İçeriğe atla

Nûhiyye Fassı'nın 'Hikmet-i Subbûhiyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?

Fass İçeriği0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Nûhiyye Fassı'nın "Hikmet-i Sübbûhiyye" olarak adlandırılmasının hikmeti, Hz. Nûh'un (a.s.) Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etme makamını temsil etmesidir. "Sübbûh" kelimesi, mübalağa yoluyla "tesbih" anlamına gelir ve tesbih, Allah'ı imkânsız hükümlerden uzak tutmaktır¹. Hz. Nûh, ulü'l-azm peygamberlerin ilki olup, risaletin en temel hükmü olan Allah'ın birliğini ve ortaklardan münezzeh olduğunu tebliğ etmiştir². Bu nedenle, onun hikmeti, Allah'ı her türlü eksiklikten arındırma ve noksanlıklardan tenzih etme anlamındaki "Hikmet-i Sübbûhiyye" ile ilişkilendirilmiştir³.

Detaylı cevap

Fusûsu'l-Hikem'de her peygamber bir hikmeti temsil eder ve Nûhiyye Fassı'nın "Hikmet-i Sübbûhiyye" olarak anılması, Hz. Nûh'un (a.s.) risaletinin özüyle doğrudan ilişkilidir. "Sübbûh" kelimesi, "tesbih"in mübalağalı bir şekli olup, Allah'ı imkânî hükümlerden, yani O'nun zatına yakışmayan her türlü noksanlıktan uzak tutma anlamına gelir¹. Hz. Nûh, ulü'l-azm peygamberlerin ilki olarak, risaletinin başlangıcında ümmetini Allah'ın birliğine davet etmiş ve O'nu ortaklardan ve benzerlerden tenzih etmiştir². Bu durum, risaletin ikilik üzerine kurulu olduğunu ve peygamberin görevinin Hakk'ın tevhidini bildirmek olduğunu gösterir.

"Hikmet-i Sübbûhiyye" ile "Hikmet-i Kuddûsiyye" (İdrîsiyye Fassı'nın hikmeti) arasında manevi ve mertebece bir uygunluk bulunmaktadır³. Her ikisi de Allah'ı noksanlıklardan tenzih etme ve kutsallığını vurgulama anlamlarını taşır. Ancak, Nûh (a.s.) zaman itibarıyla İdris (a.s.)'tan sonra gelmiş olsa da, daha beliğ olanın geciktirilmesi uygun görüldüğünden, onun hikmeti "Hikmet-i Sübbûhiyye"den sonra zikredilmiştir⁴. "Tesbih" makam-ı cem'i (bütünlüğü), "takdis" ise makam-ı cem' ve tafsili (bütünlük ve ayrıntıyı) ifade edebilir. Bu bağlamda, Nûh (a.s.)'ın tenzihi aklî iken, İdris (a.s.)'ın tenzihi hem aklî hem de nefsîdir⁴. Bu ayrım, "Hikmet-i Sübbûhiyye"nin Hz. Nûh'un risaletindeki temel ve güçlü tenzih anlayışını temsil ettiğini ortaya koyar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Nûhiyye · s.2KELİME-İ NÛHİYYE’DE MÜNDEMİC HİKMET-İ &10024; NÛH KELİMESİNDE BULUNAN HİKMET-İ SÜBBÛHİYYE'NİN AÇIKLANMASINA DAİR BÖLÜM "Sübbûh", mübâlağa (anlamı pekiştirme) yoOku
  2. 2Saff Sûresi · s.10Yine Fusûs’ul Hikem Nuh fassında tesbih Nuh aleyhisselam ile ilişkilendirilip Nûh aleyhisselâmın hikmeti olarak açıklanmıştır. Subbûh" mübâlağa yönü üzere "tesbOku
  3. 3Kelime-i İdrîsiyye · s.6"Hikmet-i sübbûhiyye" (Allah'ın noksanlardan münezzeh oluş hikmeti) ile "hikmet-i kuddûsiyye" (Allah'ın kutsallık hikmeti) arasında manen ve mertebece bir münasOku
  4. 4Kelime-i İdrîsiyye · s.7Ve “tesbîh”, yalnız makām-ı cem’; ve “takdîs” ise makām-ı cem’ ve tafsîl hasebiyledir, denilebilir. İşte bunun için Nûh (a.s.)ın tenzîhi aklî ve İdrîs (a.s.)ın Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.