İçeriğe atla

Kelîmullâh kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Kelîmullâh kavramı, Fusûsu'l-Hikem'de doğrudan belirli bir Fass ile ilişkilendirilmemiştir. Ancak, Hz. Mûsâ'nın özel lakabı olan Kelîmullâh makâmı, tasavvufta Hak ile vasıtasız hitâbet ilişkisini remzeder ve nübüvvetin özel bir vechesi olarak ele alınır. Bu makâm, Hz. Mûsâ'nın "Yâ Rab, bana görün; sana nazar edeyim!" (A'râf, 7/143) duâsı ve "len terânî" (beni göremezsin) cevâbı ile klasikleşmiş bir metine sahiptir¹. Hz. Mûsâ'nın "kelimullah" vasfı, Hakk'ın sözünü zâtından duyması ve dolaysız olarak kutsal kitap almasıyla açıklanır²·³.

Detaylı cevap

Kelîmullâh, "Allah'ın kelâm söylediği" anlamına gelir ve Hz. Mûsâ'ya mahsus bir lakaptır. Kur'ân-ı Kerîm'de Nisâ Sûresi 164. ayetindeki "ve kellemallâhu mûsâ teklîmâ" (Allah Mûsâ ile gerçekten konuştu) ifadesi bu lakabın menşeidir. Tasavvufî anlayışta Kelîmullâh makâmı, sâlikin Hak ile vasıtasız hitâbet ilişkisinin bir remzi olup, nübüvvetin özel bir yönü ve vahy-i mübâşirin hususi bir hâlidir. Hz. Mûsâ'nın bu makâmı, A'râf Sûresi 143. ayetindeki "Rabbim, bana göster, sana bakayım" duâsı ve buna gelen "beni göremezsin" cevâbı ile tasavvufî metinlerde sıkça işlenir¹. Hz. Mûsâ'nın Kelîmullâh oluşu, doğrudan Hak'tan kitap alması ve O'nun kelâmını vasıtasız dinlemesiyle açıklanır²·³. Bu durum, insân-ı kâmilin tenzih mertebesinde aldığı isim olarak da zikredilir⁴. Klasik tasnifte peygamberlere verilen üç büyük makâmdan biri olan Kelâm makâmı, Hz. Mûsâ'da kemâle ermiştir. Bu makâmda, Allah'ın kelâmı, peygamberin kalbine doğrudan mânâ indirmesi şeklinde tezahür eder ve söz ile harf bu mânânın peygamber dilindeki yansımasıdır. Hz. Mûsâ'nın lakabı "Kelimullah" olup, kelimesi "Lâ mevcûde illallah" yani "var olan ancak Allah'tır" şeklindedir ve makâmı "Tenzih"tir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.3342Çünkü Kelîmullâh olan Hz. Mûsâ (a.s.) daima senin bu devrinin feyzinden isterdi; o feyiz de rü'yettir (Allah'ı görme). Bu sebeple, "Yâ Rab, bana görün; sana nazOku
  2. 2Vahiy ve Cebrâîl · s.189Bu yüzden gerçek mânâda Hakk’ın sözünü zâtından duyduğu için Mûsâ (a.s.) ın vasfı “kelimullah” olmuştur. Kûr’ân-ı Keriym Şu’ara sûresi 26/52. âyetindeOku
  3. 3Altı Peygamber (Cilt 4) · s.12Bu mertebede Mûsâ (a.s.) kelimullahtır ve bu yaşantı kendisinde ilk olarak vasıtasız kitap verilmiştir doğrudan Kitabını Hakk’tan almış Hakk’tan dinlemiştir. BuOku
  4. 4DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.238Mûsâ (a.s.) kelîmullahtır. Çünkü direkt olarak ilk kez o, kutsal kitap almıştır. Dolaysız olarak kitabını Hak’tan dinlemiştir. Bu vesile ile “Kelimullah”tır. 47Oku
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.350Lakabı: "Kelimullah"dır. Kelimesi: "Lâ mevcûde illallah"dır. Yani var olan ancak Allah'tır. Tevhid-i Esma Burası dokuzuncu (9.) mertebe Tevhid-i Esma’dır, TevhiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.