İçeriğe atla

Mîzân'ı yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Mîzân'ı yaşamak için günlük amelî tertîb, sâlikin Hak ile halk arasındaki dengeyi kalbinde kurma ve sürdürme çabasıdır. Bu tertîb, mürşid kontrolünde gerçekleşen düzenli zikir ve ibadetlerle sağlanır. Özellikle günlük virdlerin okunması, Kur'an-ı Kerim'in meal ile birlikte tefekkür edilerek sesli okunması ve dikkat çeken ayetlerin not alınması bu tertîbin temelini oluşturur¹. Mîzânın tasavvuftaki bâtınî mertebesi olan kalbin denge hâli, bu tür düzenli amellerle tahakkuk eder ve sâlikin her hâlinde Hak'ın hükmü mîzânına çekilme idrâkini pekiştirir. Bu tertîb, aynı zamanda tasavvufî hâllerin yerleşmesi için gerekli olan tertîb-i sülûkun bir parçasıdır.

Detaylı cevap

Mîzânı yaşamak, tasavvufta sâlikin kalbinde Hak ile halk arasındaki dengeyi idrâk etmesi ve bu dengeyi sürdürmesidir. Bu idrâk ve sürdürme, belirli bir günlük amelî tertîb ile mümkün olur. Öncelikle, sâlikin bir mürşid-i kâmil kontrolünde olması ve seyr-i sülûkunu bu kontrol altında tatbik etmesi esastır²·³·⁴. Zira hakikat talibinin kendi fikriyle amel ve mücâhedesi ya haddinden fazla ya da eksik olabilir; bunu itidalli kılmak mürşidin tertibi ile mümkündür⁵. Mürşid, sâlike günlük muayyen zikirler ve dualardan oluşan bir vird verir (Vird). Bu virdlerin düzenli olarak okunması, mîzânın yerleşmesi için gerekli olan tertîb-i sülûkun önemli bir parçasıdır.

Günlük amelî tertîbin bir diğer önemli unsuru, Kur'an-ı Kerim'i meal ile birlikte tefekkür ederek sesli okumaktır. Sâlik, okuduğu ayetlerden dikkatini çekenleri not almalı ve hatmi bittiğinde mürşidine haber vermelidir¹. Bu uygulama, sâlikin kendi nefsini muhâsebeye çekmesi ve Haşr 18'deki emri yaşaması anlamına gelen ahlâkî mîzânın bir tezahürüdür. Ayrıca, günlük hayatta karşılaşılan hadiselerin içinde, fiziki olarak olmasa da ilmi ve şuursal olarak yaşanması gereken dinamikler mevcuttur; bu dinamikler nefis ile içsel olarak yaşanır⁶. Bu durum, sâlikin her amelinde ve her hâlinde kendisini Hak'ın hükmü mîzânına çekme idrâkini güçlendirir. Mîzânın vücudî mertebesi olan kâinatın denge üzerine kurulu olması (Rahmân 7-9), sâlikin günlük yaşamında bu dengeyi gözetmesini gerektirir. Bu tertîb, aynı zamanda tasavvufî hâllerin başlangıcı olan bârika ve lemeâtın, telvîn'den temkîn'e geçişle yerleşmesini sağlayan bir süreçtir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.282Eğer okuyorsanız devam ediniz , günlük böyle bir virdiniz yoksa her gün en az bir yaprak Kurân-ı Kerim mealiyle birlikte okuyunuz. Dikkatinizi çeken âyetlerin nOku
  2. 2Altı Peygamber (Cilt 3) · s.43Bize düşen ise bunları kendi bünyemizde olabildiğince yaşamak ve gerçek bir (Mürşid-i Kâmil) in kontrolunda seyr-i sülûğumuz da, tatbik etmek olmalıdır. “ve bizOku
  3. 3Enbiyâ Sûresi · s.138Bize düşen ise bunları kendi bünyemizde olabildiğince yaşamak ve gerçek bir (Mürşid-i Kâmil) in kontrolunda seyr-i sülûğumuz da, tatbik etmek olmalıdır. “ve bizOku
  4. 4Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2) · s.53Bize düşen ise bunları kendi bünyemizde olabildiğince yaşamak ve gerçek bir (Mürşid-i Kâmil) in kontrolunda seyr-i sülûğumuz da, tatbik etmek olmalıdır. “ve bizOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.13"Künd-şuden", kör ve atıl olmak, yani düşünüp amel ve mücadele etmekten dolayı hem kendisi aciz kaldı hem de çabasına atalet geldi. Halbuki bu gizli hazineden eOku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) · s.71Yani hadiselerin içinde yaşamak tabi bu gün bir fiil mümkün değil, çünkü o zaman şey kavimi olması lazım, genel olarak Musa (as) ın yaşadığı devirde aynen FiravOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.