İçeriğe atla

Kerâmet hâli nasıl başlar, nasıl yerleşir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey26 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Kerâmet hâli, velîlerden zuhûr eden, peygamberlik iddiâsı taşımayan, âdetin yasalarını aşan olağanüstü hâllerdir ve genellikle nefs mertebelerinin aşılmasıyla, özellikle de Nefs-i Râdıye mertebesinde bir zevk olarak ortaya çıkar. Kerâmetin başlaması, sâlikin mânevî yolculuğunda belirli bir olgunluğa erişmesiyle, Hakk'a tam bir tevekkül, sabır ve rıza hâli içinde olmasıyla ilişkilidir. Yerleşmesi ise, bu hâllerin istikâmet üzere devam etmesi ve sâlikin kerâmet-i hissiyye yerine kerâmet-i ma'neviyyeye yönelmesiyle mümkündür; zira gerçek irfâniyyet, kişinin kendi hakîkatini ve eşyanın hakîkatini idrâk etmesiyle oluşan ilmi kerâmettedir¹. Tasavvuf büyükleri, kerâmet-i ma'neviyyenin, yani istikâmet üzere kalmanın, hissî kerâmetlerden daha üstün olduğunu belirtirler.

Detaylı cevap

Kerâmet, lugatte ikrâm, lütuf ve ihsân anlamına gelirken, tasavvufta velîlerden zuhûr eden, peygamberlik iddiâsı taşımayan, âdetin yasalarını aşan olağanüstü hâllere verilen isimdir. Bu hâlin başlaması, sâlikin nefs mertebelerinde ilerlemesiyle yakından ilişkilidir. Özellikle Nefs-i Râdıye mertebesinde, sâlikin başına gelen her hâle rıza göstermesi, büyük bir cehd içinde olması, tevekkül hâlinin gelişmesi ve Hakk'ın rızasını kazanamamaktan korkması gibi ahlâkî sıfatlar belirginleşir. Bu mertebede kerâmet sevgisi ve melekût keşfi bir zevk olarak ortaya çıkar²·³·⁴·⁵·⁶.

Kerâmetin yerleşmesi ve gerçek mahiyetine ulaşması ise, hissî kerâmetlerden (kerâmet-i kevniyye) ziyade, ma'nevî kerâmetlere (kerâmet-i ilmiyye) yönelmekle mümkündür. Kerâmet-i kevniyye, belli bir zaman içinde olup biten, maddî oluşumları içeren kerâmetlerdir ve tasavvufta pek itibar görmezler⁷. Zira bu tür kerâmetler sâliki kibre düşürebilir ve berzah mertebesiyle irtibatlı olduğundan avamın ilgisini çeker⁸. Asıl önemli olan ve daimî kalan kerâmet ise kerâmet-i ilmiyyedir. Bu, ilâhî ledünnî bilgi yönünden oluşan, söylenen sözler, sohbetler, yazılan yazılar ve kitaplar aracılığıyla tezahür eden kerâmettir⁷. Gerçek irfâniyyet, kişinin kendi hakîkatini ve eşyanın hakîkatini idrâk etmesiyle oluşan bu ilmi kerâmettir¹. Manevî kerâmetler, Hak ile sâlik arasında daimî olduğundan makbuldür ve ilim ile hikmet olarak kabul edilir⁹. Bu gizli kerâmetler, dış ve iç duyularla idrak edilemez ve tanımlanamaz¹⁰. Dolayısıyla, kerâmet hâlinin yerleşmesi, sâlikin mârifetullaha sahip olması ve istikâmet üzere kalmasıyla tahakkuk eder; harikulade hâller velînin vazifelerinden değildir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Bendeki Terzi Babam (Cilt 2), s. 21“Genelde insânlar (kerâmet) meraklısıdır’lar. İşte gerçek irfâniyyet, sûrî ve zâhiri (kerâmet) ile (olmaz) “istisnâları kaideyi bozmaz”. Gerçek “kerâmet,” (kerâm”Oku
  2. 2İrfan Mektebi ve Hakk Yolu, s. 39“Başına gelen her hâle rıza göstermeye çalışır. Büyük cehd içinde olur. Tevekkül hâli çok gelişmiştir. Hakk’ın rızasını kazanamamaktan kokar. Nefs-i Râdiyenin be”Oku
  3. 3Fecr Sûresi, s. 49“Başına gelen her hâle rıza göstermeye çalışır. Büyük cehd içinde olur. Tevekkül hâli çok gelişmiştir. Hakk’ın rızasını kazanamamaktan kokar. Nefs-i Râdiyenin be”Oku
  4. 4Bakara Dosyası, s. 383“Başına gelen her hâle rıza göstermeye çalışır. Büyük cehd içinde olur. Tevekkül hâli çok gelişmiştir. Hakk’ın rızasını kazanamamaktan kokar. Nefs-i Râdiyenin be”Oku
  5. 5Bakara Sûresi, s. 160“Başına gelen her hâle rıza göstermeye çalışır. Büyük cehd içinde olur. Tevekkül hâli çok gelişmiştir. Hakk’ın rızasını kazanamamaktan kokar. Nefs-i Râdiyenin be”Oku
  6. 6Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Tevekkül, sabır, teslim, rıza hâlidir. Tezekkür, tefekkür, korku, fiilidir. Keramet sevgisi, melekût keşfi ise zevkidir. Rengi: Sarıdır. Bu mertebeden halâs olu”Oku
  7. 7Terzi Baba (Cilt 1), s. 235“Kerameti Kevniyye Kerameti İlmiyye Kerameti Kevniyye : Belli bir zaman içinde olup biten, geçip giden kerametlerdir. Maddi olan oluşumları içerdiği için tasavvu”Oku
  8. 8Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi C.2, s. 171
  9. 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi C.9, s. 1313
  10. 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi C.9, s. 1311

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.