Nefes-i Rahmânî nasıl gerçekleşir?
Nefes-i Rahmânî, Hakk'ın kâinatı halk etme ve sürekli yenileme eylemini ifade eden tasavvufî bir kavramdır. Cenâb-ı Hakk'ın kemâlâtını müşâhede zevkiyle bilmeye muhabbet etmesi neticesinde, zuhur arzusunun ateşiyle sonsuz fezaya gönderdiği ilâhî soluktur¹. Bu nefes, âlemlerin ilk maddesi olup² sürekli akış hâlindedir; ezelde bir defa "Huu" deyip kesilen bir eylem değil, her an âlemlere yeni hayat veren kesintisiz bir tecellîdir³. Nefes-i Rahmânî, ilâhî isimlerin kendilerinde potansiyel olarak bulunan hükümlerini ve eserlerini oluş âlemindeki mazharlarda var etmesi şeklinde gerçekleşir ki buna "feyz-i mukaddes" denir⁴. Bu nefes, ilâhî isimler arasındaki zıtlıkları (tekābül) ortaya çıkarır ve her şeye hayat verir⁵.
Detaylı cevap
Nefes-i Rahmânî, tasavvuf mâverâsının en derin terimlerinden biri olup, Hakk'ın kâinatı nefes-vâri olarak halk etmesini ve sürekli yenilemesini ifade eder. Bu ilâhî nefes, Zat-ı Ulûhiyyet'in kemâlâtını müşâhede zevkiyle bilmeye muhabbet etmesi ve zuhur arzusunun ateşiyle sonsuz fezaya gönderilmesiyle gerçekleşir¹. Bu nefes, teneffüs anında latifleşerek ışıklı duman hâline gelir ve âlemlerin ilk maddesi olur².
Nefes-i Rahmânî'nin gerçekleşme biçimi, sürekli bir akış ve yenilenme hâlindedir. İbn Arabî'nin tasavvuruna göre, Hak Teâlâ kâinatı bir kez halk edip bırakmamış, sürekli nefes vererek kâinatı yenilemektedir. Bu durum, "fî külli yevmin hüve fî şe'n" (her gün yeni bir tasarrufta) ayetinin somut tezâhürüdür. Hak nefes aldığında kâinat fenâ olur (yokluk anı), nefes verdiğinde ise yeniden zuhur eder (vücud anı); bu fenâ-vücud ritmi her an gerçekleşir.
Bu nefes, ilâhî isimlerin kendilerinde potansiyel olarak bulunan hükümlerini ve eserlerini oluş âlemindeki mazharlarda var etmesi şeklinde tezahür eder ve buna "feyz-i mukaddes" denir⁴. Nefes-i Rahmânî, esmâ-i ilâhiyyenin tamamını gerektirir ve "Mu‘tî–Mâni‘, Hâdî–Mudill, Rahîm–Müntekim, Nâfi‘–Dârr" gibi mütekābil (karşılıklı, zıt) isimlerin fıtratta tezahür etmesini sağlar⁵. Nefes-i Rahmânî nereye sirayet ederse oraya hayat verir ve bu hayat kendinden başkasına nefh edildiğinde de oraya hayat verir⁶. Bu nefes, ilâhî isimlerin kendi eserlerinin ortaya çıkmamasından ve zâtta hapsolmalarından dolayı yaşadıkları sıkıntı ve ızdırabı giderir⁷. Kişinin kendisinde bulunan Rahmânî hakikatleri idrak ederek hakikat-i Muhammediyye'ye erişmesi ve onları yaşatmaya başlaması da Nefes-i Rahmânî'nin kişide zuhurları meydana getirmesiyle mümkündür⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Er-Rahmân, s. 12““Zat-ı Ulûhiyyet” kemalatını şuhud zevki ile bilmeye muhabbet ettiğinde, muhiyt olduğu sonsuz fezaya zuhur arzusunun ateşiyle “Nefes-i Rahmani” sini gönderdi. B”Oku
- 2Kelime-i Âdemiyye, s. 602“Nefes-i Rahmânî de hîn-i tenfîste böylece latîf olup tedrîcen duhân-ı ziyâdâr hâline gelir ve avâlimin mâdde-i ûlâsı olur. Nitekim Hz. Şeyh (r.a.) &10024; Rahmâ”Oku
- 3Kelime-i Îseviyye, Bölüm 240“Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.) Fütûhât-ı Mekkiyyelerinin yüz doksan sekizinci babının on birinci faslında buyururlar ki: "Nefes-i rahmânî, dâima yönelmededir. Yani”Oku
- 4Kelime-i Şuaybiyye, s. 24“İkincisi: İlahi isimlerin, kendilerinde potansiyel olarak bulunan hükümlerini ve eserlerini, oluş âlemindeki mazharlarda, yani âlemde, Rahmânî nefes ile var etm”Oku
- 5Sâd Sûresi, s. 152“Tabiatta yaratma emri bu karşıtlıkların etkileri çerçevesinde gerçekleşir. Özellikle Nefes-i Rahmânî , esmâ-i ilâhiyyenin tamamını gerektirir. “Mu‘tî–Mâni‘, Hâd”Oku
- 6Kelime-i Îseviyye, s. 48“Çünkü ondaki nefes, nefes-i rahmanidir. Nefes-i rahmani nereye sirayet ederse ona hayat verir, o hayat dahi kendinden başkasına nefh ederse oraya hayat verir. B”Oku
- 7Kelime-i Îseviyye, Bölüm 321“İmdi nefes-i ilâhînin ma’rifetini murâd eden kimse, âlemi bilsin. Zîrâ nefsini bilen kimse, âlemde zâhir olan Rabb’ini bilir. Ya’ni âlem o nefes-i &10024; İmdi,”Oku
- 8Tekvîr Sûresi, s. 11“Buradaki nefeste nefesi Rahmânidir. Kişinin kendisinde bulunan Rahmâni hakîkatleri idrâk ederek hakîkati Muhammediyyeye eriştiği ve onları yaşatmaya başladığı z”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.