İçeriğe atla

Nefs-i Küllî niçin Âdemiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi22 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Nefs-i Küllî, tasavvuf mâverâsında kâinatın aslî nefsi ve akl-ı evvelin eşi olarak kabul edilen kevnî bir mertebedir. Âdemiyye Fassı'nda anlaşılır kılınmasının temel sebebi, Nefs-i Küllî'nin insandaki yansıması ve insan-ı kâmil ile olan ilişkisidir. Cenâb-ı Hakk'ın "ona kendi rûhumdan üfledim" (Hicr 29) ayeti, Nefs-i Küllî'nin insanlardaki tezahürünün asıl mesnedidir. Bu bağlamda, her insanın kendi nefsi (nefs-i cüz'iyye), Nefs-i Küllî'nin bir parçası olarak görülür ve bu durum, insan varlığının ilahî bir nefha taşıdığını gösterir¹.

Detaylı cevap

Nefs-i Küllî, tasavvuf vücud bahsinde kevnî bir mertebe olup, akl-ı evvel ile birlikte kâinatın zuhurunu sağlar. Akl-ı evvel Hakk'ın bilinmesini sağlayan vahy ve kelâm kanalı iken, Nefs-i Küllî Hakk'ın işleyişini sağlayan fiil ve hareket kanalıdır. Bu iki mertebe, âlemlerin meydana gelmesinde birleşir ve izdivaç eder². Nefs-i Küllî, vâhidiyyet mertebesinin eylem yönüdür ve klasik tabirle "akl-ı evvel ilm-i Hak'tır, nefs-i küllî kudret-i Hak'tır".

Âdemiyye Fassı'nda Nefs-i Küllî'nin anlaşılır kılınması, özellikle insan-ı kâmil ile olan derin bağıyla açıklanır. İnsan-ı kâmil, Nefs-i Küllî'nin somut tezahürüdür ve Hz. Muhammed (s.a.v.) bâtında Nefs-i Küllî'nin merkezidir. "Levlâke" hadisi, insan-ı kâmil olmasaydı kâinatın (Nefs-i Küllî'nin tezahür sahnesi) halk edilmeyeceğini ifade eder. Bu durum, Nefs-i Küllî'nin insan varoluşundaki merkezi rolünü vurgular.

Ayrıca, Nefs-i Küllî'nin "Levh" olarak da tabir edildiği ve Arş'ın fevkinde olduğu belirtilir³. Küllî Nefs, bedene ilişmeden önce var olan her kimsenin yazgısına (nakşına) bilgili olandır⁴. Bu, Nefs-i Küllî'nin halk öncesi ilahî ilim ve kudretle olan bağlantısını gösterir. İnsan ruhunun, ilahî küllî ruhtan bir cüz gibi olması, Nefs-i Küllî'nin her bir insanda mevcut olan ilahî nefhanın kaynağı olduğunu ortaya koyar¹. Bu sebeple, Nefs-i Küllî'nin Âdemiyye Fassı'nda ele alınması, insanın ilahî özünü ve kâinatla olan bağını idrak etme açısından büyük önem taşır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Muhammediyye, Bölüm 132“وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِى 15/29 kavlinde içinde mevcut olan nefs-i emri ızhar buyurdu. Yani insanın varlığında Cenab-ı Hakk nefha-i ilahiyesini vermesi suret”Oku
  2. 2A'yân-ı Sâbite, s. 185“Birinci nazar akl-ı fıtrıden ibarettir ki mukbildir, önceliklidir ve onun neticesi muhabbet-i Cenâb-ı İlâhidir. İkinci nazar; akl-ı halki ve müdbürden ibarettir”Oku
  3. 3Bürûc Sûresi, s. 84“Her nekadar cism-i küllî, ruhlar âlemini kapsamına almış ise de; ruh onun fevkindedir. Nefs-i küllî ise, onun fevkindedir. Şu da bir gerçektir ki: Arşın üstünde”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 3 · Beyit 172 (s. 67)“Küllî Nefs, kayıt altına alınmadan önce, var olan her kimsenin nakşına vâkıftır. 172. Nefs-i kül ayak bağlamazdan (cesede ilişmezden) evvel, var olan her kimsen”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.