İçeriğe atla

Nûr 35 ayetindeki Nûr-u Muhammedî kavramı tasavvufta neye işaret eder?

Ayet-TasavvufOrta düzey25 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Nûr 35 ayetindeki Nûr-u Muhammedî kavramı, tasavvufta Hakk'ın ilk halk ettiği şey olan ve kâinatın mânevî kaynağını teşkil eden hakîkat-i muhammediyyenin tezahürü olarak kabul edilir. Bu ayet, "Allah göklerin ve yerin nûrudur" ifadesiyle başlar ve tasavvufî yorumlarda Nûr-u Muhammedî'nin asıl mesnedi olarak görülür. Ayetteki "mişkât" (lamba muhafazası) Hz. Peygamber'in kalbine, "misbah" (lamba) ise Hz. Peygamber'in nûruna işaret eder. Nûr-u Muhammedî, "Allah'ın halk ettiği ilk şey benim nûrumdur" hadîsiyle de desteklenir ve âlemin karanlıktan aydınlığa, yani zuhûra çıkışını sağlayan ilâhî bir nur deryası olarak vasıflandırılır¹.

Detaylı cevap

Nûr 35 ayeti, tasavvufî düşüncede Nûr-u Muhammedî'nin temel dayanaklarından biridir. Bu ayet, "Allâhu nûru's-semâvâti ve'l-ardı, meselu nûrihî ke-mişkâtin fîhâ misbâh..." (Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misâli içinde lamba olan bir kandillik gibidir...) şeklinde devam eder (Âyetü'l-Nûr). Tasavvuf ehli, bu ayeti Nûr-u Muhammedî'nin ilâhî menşeini ve kâinattaki tecellisini açıklamak için kullanır. Ayette geçen "mişkât" (lamba muhafazası) Hz. Peygamber'in kalbine, "misbah" (lamba) ise Hz. Peygamber'in nûruna işaret eder. Bu yorum, Nûr-u Muhammedî'nin hakîkat-i muhammediyye'nin tezâhür ismi olduğunu vurgular.

Klasik tasavvuf, kâinatın halkının Nûr-u Muhammedî'den başladığını belirtir. Hakk'ın gizli iken bilinmek istemesiyle ilk tezahürün Nûr-u Muhammedî olduğu ve ondan sonra kâinatın zuhûr ettiği ifade edilir. Nûr-u Muhammedî, "Nûr-u İlâhî"nin bir yansıması olarak kabul edilir ve beşerî nur üzerine iletilmesine delâlet eder². Hz. Peygamber'in "Ben Allah'ın nurundanım, müminler de benim nurumun nurundandır" hadisi, Nûr-u Muhammedî'nin müminler üzerindeki hakikatini ve ilâhî nurun bir gölgesi olduğunu gösterir³. Bu nur, gönülleri aydınlatarak kişiyi cehalet ve cehennemden kurtarıp cennet ve cemâle yakınlık sağlar⁴. Nûr-u Muhammedî, aynı zamanda tüm mertebeleri ihâta eden bir hakikattir ve ilâhî program neticesinde kaderin vuku bulmasıyla Hakikatinde bulunan Nûr-u Muhammedî mertebesi, ateşi nûra çevirip serin ve selâmetli kılar⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.), s. 106“Neden? Çünkü bu âlem Allah’ın “nûrus semâvâtı vel ard” dediği gibi Allah’ın nûru, Nûr-u Muhammedi buna derya-ı nûr-ı Muhammed’i diye de, tarif ediliyor. Nûr-ı M”Oku
  2. 2Bendeki Terzi Babam (Cilt 2), s. 48“Bu Nûr-u Muhammedi- nin, bir yönü ile “Nûr-u İlâhiyeye” ve bir yönü ile aldığı bu nûru, nûru beşeri üzerine iletmesine delâlet eder. (77) sayısı ise iki yedili ”Oku
  3. 3Zekât ve İnfâk, s. 130“117 Bu alıntıdan da anlaşılıyor ki “Nur” isminin 5 yönünün olması gerekiyor... Nur- Nur-u Muhammedi Efendimiz (s.a.v.) “Ben Allah’ın nurundanım müminlerde benim”Oku
  4. 4İnci Tezgâhı (1), s. 15“hizmet edersin. İşte böyle bir vücûdu bütün, al ve akyuvarları ve hücreleri birer insân gibidir. Gönlü de Makam-ı Muhammed-î ye havi çok yüce ve mukaddes bir ma”Oku
  5. 5Bendeki Terzi Babam (Cilt 2), s. 138“Sayısal değeri, (1+2+200+1+5+10+40) = 239 = (14) Nûr-u Muhammedi, İbrâhîm isminin bağlı olduğu yer her mertebede bulunan Nûr-u Muhammedi mertebesidir. Sayısal d”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.