İçeriğe atla

Necm 8-9 ayetindeki Kâb-ı Kavseyn kavramı tasavvufta neye işaret eder?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Kâb-ı Kavseyn, Necm Sûresi'nin 9. ayetinde geçen "fe-kâne kâbe kavseyni ev ednâ" (iki yay arası kadar veya daha yakın oldu) ifadesinden türeyen, Hz. Peygamber'in Mi'rac'ta Hakk'a ulaştığı en yüksek yakınlık mertebesini ifade eden tasavvufî bir kavramdır. Bu mertebe, tasavvufun en yüksek vâsıllık makâmı olarak kabul edilir ve Hak ile Hz. Peygamber arasındaki mesafesizliği, tarif edilemez bir yakınlığı beyan eder. Klasik tasavvufî yorumda "iki yay", vücud-ı vâcib (Hakk'ın zorunlu varlığı) ile vücud-ı mümkin (yaratılmış varlık) arasındaki kavşak noktayı, yani Hz. Peygamber'in bu iki varlık mertebesinin tam ortasında yer alan makamını simgeler. "Ev ednâ" ifadesi ise bu yakınlığın "iki yay arası" ölçüsünden bile daha öte, mesafesiz bir hal olduğunu vurgular.

Detaylı cevap

Kâb-ı Kavseyn, Hz. Peygamber'in Mi'rac yolculuğunda ulaştığı kurb-ı ilâhî mertebesinin zirvesidir¹. Bu mertebe, sâlikler için bir ideal olmakla birlikte, esasen Hz. Peygamber'e mahsus bir makamdır. "İki yay"ın tasavvufî sırrı, bir yayın Hakk'ın zorunlu varlığını (vücud-ı vâcib), diğer yayın ise yaratılmış varlığı (vücud-ı mümkin) temsil etmesidir. Hz. Peygamber'in makamı, bu iki varlık mertebesinin tam ortasında, bir kavşak noktası olarak idrak edilir²·³. Bu durum, varlık mertebelerinin izahında "Kavs-i vücub" ve "Kavs-i imkân" olarak da açıklanır³. "Ev ednâ" yani "veya daha yakın" ifadesi, Kur'ân'da ani bir tashih olarak görülür; bu, Hak ile Hz. Peygamber arasındaki yakınlığın "iki yay arası" ölçüsünün bile ötesinde, mesafesiz bir hal olduğunu gösterir. Bu mertebede Hz. Peygamber, "gözü kaymadı, görmediği şeyi nakl etmedi" (Necm 11) ayetinde belirtildiği gibi, gerçek ve doğrudan bir müşâhede yaşamıştır. Bazı yorumlarda Kâb-ı Kavseyn, insanın aynası olan yüzündeki iki kaşın (kavseyn) arası (kâb) olarak da sembolize edilir; burada iki ayrı gözün tek görüşe sahip olması, bu yakınlığın bir işareti olarak sunulur⁴·⁵. Bu hakikatlerin günümüzde de yaşanabileceği ve tâliplere yaşatılabileceği ifade edilmiştir⁶. Kâb-ı Kavseyn, aynı zamanda "İnsân-ı Kâmil"in rumuzu ve Nur-u Muhammedi'nin her mertebeyi kapsayan bir dairesi olarak da ele alınır⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kâb-ı Kavseyn
  2. 2K1-184
  3. 3Tesbih ve Zikir · s.118Sonra Cem-ül Cem (toplulukların topluluğu mertebesinde) müşahadesinde VAHİD, EHAD, SAMED, 172 ALLAH Esmâ-i şerifleriyle devran edilip KAVS 'in () tecellisinde, Oku
  4. 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.286Tarikat mertebesi itibari ile; “ne var alemde o var Ademde” ki söze bakarak “kâb-ı kavseyn” i kendimizde arayalım. İnsanın aynası olan yüzü ve orada bulunan alnOku
  5. 5Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6) · s.369--------- Varidat 1564) 16/3/2010 Ahfâ sırrımca Kabe kavseyn ev ednâ = Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı bana bildirildi. 8.ci defa. Oku
  6. 6Bendeki Terzi Babam (Cilt 1) · s.54(8∞) Bunun ne ifâde etmekte olduğuna bakmaya çalışalım. “Sekiz” Tevhid-i Ef’âl ve 8 cennettir. Namazın kıyam hâlinden, Îsr yürüyüşü 79 ile “Esrâ mi’rac” hakîkatOku
  7. 7Bendeki Terzi Babam (Cilt 1) · s.107“Nun ve kalem ve ehli kalemin satra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için” 146 (المتين - الولي - الحميد) “El-Metin, El-Veli, El- Hamid” bunların sayısal değerlerOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.