İçeriğe atla

Müşâhede kavramının sâlikteki işleyişi nedir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey4 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Müşâhede, tasavvufta sâlikin Hak'ı kalp gözüyle görmesi, O'nun esmâ ve sıfâtının doğrudan tezâhürlerine şâhid olması mertebesidir. Bu, mârifet ile fenâ arasındaki bir kademe olup, sâlikin artık "biliyor" değil, "görüyor" olduğu bir hâldir. Müşâhede, sâlikin mücâhede neticesinde elde ettiği bir meyve olup, ezelî inâyetin bir sonucudur ve sâlikin çabasıyla kulaktan gelen hayâl mertebesinden hak ve doğru olan müşâhede mertebesine geçişi sağlar¹. Müşâhede, aynî tecrübe ile tanıma olup, tasavvuf bilgisinin zirvesini temsil eder².

Detaylı cevap

Müşâhede, sülûkun ileri mertebelerinden olup, mârifetin somut tezâhürü ve fenânın eşiğidir. Bu mertebe, üç yakîn ile ilişkilidir ve özellikle 'ayne'l-yakîn' seviyesiyle bağlantılıdır. Sâlik, ilme'l-yakîn (bilgi seviyesindeki yakîn) aşamasını geçerek, kalp gözüyle Hak'ı gören ayne'l-yakîn mertebesine ulaşır. Müşâhedenin farklı türleri vardır: Müşâhede-i fiil ile sâlik, bütün fiillerin Hak'tan zuhûr ettiğini idrak eder ('lâ fâile illâllâh'); Müşâhede-i sıfât ile Hak'ın sıfatlarının kendisinde ve kâinatta tezâhürlerini görür; ve Müşâhede-i zât ile Hak'ın zâtının kendi mahalliyetinde tezâhürünü müşâhede eder ki bu, fenâ-yı zâta yakın en derin müşâhededir.

Müşâhede, mücâhedenin bir meyvesidir; "el-mücâhede teftah ebvâbe'l-müşâhede" (mücâhede müşâhedenin kapılarını açar) sözü bu ilişkiyi açıklar. Mücâhedesiz müşâhede sahibi olmak istemek, sâlikin yolda kalmasına sebep olabilir³. Sâlik, mücâhede ile nefsini terbiye ettikçe, Hak ona perdeleri kaldırır ve mükâşefe ile birlikte müşâhede hâsıl olur⁴. Müşâhede neticesinde sâlikin ümit ve tama' kuşu uçar ve zâil olur; çünkü müşâhede hâsıl olunca artık bu ümit ve tama' kalmaz⁵. Bu hâlde sâlik, Hak'ın varlığını isimler düzeyinde bâtında müşâhede etmişken, zahirde Sıfat mertebesinde müşâhede etmeye başlar ve her varlıkta Hak'ın bir sıfatını görüp her şeyi ona göre değerlendirir⁶·⁷. Mürşid-i kâmil, sâlikin ayn-ı sâbitesini ve hakîkatini müşâhede ederek ona rehberlik eder⁸. Ancak sâlik, müşâhede hâlinde amellerini kendisine değil Hakk'a nispet etme veya kulluk görevlerini ihmal etme gibi yanılgılara düşmekten sakınmalıdır⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1184Yani, ey sâlik, zâtın tecellîsi ve var oluşunun gerçekleşme anı, ezelî inâyetin bir sonucudur. Ancak bu inâyet çoğu zaman sâlikin çabasıyla belli olur. Bu yüzdeOku
  2. 2- Müşâhede
  3. 3Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.81Salik kendini öğrenirken bir yandan da eğitilir. Alınan bilgiler marifetullah olduğu için Saliki dönüştürür. Dünyevi ilimler gibi satıhta değil sadırda yerleşirOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1191Bu mesleğe sülük eden kişi, ahvâl-i âhiret, yani sonradan gerçekleşecek durumlar, dünyada iken sâlike münkeşif, yani açığa çıkar. Sâlik başlangıçta, hakikat sahOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.1489ve bu müşâhede neticesin- de sâlikin ümid ve tama' kuşu uçar ve zâil olur. ... Zirâ sâlik evvelâ müşâhede ümidini besler ve müşâhede tama'ında bulunur; vaktâki Oku
  6. 6Ankebût Sûresi · s.131Bu mertebeye ulaşıncaya kadar epey yükselme kaydeden sâlik; burada bir mertebe daha yükselir ve “Tenzih” ten “Teşbîh” e ulaşır. Daha evvelce HAKk’ın varlığını, Oku
  7. 7Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.167------------------------ İZAH: Ayetin tahhakkuk edeceği mertebe tevhid-i sıfattır. “ Bu mertebeye ulaşıncaya kadar epey yükselme kaydeden sâlik; burada bir mertOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.1077Ya'ni mürşid-i kâmil, sâlik-i müddeiye: Ey kendine kıymet takdir eden eşek, ile- riye gel! dedi; ve huzüruna gelince, ona tecelli-i kahri ile nazar etti ve onunOku
  9. 9Sâd Sûresi · s.178Bu şuurla sâlik, aslında hakikî hedefin amellerin çokluğunu biriktirmek değil, Hakk’ın mârifetine ermek ve O’nda fenâ bulmak olduğunu idrak eder. Çünkü amelleriOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.