pehlivan! Akıl, şehvetin zıddıdır. Sen şehvet dokuyana akıl deme! Şehvet dilencisi olan kimseye vehim sâhibi de! Vehim, kalbdır; akılların”Oku
- 3Kaynak · s.49“beynlerindeki münâsebetten nâşî “hikmet-i kalbiyye”yi Kelime-i Şuaybiyye’ye tahsîs edip, burada i’tikādât-ı muhtelife şu’belerini beyân buyurdu. لعَاصِــي إذلوَ”Oku
- 4Kaynak · s.89“58; Ahmed b. Hanbel,Müsned, XII, s. 386. 370 Câmî,Nakdu’n-Nusûs, s. 204; Yâkub Han Kaşgarî,Tavzîhu’l-Beyân, s. 194. 371 Yâkub Han Kaşgarî,Tavzîhu’l-Beyân, s. 19”Oku
- 5Kaynak · s.87“zuhûr-ı icâbâtı için birer mazhardır. Onların vücûdu olmasaydı, âsâr-ı esmâ zâhir olmazdı.Mesnevî: تا نماند گنج ِ حكمتها نهانين خلق ِ جهانستظهاربهر ِ ظهار شوجوه”Oku
- 6Kaynak · s.43“tabîbin hazâkatine i’timâdım vardır. Ben onun ilmini onun kadar bilemem; o metbû’dur, ben tâbiim.” Binâenaleyh delîl-i aklî ile iştigāl beyhûde yorgunluktur. Ve”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.