İçeriğe atla

Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için günlük hayattaki irfânî dersler, gönül kitabını okumak, masivadan arınmak, her şeyde Hakk'ın tecellîsini görmek ve aşkla yaşamak üzerine kuruludur. İnsan, kendi gönül kitabını okuyarak ve kâinatın her zerresindeki hikmeti idrâk ederek Hakk'ı tanıma yolunda ilerler. Bu yolculukta, nefsânî ihtiraslardan ve dünyevî bağlardan kurtulmak, aklın sınırlayıcı etkisinden sıyrılıp gönül gözüyle bakmak esastır. Ârif, her varlıkta Hakk'ın eserini gören, her olayı Hakk'ın tasarrufu olarak bilen ve bu idrâkle yaşamını sürdüren kimsedir. Bu dersler, sâlikin makâmât ve ahvâl yolculuğunda ilerlemesini, nihayetinde fenâfillâh makâmına ulaşarak hakîkî vuslatı tecrübe etmesini sağlar.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, "Mektuplarda Yolculuk" kitabında çeşitli mertebeler ve tatbîkatlar üzerinden açıklanır. Bu dersler, sâlikin mânevî yolculuğunda ilerlemesi için temel prensipleri ve amelî karşılıkları sunar.

1. Gönül Kitabını Okumak ve Masivadan Arınmak (Niyet ve Mârifet Ekseni): Kitap, "En büyük kitap insanın gönül kitabıdır" vecizesiyle başlar (Kaynak 1, 2). Bu, sâlikin öncelikle kendi iç dünyasını, nefsini tanıması gerektiğini vurgular. "El insan vel Kur'an tev'em" (İnsan ve Kur'an ikizdir) ifadesiyle, insanın kâinatın özeti ve Hakk'ın tecellîsi olduğu belirtilir. Gönül kitabını okuyamamanın sebebi ise "masiva denilen ve Haktan başka her şey olan madde âlemine iptilâlarla, ihtiraslarla bağlanmak"tır (Kaynak 1, 2). Sâlikin ilk dersi, kalbini bu dünyevî bağlardan, ihtiraslardan ve nefsânî arzulardan temizlemektir. Bu, niyet ekseninde kalbin Hakk'a yönelmesi ve mârifet ekseninde kendi hakîkatini idrâk etmesi anlamına gelir. "Temiz bir aynada parmak izi nasıl belli oluyorsa, nefesle üflenen hava nasıl buğu yapıyorsa saf olan gönül aynamızda da iptila ve ihtiras çamurları aynada aynalık bırakmaz" ifadesi, bu temizliğin önemini vurgular (Kaynak 1).

2. Kâinatı Hikmet Nazarıyla Okumak (Mârifet Ekseni): Sâlik, sadece kendi gönül kitabını değil, aynı zamanda kâinat kitabını da hikmet nazarıyla okumalıdır. "Kâinat kitabının bazı sahifelerini hoşumuza gitmediği için çıkarmak isteriz. O zaman da kitap bozulur, noksan kalır" (Kaynak 1, 2). Yılanı zehirli, kaplanı yırtıcı, biberi acı diye beğenmemek, bazı insanları câhil, meczup diye dışlamak, hikmet kitabını bozmaktır. Halbuki "her harfin, her kelimenin mânâsı vardır" (Kaynak 1). Bu ders, sâlikin her varlıkta ve her olayda Hakk'ın bir tecellîsini, bir hikmetini görmesini gerektirir. Bu, "nereye bakarsanız vechullahı görürsünüz" (Kaynak 2) sırrına vâkıf olmaktır.

3. Aklın Sınırlılığını Aşıp Gönül Gözüyle Görmek (Hâl ve Mârifet Ekseni): Kitap, aklın irfânî yolculuktaki sınırlılıklarına dikkat çeker. "Akıl gözün gördüğü şey üzerinde incelemeler yapar. Kendisine gelen her emre itiraz halindedir" (Kaynak 5). "Aşk ve irfaniyet âleminde akıl çamura batmış eşeğe benzer" (Kaynak 5). Sâlikin dersi, aklın ötesine geçerek gönül gözüyle görmeyi öğrenmektir. "Hakikati görmek için, dürbün gibi bir âlet değil, ufak bir mazgal deliği dahi kâfidir. Elverir ki görme kabiliyetimiz noksan olmasın" (Kaynak 1). Bu, hâl ekseninde kalbin Hakk'a açılması ve mârifet ekseninde hakîkî idrâke ulaşılmasıdır.

4. Aşk ile Yaşamak ve Vuslatı Aramak (Fiil ve Hâl Ekseni): Tasavvufî yolculuğun özü aşktır. "Mükevvenatı yaratan (halkeden) ve kuşatan aşk, kendisine has bir yayılışla boş yer bırakmamıştır" (Kaynak 1). Sâlikin günlük hayatındaki en önemli derslerden biri, her anını aşkla yaşamak ve Hak'la vuslatı aramaktır. "Aşıkların bedenden soyundukları dem maşukta bir idrakimizin hayalinden sayar. İşte vuslat" (Kaynak 4). Bu, fiil ekseninde Hakk'a yönelik amellerde bulunmak ve hâl ekseninde kalbin sürekli aşk ve muhabbetle dolu olmasıdır. "Bir nefescik ömrün bile kalsa yine aşkla alâkalı ol çünkü insanın değeri alâkalandığı şeyle ölçülür" (Kaynak 4).

5. Ölmeden Evvel Ölmek (Makâm ve Fiil Ekseni): "Ölmeden evvel ölünüz" (Kaynak 2) hadîsi, sâlikin nefsânî arzularından ve dünyevî bağlarından kurtularak mânevî bir diriliş yaşaması gerektiğini ifade eder. Bu, makâm ekseninde nefsini terbiye ederek fenâ makâmına ulaşma çabasıdır. "Tenini ruh ve nur yapan nefisler cesedi bırakıp sonsuz aleme uçmağa alışmışlardır. Onlar için ölüm yoktur ebedilik vardır" (Kaynak 4). Bu ders, fiil ekseninde nefsi terbiye edici amellerde bulunmayı ve dünyevî olan her şeyden el çekmeyi gerektirir.

6. İrfan ve Hikmetle Yaşamak (Makâm ve Mârifet Ekseni): Kâmil insanın hayattaki vazifesi "irfan ile, hikmete göre yaşamaktır" (Kaynak 5). Bu, sâlikin ulaştığı mârifet makâmının bir sonucudur. Ârif insan, "kökü topraktadır amma semaya doğru boy atar, zamanı gelince goncaları açar, güzel kokular da arşa kadar yükselir" (Kaynak 4) misali, hem dünyada hem de mânevî âlemde kemâle ermiş kişidir. Bu makâmda sâlik, "bütün yolların ortasını bulabilmişlerdir, orada dururlar, bütün yolların kendisinden başladığını, kendisinde bittiğini bilirler" (Kaynak 5).

Bu dersler, sâlikin günlük yaşamında sürekli bir tefekkür, zikir, nefs muhasebesi ve Hakk'a yöneliş içinde olmasını gerektirir. Her an, her olay ve her varlık, sâlik için bir irfânî ders ve Hakk'a ulaşma vesîlesidir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.31En büyük kitap insanın gönül kitabıdır. " El insan vel Kur'an tev'em" işte herkesin; bu gönül kitabını, hikmet sahifelerini okuyamamasına sebep, masiva denilen Oku
  2. 2Kaynak · s.29çıkmaz, çalınamaz. Yolunda bulunursan kirlenmez bile. Akıllı çiftçiler çorak ve kurak araziye tohum ekmezler. Sen de gönlünü taşlardan, vahşi otlardan temizlersOku
  3. 3Kaynak · s.243Efendi’nin zevce-i muhteremesi. 85. Zâhirî ibâdetlere çok fazla düşkün bir derviş grubunun günlük virdi imiş. 86. Bu mektup, şeyhinin Sabri bey’den artık emekliOku
  4. 4Kaynak · s.65şerbet iç, düşüncede hayalden kurtul. Tümden ayrılmış bir parçasın ne için aslını aramakta tembellik edersin. Ey düşünce! Bütün akıllarda bütün gönüllerde uçarsOku
  5. 5Kaynak · s.73ve nefsinden gelen hatıralarla daima menkul bir haldedir. Bizim yegâne vazifemiz, tecelliyi gözletecek ve bozacak şeylerden tasavvurlardan duygulardan düşünceleOku
  6. 6Kaynak · s.137Bu hal zikir esnasında coşarken, sallanırken, feryad ederken ruhunuzun biganeliğine, başka hedeflere teveccüh gösterdiğinize delâlet eder. Düz bir asfaltta otomOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.