İçeriğe atla

Nâsût hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey1 görüntülenme11 kaynak
Kısa cevap

Nâsût hâline ulaşmak için belirli bir nefs mertebesinin aşılması gerektiği bilgisi verilen kaynaklarda doğrudan belirtilmemektedir. Nâsût, tasavvufta vücud mertebelerinden biri olup, maddî/cismânî insan mahallini ve beşeriyet mertebesini ifade eder. Nefs mertebeleri ise sâlikin bireysel beşerî nefsini terbiye ederek kendini tanıması ve bulması halleridir¹·². Nâsût, ilâhî tecellîlerin bütününe açık olan bir mertebe iken, nefs mertebeleri sâlikin içsel arınma sürecini anlatır. Kaynaklarda nâsûtun aşılması gereken bir nefs mertebesi olarak değil, daha ziyade beşerî nefs ile ilişkilendirilen bir durum olarak ele alındığı görülmektedir.

Detaylı cevap

Nâsût, tasavvufî vücud mertebeleri sıralamasında en alt mertebe olarak yer alır ve "insânlık âlemi, beşeriyet mertebesi" anlamına gelir. Bu mertebe, "vücûd'u mutlak"ın her mertebede "vücûd'u mevcud" olarak zahir ismiyle zuhur edişinden ibarettir; burada bütün mevcudat elle tutulur, gözle görülür hâle gelmiştir³. Nâsût, "nâs" (insan) köküne "ût" ekinin getirilmesiyle oluşmuş bir mertebe ismidir ve "insanlık âlemini" ifade eder⁴·⁵·⁶·⁷.

Nefs mertebeleri ise, sâlikin seyr-ü sülûk yolunda "emmâre nefs"ten başlayarak yukarıya doğru aşarak bireysel beşerî nefsini terbiye etme ve enfüsî olarak kendini tanıma hâlleridir¹·². Bu mertebeler Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve Sâfiye/Kâmile şeklinde sıralanır.

Kaynaklarda, nâsûtun bir nefs mertebesi olarak aşılması gerektiğine dair doğrudan bir ifade bulunmamaktadır. Ancak, "beşerî nefsinden kurtulursan lâhut âlemine, gerçek âlemine varırsın"⁸ veya "Edersen sende terk nefs-i nâsût; Makâmındır Cenâbı kuds-i lâhût"⁹ gibi ifadeler, nâsût ile ilişkilendirilen "beşerî nefs"in terbiye edilmesi veya terk edilmesi gerektiğine işaret eder. Bu, nefs mertebelerinin aşılmasıyla gerçekleşen bir süreçtir. Özellikle "beşeriyetimizde olan nefis"in ortadan kalkmasıyla "İlâhî nefs"in kalacağı belirtilir¹⁰. Bu bağlamda, nâsût hâline ulaşmak için değil, nâsût ile ilişkilendirilen beşerî nefs ve onun olumsuz yönlerinden arınmak için nefs mertebelerinin aşılması gerektiği anlaşılmaktadır. Nâsût, ilâhîlik aynasında nakşedilmiş bir beşerî yön olarak da ifade edilir¹¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.26.” Bilindiği gibi “nefs” ismi verilen “Rabb’âni letafet” in (7) mertebesi vardır. ... Ve yine “nefs” isminin “İlâh-i letafet” olarak’ta mertebeleri vardır, bunlOku
  2. 2Namaz Sûreleri (Cilt 2) · s.142.” Bilindiği gibi “nefs” ismi verilen “Rabb’âni letafet” in (7) mertebesi vardır. ... Ve yine “nefs” isminin “İlâh-i letafet” olarak’ta mertebeleri vardır, bunlOku
  3. 3Enbiyâ Sûresi · s.263Nasût” “Vücûd’u mutlak” ın her mertebede, “vücûd’u mevcud” olarak zahir ismiyle zuhur edişinden ibarettir. Burada bütün mevcudat elle tutulur gözle görülür haleOku
  4. 4K1-66
  5. 5Kamer Sûresi · s.101Diğer ifade ile (  ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifadOku
  6. 6Altı Peygamber (Cilt 2) · s.7Diğer ifade ile (  ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifadOku
  7. 7Zâriyât Sûresi · s.129Diğer ifade ile (  ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifadOku
  8. 8Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.311Nasut âlemine mensup olan nefisten kurtulursan lâhut âlemin kutlu tapısına varır, girersin. Beşeri nefsinden kurtulursan lahut alemine, gerçek alemine varırsın.Oku
  9. 9Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.164Edersen sende terk nefs-i nâsût; Makâmındır Cenâbı kuds-i lâhût. Giren soyutlanmaya sanki melektir; O rûhullâh gibi cânı dördüncü felektir. Beşeri nefsinden kurOku
  10. 10Yûsuf Sûresi · s.27Hacca gidebilen, Mısıra gidebilen, baş şehire gidebilen, bizi gönül âlemimize ulaştıran… Kervana katılarak, “tek bir’e” ulaşmak, Mısır’a sûltan olmak, sonra da Oku
  11. 11Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6727Mademki benim nâsutum (beşerî yönüm) lâhutun (ilahi âlemin) sırdaşı oldu ve ben zâtî tecellî zevki ile tatlandım, benim hâlimi beşerî olan harf ve ses ile söyleOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.