İçeriğe atla

Nûr Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları6 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hakikat-i Muhammediyye'ye uygun bir yaşam sürmek, mânevî rızıkları idrak etmek ve sohbetin dört kanalından istifade etmektir. İnsân-ı Kâmil'in hakikatini kendi varlığında tecellî ettirerek, Allah'ın isminin hakikatini yaşamak ve sabah akşam O'nu tesbih etmek, fenâ fillâh ve bakâ billâh makamlarında bulunmak esastır. Bu süreçte, dünya meşgalelerinin Hak zikrinden alıkoymaması, nefsin karanlıklarından kurtulmak için "Zünnun" sırrını faaliyete geçirmek ve irfânî sohbetlerdeki "nefha-i ilâhiyye" ile mânevî gıdalanmak, sâlikin seyr ü sülûkunda ilerlemesini sağlar. Her mertebeden gelen mânevî rızıkları idrak edip, kendi rûhâniyetini beslemek ve Hakk'ın ahlâkıyla ahlâklanmak, sâlikin irfânî yolculuğunun temelini oluşturur.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Kur'ân-ı Kerîm'in Nûr Sûresi'ndeki âyetlerin ve Mesnevî-i Şerîf'teki yorumların ışığında şekillenir. Öncelikle, İnsân-ı Kâmil'in "Sûret-i İlâhiyye üzere mahlûk" olduğu ve "Allah isminin hakikatinin yaşandığı evler" olduğu idrakiyle başlar. Bu, sâlikin kendi varlığını bir "gönül evi" olarak görmesi ve orada Allah isminin zikrine izin vermesi demektir. Sabah ve akşam tesbih, fenâ fillâh ve bakâ billâh makamlarında bulunmayı ifade eder. Bu, dünya meşgalelerinin (ticaret ve alışveriş) zikirden alıkoymamasıyla tahakkuk eder. Zira "dünya, Hak'tan gâfil olmaktır; yoksa kumaş ve gümüş ve evlâd ve kadın değildir." Bu makamda olanlar, hem Allah katında hem de halk indinde makbuldürler ve "hak-bîn" olarak adlandırılırlar.

İkinci olarak, sâlikin mânevî rızıkları idrak etmesi ve bunlardan istifade etmesi önemlidir. Mânevî rızık, ef'âl, esmâ, sıfat ve Zât mertebelerinden gelir. Sâlik hangi mertebede ise, o mertebeden rızkını alır ve rûhâniyetini besler. En güzel rızık Zât mertebesinden gelendir. Bu rızık, ancak mânen acıkmış olanlara verilir ve "seçilmiş kimselere" ulaştırılır.

Üçüncü olarak, irfânî sohbetlerin ve "nefha-i ilâhiyye"nin önemi vurgulanır. İrfan ehlinin sohbeti, ses, mânâ, Rûh ve nûr olmak üzere dört kanaldan gerçekleşir. Bu "nefha-i ilâhiyye" sayesinde, dinleyenin kulaklarına ulaşan ses, mânâ ile açılır, Rûh ile hayat bulur ve nûr ile aydınlanarak gerçek ve müşâhedeli bilgiye dönüşür. Bu süreç, "kulak, göz ve kalb"in faaliyete geçmesini sağlar ve sâlike görme kabiliyeti, ilâhî hayat, ilâhî ilim ve kendine özgüven verir. Hz. Mevlâna'nın "Bişnev" (dinle) sözü, dinlemenin bu irfânî süreçteki merkezî rolünü vurgular.

Son olarak, sâlikin nefsinin karanlıklarından kurtulması ve Hakk'ın ahlâkıyla ahlâklanması gerekmektedir. Yunus (a.s.)'ın balığın karnındaki üç karanlık hali (nefs-i levvâme, balığın midesi, suyun içi), sâlikin de kendi varlığındaki nefsî benlik, vücud varlığı ve oksijen deryası gibi karanlıkları temsil eder. Bu karanlıklardan kurtulmak için "Zünnun" (Nûr'un sahibi) lâkabını faaliyete geçirmek, yani ilâhî nûr ve kudret ile nefsin balığından çıkıp ona hâkim olmak esastır. Resûl'e itaat etmek, Risalet-tarikat mertebesine itaat etmek ve kendi nefsinden gelen resûl-risâlet mertebesine itaat etmekle gerçekleşir. Bu, Allah'ın celâl ve cemâl sıfatlarıyla her mertebede adaleti yerine getirmek ve Hz. Peygamber'in merhamet ahlâkıyla ahlâklanmak demektir. Kendi gönül evinde gelen mânaları kendine mal etmek, akıl, nefs ve esmâ-i ilâhiyye mertebelerinden gelen ilimleri almak ve irfânî sohbetlerdeki "nefha" ile gelen mânaları idrak etmek, sâlikin günlük irfânî dersleridir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.139hoşça kalın Efendi Babanız. ------------------- Böylelikle fakire ma’nâ âleminde verilen Efendi Babam taradından tasdik görüp onaylanan bundan sonraki hayatımdaOku
  2. 2Kaynak · s.109da bireysel benlik oluşması demektir. Bu mertebede meleklerin hakikati anlaşılır ve kaynak yerleri buralarıdır. Burdan aldıkları görevleri yerlerine ulaş-tıraraOku
  3. 3Kaynak · s.193meşakkat yoktur ve sakat olana da meşakkat yoktur ve hastaya da teklîf ve meşakkat yoktur” demek olur. Bu ise a’zâ noksanları ve cisim ma’lûlleri hakkında bir fOku
  4. 4Kaynak · s.185maddi rızık olduğu gibi aynı zaman da manevi rızıktır da, zâten maddi rızkı herşeye her yönde vermek mümkün ama mânevi rızkı her yerde her zaman herkese vermek Oku
  5. 5Kaynak · s.149nefsi emarenin dumanıdır. İnsan eli kendisine yakın bir uzuv ve onun ef’ali infialiyesidir. Nefsinin eli ile yaptıklarını göremez. Bunun içinde eşyanın hakikatiOku
  6. 6Kaynak · s.41hâsıl etmek ile emretmiş oldu." İşte bu izâhlara göre bu mübârek beyitteki tavsiyeden kasıt, malın zâtına ve "ayn"ına olan hırs ve muhabbettir. Bilinsin ki, hırOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.