İçeriğe atla

Nefs kavramı için Şuaybiyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi25 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Şuaybiyye'de nefs kavramının anahtar işleyişi, insanın nefsi hem Rabb'e kalkan hem de Rabb'i nefse kalkan yapmasıdır. Bu, nefsin kötü niteliklerinin insana, övgüye değer niteliklerinin ise Hakk'a isnat edilmesiyle gerçekleşir. Âl-i İmrân 30'daki "Yüce Allah sizi kendi nefsinden ve zâtından sakındırır" ayeti, Hakk'ın nefsinin tekil hakikati olması itibarıyla bu işleyişin temelini oluşturur. Böylece nefs, insanın süflî yapısı olmasının yanı sıra, Hakk'ın zâtına işaret eden bir veçhe de taşır ve sülûk boyunca tezkiye edilmesi gereken bir mücâhede mahalli olarak öne çıkar¹.

Detaylı cevap

Kelime-i Şuaybiyye'de nefs, tasavvufî sülûkun merkezinde yer alan ve çok katmanlı bir anlama sahip olan bir kavramdır. Buradaki anahtar işleyiş, nefsin "tekil hakikat" olarak görülmesi ve bu hakikat üzerinden insanın kendisi ile Hakk arasındaki ilişkiyi kurmasıdır¹. İnsan, nefsinin kötü yönlerini kendisine atfederken, övgüye değer nitelikleri Hakk'a isnat eder. Bu durum, "nefsi Rabb'e kalkan ve Rabb'i de nefse kalkan yapma" şeklinde ifade edilir¹. Bu işleyiş, Âl-i İmrân 30'daki "Yüce Allah sizi kendi nefsinden ve zâtından sakındırır" ayetiyle desteklenir; zira bu ayet, Hakk'ın nefsinin tekil hakikati olması itibarıyla insan fertlerinin bu nefisten sakındırıldığını belirtir¹. Tasavvufta nefs, sâlikin süflî yapısı, dünyaya ve hazlara yönelen veçhesi olarak tanımlanır ve Yûsuf 53'teki "nefs kötülüğü emredicidir" ayetiyle bu yönü vurgulanır. Ancak nefs aynı zamanda "o şeyin hakikati" olarak da izah edilir; yani insanın ilâhî varlığına ulaşmasını engelleyen bir perde olabileceği gibi, bu hakikati ortaya çıkaramadığında kendine zulmetmiş olur²·³. Bu bağlamda, nefsin tezkiye edilmesi, yani yedi mertebeli silsilede (emmâreden sâfiyeye kadar) arındırılması, sülûkun temel gayesidir. Nefsin bu mücâhede mahalli oluşu, "en büyük düşmanın iki kaburganın arasındaki nefsindir" hadisiyle pekiştirilir. İnsanın kendi nefsinde vehmettiği varlık ve benlik, Hakk'ın yüzüne bir perde teşkil eder ve bu perdenin kalkması için Hakk'ın halifesi olan insân-ı kâmilin tedbir ve iradesinde fâni olmak gerekir⁴. Kelime-i Şuaybiyye'deki bu işleyiş, nefsin hem bir engel hem de Hakk'a ulaşmada bir araç olabileceğini gösterir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Şuaybiyye, s. 187“ً ya’ni “Allah Teâlâ sizi nefs-i vâhideden halketti ve ondan zevcini halkeyledi. &10024; Yani "Allah Teâlâ sizi tek bir nefisten yarattı ve ondan eşini yarattı.”Oku
  2. 2Namaz Sûreleri (Cilt 1), s. 11“Buradaki nefs-i emmâre nefse zulum değil, nefsi hakiki yâni ilâhî varlığına ulaştıramadığı içindir. “ Nefs o şeyin hakîkatidir ,” diye izâh edilmiştir. Kendi ha”Oku
  3. 3İnşikâk Sûresi, s. 33“Buradaki nefs-i emmâre nefse zulum değil, nefsi hakiki yâni ilâhî varlığına ulaştıramadığı içindir. “ Nefs o şeyin hakîkatidir ,” diye izâh edilmiştir. Kendi ha”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 6 · Beyit 2965 (s. 155)“İnsanın kendi nefsinde vehmettiği varlık ve benlik ve bu benliğine dayanan tedbirleri, Hakk'ın yüzüne perdedir. Bir Hakk Yolcusu kendi tedbirini unutup, Hakk'ın”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.