İçeriğe atla

Necm 17-18 ayeti Muhammediyye Fassı'nda nasıl yorumlanır?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Necm Sûresi'nin 17. ve 18. âyetleri, tasavvufî tefsirlerde Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Mi'rac gecesindeki müşahedelerini ve bu müşahedelerin Hakîkat-i Muhammediyye ile olan derin bağını ifade eder. Özellikle "basar/göz meyletmedi/sapmadı/ayrılmadı ve haddi/sınırı aşmadı" (Necm 53/17) ve "Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü" (Necm 53/18) ifadeleri, Hz. Peygamber'in Mi'rac'ta ulaştığı kemâlât mertebesini ve kendi hakîkatini idrâk edişini vurgular. Bu âyetler, Hakîkat-i Muhammediyye'nin en yüksek tezahürü olarak kabul edilen Mertebe-i Muhammediyye'nin ve Nûr-u Muhammedî'nin keşfini işaret eder.

Detaylı cevap

Necm Sûresi'nin 17. âyeti, "Peygamberin gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı"¹ şeklinde açıklanır. Bu ifade, Hz. Peygamber'in Mi'rac gecesi gördüğü olağanüstü hâdiseler karşısında şaşırmadığını ve bunları anlatırken belirli bir sistem içinde izah edip sınırı aşmadığını belirtir¹. Bu durum, sâlikin mükâşefe hâlinde sûretleri müşâhede etmesi gibi bir durumdan öte, Hakîkat-i Muhammediyye'nin idrâkidir.

  1. âyet olan "lekad rea min ayati rabbihil kübra" (Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü)¹, tasavvufî yorumda "büyük âyet"in ne olduğu sorusuna odaklanır. Tefsirler bu büyük âyeti farklı şekillerde açıklasa da, tasavvufî bakış açısına göre bu, Hz. Peygamber'in kendi hakîkatini, yani Hakîkat-i Muhammediyye'yi o gece en geniş şekilde idrâk etmesiyle yaşamasıdır². Bu idrâk, Cenâb-ı Hakk'ın varlığını bir işaretle bildirmesi olarak da yorumlanır³.

Bu âyetler, Hz. Peygamber'in kendi varlığının hakîkatinin Hakk'ın hakîkati olduğunu en geniş mânâda anlaması olarak kabul edilir ki, bundan daha büyük bir âyet yoktur⁴. İsrâ Sûresi'nin 1. âyeti ile Necm Sûresi'nin ilk 18 âyetinin toplamı (1+18=19) ise, tasavvufî bir şifreleme olarak "on sekiz bin âlemin ifadesi"⁵ ve Hakîkat-i Muhammediyye'nin bir yönü olarak yorumlanır⁶. Bu sayılar, rastlantı değil, derin mânâlar taşıyan işaretlerdir⁷·⁸·⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mübârek Geceler · s.75(17) meyletmedi/sapmadı/ayrılmadı basar/basir/göz ve taga/haddi/sınırı, aşmadı, “ Pey­gamberin gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı” Yani o gece gördüğü olağan üstü haOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.70Ayetel kübra hani o gece miracta, necm suresinin 18.ayetine kadar bildirilen, isra suresinde 1. necm suresinin 18 ayetinde bildirilen o Mi’rac hakikatinde cenabOku
  3. 3Mübârek Geceler · s.76(Necm Suresi 53/18)  lekad rea min ayati rabbihil kübra (18) (18) lekad/gerçekten/andolsun rabbihi/onun/kendisOku
  4. 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.282(Necm Suresi 53/18) lekad rea min ayati rabbihil kübra (18) (18) “ And olsun ki o Rabb inin ayetlerinden en büyüğünü gördü.” Bura­da büyük ayetten maksat, ayet Oku
  5. 5Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.271İsra Suresinde Mi’racın hakikatinin başlangıcı 1.inci ayetinde, yine İsra Suresinden 1.ayet ve Necm Suresinden 18 ayet bu ha­diseden bahs ediyor, ikisini topladOku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.72Kûr'ânda hem sûremiz var, 80 Tûr ile kamer arası. 81 Âyetinden hissemiz var, Kab-u kavseyn ev edna, Gönlümüze hepsi uyar, Sıfır ile 19 arası. Yani 18 ayet mi’raOku
  7. 7Necm (Yıldız) Sûresi · s.37İsra Sûresinde Mi’racın hakikatinin başlangıcı 1. âyetinde , yine İsra Sûresinden 1. âyet ve Necm Sûresinden 18 âyet bu ha­diseden bahsetmektedir; Bunların ikisOku
  8. 8Terzi Baba (Cilt 1) · s.282İsra Sûresinde Mi’racın hakikatinin başlangıcı 1. âyetinde , yine İsra Sûresinden 1. âyet ve Necm Sûresinden 18 âyet bu ha­diseden bahsetmektedir; Bunların ikisOku
  9. 9Mübârek Geceler · s.64İsra Suresinde Mi’racın hakikatinin başlangıcı 1.inci ayetinde, yine İsra Suresinden 1.ayet ve Necm Suresinden 18 ayet bu ha­diseden bahs ediyor, ikisini topladOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.