Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefsini bilmek ve Hakk ile halkı bir arada yaşayarak, Hak'tan gelen her şeyi idrakle karşılamaktır. Bu dersler, kişinin kendi hakikatini idrak etmesiyle başlar ve tasavvuf yolunda ilerlemesini sağlar. İrfâniyet, sadece bilgi edinmekten öte, bu bilgiyi müşâhede ve idrakle yaşamak, böylece Hak ile hak olmak demektir. Bu süreçte sâlik, esmâ tecellilerini doğru anlamalı, beşerî duyguların ötesine geçerek ilâhî duygulara ulaşmalı ve her anını Hakk'ın vekili olma bilinciyle yaşamalıdır.
Detaylı cevap
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, çeşitli mertebeler ve tatbikatlar üzerinden ilerler.
Nefsi Bilme ve Hakk'a Yönelme: İrfâniyetin temelinde "kim nefsini tanırsa Rabb'ini tanır" hadîsi yatar. Sâlik, kendi içine dönerek hakikatini idrak etmeli, dış dünya meşguliyetlerinden sıyrılarak özünü keşfetmelidir. Bu, kişinin bu âlemdeki en büyük kazancıdır. İlk derslerde "Ya Allah" esmâsının çekilmesiyle başlayan yolculuk, son derste "Ya" nidasının kalkmasıyla ikiliğin ortadan kalktığı, sadece "Allah" lafzının kaldığı bir mertebeye ulaşır. Bu, kişinin bilgi yönüyle de olsa Hak ile Hak olması demektir.
Tarikat Mertebesinden İrfâniyete Geçiş: Kitapta tarikat mertebesinde kalmanın bir "oturma" hali olduğu, gerçek yolculuğun ise irfâniyetle başladığı vurgulanır. Tarikat, kestirme yol manasına gelse de, bu mertebede duygusal haller ve zikirlerle sınırlı kalmak, kişinin aklî ve idrakî gelişimini engeller. İrfâniyet, tefekkür, irade ve idrak ile elde edilir. Sâlik, duygusal beşerî hallerden sıyrılarak, ilâhî duyguların sükûnetine ulaşmalı ve tefekkürünü genişletmelidir. Bu, kişinin kendisini kazanması ve Rabb'ini bilmesi için elzemdir.
Esmâ Tecellilerini İdrak ve Yaşama: Sâlik, hayatındaki hadiselerin programlı olduğunu idrak etmeli ve "Ya Rabbi çekebileceğimiz kadar ver veya fazla verirsen ona dayanacak gücü de ver" duasıyla Hakk'a teslim olmalıdır. İsimlerden sıfatlara doğru geçtikçe, hayatın sıfat-ı sübûtiye ile kaim olduğunu anlar. Hayat, İlim, İrade, Kudret, Kelam, Semi, Basar gibi esmânın emanet olduğunu ve bunları nefsi istikametinde değil, Hakk'a dönme yolunda kullanması gerektiğini kavrar. Gelen ilâhî tecellilerin, yani varidat, zuhurat ve ilhamların, kişinin kendi hal ve idrakine göre şekillendiğini bilmeli ve bu tecellileri doğru yerde kullanmalıdır. Eğer sâlikte eksi bir hal varsa, gelen feyiz ve füyuzat-ı ilâhiye o hale bürünür. Bu yüzden sâlikin gönlü ve aklı temiz olmalı, Hakk'tan gelen her şeyi "Ni'mel Mevla ve ni'mel vekil" bilinciyle karşılamalıdır.
Hakk ile Halkı Birlikte Yaşama: İrfâniyet, sadece Hakk'a yönelmek değil, aynı zamanda halkı da ihmal etmeden, Hakk ile halkı birlikte yaşama sanatıdır. Sâlikin bir tarafı Hakk, bir tarafı halktır ve bu ikisini dengede tutmak esastır. Çoluk çocukla ilgilenmek, görevleri yerine getirmek halk tarafının hakkıdır. Ancak akıl, irade ve şuur ile Hakk halinde olmak da sâlikin irfânî sorumluluğudur. Bu denge, sâlikin hem dünya hayatındaki sorumluluklarını yerine getirmesini hem de manevî gelişimini sürdürmesini sağlar.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.25“tabi ki hepimiz Allah’ın kuluyuz, o saha ayrıdır. Bireysel manada hayatımızı sürdürebiliriz, her türlü ibadetimizi yaparız Cennet ehli de oluruz, ama Hakk ehli,”Oku
- 2Kaynak · s.159“bu şekilde ilahi okuyorsa o tarikat düzeyinde yaşayan orada kalan bir kimsedir veya guruptur. Bunun aşılması için bu duyguların da kontrol edilmesi lazım geliyo”Oku
- 3Kaynak · s.165“boş ceple boş kefen ile gideceksin. İşte bu şekilde tarikat düzeyinde çalışıyorken devamlı bu bir ömür boyu hep zikir, hep zikir, yapılıyorsa bu tarikat düzeyi ”Oku
- 4Kaynak · s.107“gelir, o ef’al mertebesi maddi manada olursa ef’al tecellisi olmaktadır. Ama ilmi manada bir tecelli olursa yani kişinin aklına gönlüne herhangi bir şey gelirse”Oku
- 5Kaynak · s.91“13 ü çıkarsanız, 43 ü çıkarsanız 43 bir sayı der. 43 Sayfaya gelmişim der tamam, işi bitmiş olur. Ama tevhid ehli bu hakikatleri idrak ettiğinde adeta onlarla s”Oku
- 6Kaynak · s.29“hadise değil, çok daha evvel başlayan bir süreç ile geliyor. İşte başımıza gelen o hadiseler o kadar programlı ki ama biz bunun farkında olamıyoruz. Böylece dua”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.