İçeriğe atla

Mu'cize'yi yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey24 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Mu'cizeyi yaşamak için günlük amelî tertîb, sâlikin kendi fikriyle değil, mürşid-i kâmilin tertibiyle belirlenen düzenli zikir ve ibadetleri ihtiva eder. Bu tertîb, Hak'ın her şeyi bir düzen ve tertip üzere yarattığı hakikatinden¹ hareketle, sâlikin Hak ile halk arasındaki dengeyi (mîzân) korumasını sağlar. Mu'cize, tasavvufta dış dünyaya yönelik bir ispat aracı olmaktan ziyade, peygamberin mahalliyet-i ulûhiyetinin zorunlu bir tezahürüdür. Sâlikin günlük virdini düzenli okuması² ve bu tertibe uyması, Hakikat'in ta kendisiyle yaşama mertebesi olan Hakkel Yakin'e ulaşmasına vesile olur.

Detaylı cevap

Mu'cizeyi yaşamak, tasavvufta peygamberlerin nübüvvet iddialarını ispat eden harikulade olayların ötesinde, irfânî bir idrak ve yaşantı biçimidir. Bu idrak, sâlikin günlük hayatında belirli bir amelî tertîbe uymasıyla mümkün olur. Öncelikle, Hakikat talibinin kendi fikriyle yaptığı amel ve mücâhedeler ya haddinden fazla ya da eksik olacağından, onu itidalli kılmak için mürşid-i kâmilin tertibi esastır³. Bu tertîb, mürşid tarafından sâlike verilen düzenli okunan dua ve zikir listesi olan virdi içerir (Vird).

Günlük amelî tertîbin temelinde, her gün en az bir yaprak Kur'ân-ı Kerim'i meal ile birlikte sesli okumak ve dikkati çeken ayetleri not almak yer alır². Bu okuma, tefekkürü gözeterek yapılmalı ve hatim tamamlandığında mürşide haber verilmelidir. Bu düzenli okuma, sâlikin manen daha dayanıklı ve muhabbetli olmasına yardımcı olur⁴.

Mu'cizeyi yaşamak, aynı zamanda hadiselerin içinde ilmi ve şuursal olarak yaşamayı gerektirir. Fiziksel olarak geçmiş devirleri yaşamak mümkün olmasa da, o devirlerin dinamikleri nefsin içinde mevcuttur ve günlük işlerde yaşanır⁵. Bu durum, sâlikin kalbinin Hak ile halk arasındaki dengeyi (mîzân) korumasıyla ilişkilidir. Zira kâinatın kendisi de Hak'ın "el-Adl" isminin tecellisiyle bir denge üzere kurulmuştur. Bu tertîb ve düzen, Hak'ın kitabında hiçbir şeyin tertipsiz ve düzensiz yazılmadığı hakikatine uygun bir yaşantıdır¹. Bu sayede sâlik, Hakikat'in ta kendisiyle yaşama mertebesi olan Hakkel Yakin'e ulaşabilir (Hakkel Yakin).

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2702 (s. 195)“Lâzım idi ki, cümle umûr bu âlem-i süflîde tertib ve nesak üzere olmalıydı. Çünkü kitâb-ı Hudâ'da hiçbir şey tertibsiz ve bî-nesak yazılmamıştır.””Oku
  2. 2Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi, s. 282
  3. 3Mesnevî Cilt 12 · Beyit 464 (s. 8)““Künd-şuden”, kör ve muattal olmak, ya'ni düşünüp amel ve mücâhede etmekten dolayı hem kendisi âciz kaldı ve hem de sa'yine atâlet geldi. Halbuki bu gizli hazin”Oku
  4. 4İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler, s. 235“Ancak çalışırken de işsiz kalmışken de her perşembe akşamı ♫ derneğine gidince günlük hayatımda manen daha dayanıklı ve muhabbetli olduğumu gördüm. ------------”Oku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003), s. 71“Yani hadiselerin içinde yaşamak tabi bu gün bir fiil mümkün değil, çünkü o zaman şey kavimi olması lazım, genel olarak Musa (as) ın yaşadığı devirde aynen Firav”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.