İçeriğe atla

Kelime-i Süleymâniyye "Kelime-i Süleymâniyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları5 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Süleymâniyye'nin merkez teması, Hz. Süleyman'ın şahsında tecellî eden "Hikmet-i Rahmâniyye"dir. Bu hikmet, Hakk'ın Hz. Süleyman'a bahşettiği "mülk-i hâs" yani özel bir tasarrufî saltanat ile açıklanır. Kitabın asıl dayanağı, Hz. Süleyman'ın "Rabbim! Bana benden sonra hiç kimseye nasîb olmayan bir mülk hibe et" (Sâd 38/35) duasıdır. Bu dua, ilâhî tasarrufun bir kulda zuhûr etmesinin en kâmil örneklerinden birini teşkil eder. Kitap, Hz. Süleyman'ın rüzgârı, cinleri ve kuşların dilini emri altına alması gibi tasarruflarını, bu özel mülkün tezahürleri olarak ele alır. Bu tasarruflar, onun sadece zâhirî bir hükümdar olmaktan öte, ilâhî ma'rifetle mücehhez bir halîfetullah olduğunu gösterir.

Detaylı cevap

Kelime-i Süleymâniyye, Hz. Süleyman'ın nübüvvet hakîkatinde tezahür eden "Hikmet-i Rahmâniyye"yi merkeze alır. Bu hikmet, Hakk'ın rahmetinin zâtî ve sıfâtî olmak üzere dört temel üzere tecellî etmesiyle açıklanır. Rahmet-i âmme-i zâtiyye, Hakk'ın kendi zâtında kendi zâtına tecellîsiyle esmâsına ilmî vücûd vermesidir. Rahmet-i hâssa-i zâtiyye, Hakk'ın bazı kullarına muhabbetinden kaynaklanan ezelî inâyetidir ki, enbiyâda görülür. Rahmet-i âmme-i sıfâtiyye, ilmî vücûd bulan a'yân-ı sâbitenin kevniyye sûretleriyle zuhûrudur. Rahmet-i hâssa-i sıfâtiyye ise, ezelî inâyetin şehâdet âleminde zuhûru olup, sâlih kullara mahsustur. Hz. Süleyman, bu dört rahmetin tümüne birden mazhar olması sebebiyle, âlemde geniş bir hüküm ve tasarruf yetkisine sahip kılınmıştır.

Kitapta vurgulanan temel hakîkat, Hz. Süleyman'ın tasarrufunun, sıradan bir himmet veya kalb cem'iyyetiyle değil, mücerred "emr" ile gerçekleşmesidir. Diğer kâmil nefisler himmet ve kalb cem'iyyetiyle tasarruf ederken, Hz. Süleyman'ın tasarrufu doğrudan ilâhî emre dayanır. Bu durum, onun "benden sonra kimseye lâyık olmasın" duasıyla talep ettiği "mülk-i hâs"ın bir tezahürüdür. Bu mülk, sadece zâhirî saltanatı değil, aynı zamanda ilâhî ma'rifeti de kapsar. Zira bâtınî saltanat olan ilâhî ma'rifet olmasaydı, zâhirî saltanatı kâmil olmazdı.

Hz. Süleyman'ın Belkıs'a gönderdiği mektuptaki "Bismillâhi'r-rahmâni'r-rahîm" ifadesi ve Belkıs'ın "âlemlerin Rabbine teslim oldum" demesi, onun tasarrufunun ilâhî bir menşeden geldiğini ve insân-ı kâmil olarak ism-i câmi'in mazharı olduğunu gösterir. Bu, onun sadece bir peygamber değil, aynı zamanda ilâhî hilâfeti en kâmil mânâda temsil eden bir şahsiyet olduğunu ortaya koyar. Bu sebeple, onun tasarrufu, Hakk'ın rahmetinin küllî bir zuhûru olarak "Hikmet-i Rahmâniyye" ile ilişkilendirilir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1﷽ XVI نِيَّةٍنِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ سُلَيْمفَص ُّ حِكْمَة ٍ رَحْم َ BU FASS KELİME-İ SÜLEYMÂNİYYE’DE MÜNDEMİC OLAN HİKMET-İ RAHMÂNİYYE BEYÂNINDADIR Ma’lûm olsunOku
  2. 2Kaynak · s.87ُ كمــالنَتَــهُ، وليــسن َ ومَكَلَــة َ ســليمحلطريقــة ِ جَهِلُــوء ِ هــذهفــإن َّ أكثــر َ عُلَمَــ َ .زَعَمُو Ve eğer biz makām-ı Süleymânî’ye tamâmı üzereOku
  3. 3Kaynak · s.13Misâl:Bir şeftâli çekirdeğini diktiğimiz vakit ondan bir ağaç zâhir olur. Çekirdeğe nazaran bu ağaç zâhiriyet ve âhiriyet sıfatlarıyla mevsûf olur. Zîrâ evvelceOku
  4. 4Kaynak · s.71etmesi değil, belki bu teshîrin mücerred onun “emr”i ile olmasıdır. Böyle olunca Hak Teâlâ “Biz ona rüzgârı teshîr ettik, onun emri ile cereyân eder” (Sâd, 38/3Oku
  5. 5Kaynak · s.21zâhir olmuş ve kıyâmete kadar dahi yine öylece zâhir olacaktır. للَّتَيْــن ِ ذَكَرَهملرَّحْمَتَيْــن ِلتَّنْبِيــه َ علــىلــكلام َ ولمســألة ِ إلامــن هــذهَ Oku
  6. 6Kaynak · s.67etti. Hâlbuki bu kıyâsında iki vech ile hatâ etti. Zîrâ sehareلَمِيــن َلْعَبِــرَب ِّآمَنَّــ(A’râf, 7/121) Âlemlerin Rabbine îmân ettik. demek sûretiyle îmânlOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.