İçeriğe atla

Nübüvvet'i yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Nübüvveti yaşamak için günlük amelî tertip, sâlikin nefs mertebelerini aşarak Hak ile kâmil bir irtibat kurmasını hedefleyen, mürşid-i kâmil tarafından belirlenmiş düzenli ibadet ve zikirler bütünüdür. Bu tertip, zâhirî ibadetlerin huşû ile edâsından başlayarak, kalbin Hak ile birlikte olduğu zikir namazlarına ve nihayetinde mü'minin mîrâcı olan salâta ulaşmayı amaçlar. Nübüvvet kapalı olsa da velâyet kapısı açık olduğundan, sâlikin bu tertiple ilerlemesi, nefs-i emmâreden nefs-i kâmileye doğru bir yükselişi ve Hakikatin ta kendisiyle yaşama mertebesi olan Hakkel Yakin'e¹ ulaşmayı mümkün kılar. Bu süreçte, mürşidin tertibiyle amel ve mücâhede itidalli bir hâl alır².

Detaylı cevap

Nübüvvet, akâidde Hak'tan kuluna özel haber verme ve vahy iletilme makâmı olup, Hz. Muhammed ile hatm-i nübüvvet gerçekleştiğinden, tasavvufta nübüvvet kapısı kapalıdır. Ancak velâyet kapısı açıktır ve sâlik, velâyet yoluyla nübüvvetin getirdiği hakikatlere vâsıl olabilir. Bu vâsıl olma hâli, günlük amelî bir tertip ile mümkündür. Bu tertibin temelinde, mürşid tarafından sâlike verilen düzenli okunan dua ve zikir listesi olan vird³ bulunur. Bu vird, sâlikin nefs mertebelerini aşmasında önemli bir rol oynar.

Günlük amelî tertip, öncelikle zâhirî namazın Cibrîl hadîsindeki şartlara uygun olarak edâ edilmesiyle başlar. Bu, "İslâm'ın temelidir". Ardından, Bakara 45-46'daki "isti'înû bi's-sabri ve's-salâh" ayetinde belirtildiği gibi, namazın huşû ile kılınması, kalbin Hak ile birlikte olma hâline ulaşılması hedeflenir. Bu, namazın bedenle değil, kalple kılındığı ikinci katmandır. Tâhâ 14'teki "akimi's-salâte li-zikrî" ayeti gereğince, namazın bizzat zikir olduğu idrâk edilerek, sâlikin her sözünde Hak'ı zikrettiği zikir namazı mertebesine ulaşılır. Bu mertebeler, sâlikin nefs-i emmâreden nefs-i levvâmeye, oradan da nefs-i mülhime ve mutmainneye doğru ilerlemesini sağlar.

Bu amelî tertipte, Kur'ân-ı Kerim'in meal ile birlikte sesli okunması ve tefekkür edilmesi de önemlidir⁴. Bu okumalar sırasında dikkati çeken ayetlerin not alınması, sâlikin mânevî yolculuğunda rehberlik eder. Mürşid-i kâmilin tertibiyle yapılan amel ve mücâhede, sâlikin haddinden fazla veya eksik olan çabasını itidalli kılar². Bu sayede, sâlikin amelleri ihlas ile gerçekleşir, zira Allah'ın nazargâhı kalpler ve amellerdir⁵. Nihayetinde, bu tertip, sâlikin "es-salâtu mi'râcü'l-mü'min" hadisinde belirtilen mîrâc namazına ulaşmasını, yani Hak ile dikey bir buluşma yaşamasını mümkün kılar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Hakkel Yakin
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.14“Künd-şuden”, kör ve muattal olmak, ya'ni düşünüp amel ve mücâhede etmekten dolayı hem kendisi âciz kaldı ve hem de sa'yine atâlet geldi. Halbuki bu gizli hazinOku
  3. 3Vird
  4. 4Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.282Eğer okuyorsanız devam ediniz , günlük böyle bir virdiniz yoksa her gün en az bir yaprak Kurân-ı Kerim mealiyle birlikte okuyunuz. Dikkatinizi çeken âyetlerin nOku
  5. 5Bakara Dosyası · s.286Amellerimizin ihlası, hakiki ihlas ile olmalıdır. Nazargahı ilahi olan, kalbler ve amellerdir, saraylar ve mallar değildir. Hadis-i Şerif’te , “Muhakkak ki AllaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.