İçeriğe atla

Levlâke nasıl gerçekleşir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey25 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Levlâke, "sen olmasaydın, sen olmasaydın âlemleri halk etmezdim" anlamına gelen kudsî bir hadîs ifadesidir ve tasavvufta Hakîkat-i Muhammediyye doktrininin temelini oluşturur. Bu ifade, Allah'ın kâinatı Hz. Muhammed'in hakikati için halk ettiğini ve bu halkın, Allah'ın "gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim, bilinmek için halkı halk ettim" kudsî hadîsiyle açıklanan bilinme arzusunun en kâmil tecelligâhı olan Hz. Muhammed aracılığıyla gerçekleştiğini belirtir. Dolayısıyla Levlâke, kâinatın halk gâyesinin Hz. Muhammed'in hakikatinde zuhur etmesiyle gerçekleşir; bu durum, "Rahmeten li'l-âlemîn" (Enbiyâ 107) ve "kâbe kavseyni ev ednâ" (Necm 8-9) ayetleriyle de Kur'ânî bir mesned bulur.

Detaylı cevap

Levlâke ifadesi, "levlâke levlâke lemâ halaktü'l-eflâk" (sen olmasaydın, sen olmasaydın âlemleri halk etmezdim) şeklinde tam metniyle zikredilir¹. Bu kudsî hadîs, tasavvuf büyükleri tarafından mâ'nâsının sahîhliği Kur'ân'dan delillendirilerek kabul görmüştür. Özellikle Enbiyâ Sûresi'nin 107. ayetindeki "mâ erselnâke illâ rahmeten li'l-âlemîn" (seni âlemlere rahmet olarak gönderdik) ve Necm Sûresi'nin 8-9. ayetlerindeki "kâbe kavseyni ev ednâ" (iki yay arası veya daha yakın) ifadeleri, Levlâke'nin Kur'ân'daki karşılığı olarak gösterilir².

Levlâke'nin gerçekleşmesi, Hakîkat-i Muhammediyye doktrini çerçevesinde anlaşılır. Bu doktrine göre, Allah gizli bir hazine iken bilinmeyi arzulamış ve bu bilinme arzusunu gerçekleştirmek için önce insân-ı kâmil olan Hz. Muhammed'i, ardından da onun aracılığıyla kâinatı halk etmiştir. Yani, Hz. Muhammed'in hakikati, kâinatın halkından önce mevcuttur ve kâinatın varoluş sebebi odur³. "Hakk'ın habibi ilâh-i tecellisin"⁴ ifadesi de bu durumu pekiştirir. Bu hitap, Zât-ı Ahadiyye tarafından "Mim" harfiyle sembolize edilen Muhammediyye'ye yapılmıştır ve bütün âlemlerin bu "Mim"in ve "Hamd" hakikatinin oluşumu olan Hakîkat-i Muhammediyye ile ifade edildiği belirtilir³·⁵. Dolayısıyla Levlâke, Allah'ın kendi bilinme arzusunu, Hz. Muhammed'in hakikati üzerinden kâinatı halk etmesiyle fiiliyata geçirmesi şeklinde gerçekleşir. Bu, Allah'ın habibine verdiği ve beşer cinsinden kimseye nasip olmayan özel bir haktır⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Necdet Divanı, s. 86“Levlake levlak lema halektül eflak,”Oku
  2. 2Tüm Şiirlerim, s. 101“Levlake levlâk sırrıdır bu, Rahmeten lil âlemiyn sırrıdır bu,”Oku
  3. 3Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.), s. 12““Levlâke levlâk lemâ halâktül eflâk” yani “eğer sen olmasaydın, olmasaydın, bu âlemleri halk etmezdim.” Diyen Zât-ı Ahadiyye işte bu hitabını (13)’ ten (13)’ e ”Oku
  4. 4Tüm Şiirlerim, s. 181““Levlâke levlâk” dedi Hakk, bu hitâba çok iyi bak,”Oku
  5. 5Muhammed Sûresi, s. 7““Levlâke levlâk lemâ halâktül eflâk” yani “eğer sen olmasaydın, olmasaydın, bu âlemleri halk etmezdim.” Diyen Zât-ı Ahadiyye işte bu hitabını (13)’ ten (13)’ e ”Oku
  6. 6Muhammed Sûresi, s. 93“Bu Allah (cc.)’nin habibine verdiği bir haktır; beşer cinsinden hiçbir insana nasip olmamıştır; çünkü “levlake levlak” (eğer sen olmasaydın, olmasaydın) sancağı”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.