İçeriğe atla

Nûr-u Muhammedî kavramının sâlik için pratik yansıması nedir?

Sâlik AmelTemel düzey3 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Nûr-u Muhammedî, tasavvuf mâverâsında Hakk'ın ilk halk ettiği şey ve kâinatın mânevî kaynağı olarak kabul edilir. Sâlik için pratik yansıması, bu nûrun kendi varlığında ve tüm mertebelerde tecelli ettiğini idrak etmesidir. Özellikle "Nûr-u Muhammedi'nin bir bedenden, bir de ruhtan (gönülden) doğuşu"¹ ifadesiyle, sâlikin bu nûru hem bedensel hem de ruhsal mertebede algılaması ve faaliyete geçirmesi gerektiği vurgulanır. Bu idrak, sâlikin kendi nefsindeki vehim ve hayallerden arınarak Rubûbiyyet mertebesine bağlanmasını sağlar². Nûr-u Muhammedî'nin her mertebeyi ihata etmesi³, sâlikin sülûkunun her aşamasında bu nûrun rehberliğini hissetmesi anlamına gelir.

Detaylı cevap

Nûr-u Muhammedî, Hakîkat-i Muhammediyye'nin tezâhür ismidir ve tasavvufî geleneğe göre kâinatın halkının başlangıcıdır. Sâlik için bu kavramın pratik yansıması, öncelikle niyet ekseninde kendini gösterir. Sâlik, her ameline başlarken kalbini Nûr-u Muhammedî'nin tecelligâhı olan Hakk'a yöneltir. Bu, kendi varlığının ve tüm âlemlerin Nûr-u Muhammedî'den zuhur ettiğini bilerek, her eyleminde bu ilahî nûrun bir yansıması olma şuuruyla hareket etmesidir⁴.

Fiil ekseninde ise sâlik, Nûr-u Muhammedî'yi hem bedensel hem de ruhsal mertebede faaliyete geçirmeye çalışır¹. Bu, günlük ibadetlerini, zikirlerini ve tüm amellerini, Nûr-u Muhammedî'nin her mer mertebeyi ihata ettiğini³ idrak ederek, bu nûrun rehberliğinde gerçekleştirmesidir. Örneğin, Uşşaki tacının 14 dilimli olması ve seccadenin sayısal değerinin 14 olması gibi sembolik ifadeler, Nûr-u Muhammedî'nin her mertebede mevcut olduğunu ve sâlikin bu nûra tahsis edilen değerleri amellerine yansıtması gerektiğini gösterir⁵.

Hâl ekseninde, sâlikin kalbinde Nûr-u Muhammedî'nin tecellisiyle sekîne, ünsiyyet ve muhabbet gibi hâller zuhur eder. Bu, sâlikin kendi nefsindeki vehim ve hayallerden arınarak² ilahî hakikate ayna olan İnsan-ı Kâmil'in, yani Hz. Muhammed'in (s.a.v.) nûrunu kendi varlığında hissetmesidir⁶. Bu mertebede sâlik, Nûr-u Muhammedî'nin her mertebede bulunan bir mertebe olduğunu⁷ idrak eder.

Son olarak ma'rifet ekseninde, sâlik Nûr-u Muhammedî'nin hakikatini keşfeder. Bu, "Zât-ı mutlak tekaddes hazretleri Nûr-u Muhammedi ile nurunu ulaştırdığı her mertebenin hakkının o mertebenin istikakında tükenmez ve kesintisiz olarak mukayyed olarak verecektir"⁷ ifadesinde belirtildiği gibi, ilahî hakikatin Nûr-u Muhammedî vasıtasıyla tüm âlemlere yayıldığını ve her mertebenin bu nûrdan nasibini aldığını bilmektir. Sâlik, bu ma'rifetle, kendi varlığının da bu ilahî nûrun bir parçası olduğunu ve kurtuluşun (necât) Nûr-u Muhammedî vasıtasıyla gerçekleştiğini idrak eder⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Er-Rahmân · s.38tasarruf yaşantısında, “Nur-u Muhammedi” nin bir bedenden, bir de ruhtan (gönülden) doğuşudur. Yani “Nur-u Muhammedi” yi bedensel olarak algılamaya ve bedensel Oku
  2. 2Cilt 2 · s.91
  3. 3İnşikâk Sûresi · s.70Başta Nûr-u İlahi ve Nûru Muhammedi yazıyor. Uşşaki Tacı 14 dilimli ve Seccade sayısal değeri 14 idi… Bu da her mertebeyi içinde bulunduran Nûr-u Muhammediye taOku
  4. 4Cilt 1 · s.173
  5. 5Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba · s.7Başta Nûr-u İlâhi ve Nûr-u Muhammedi yazıyor. Uşşaki tacı 14 dilimli ve Seccade sayısal değeri 14 tür 4 … Bu da her mertebeyi içinde bulunduran Nuru MuhammediyeOku
  6. 6İnşikâk Sûresi · s.82İlâhi Hakikata ayna olan İnsân-ı Kâmil âlemlerin gözbebeğidir, gayriyetin ayn eli, Hakîkati İlâhinin, 18000 âlemden yanısıyan Nûr-u Muhammedidir ve tam kemâlli Oku
  7. 7İnşikâk Sûresi · s.115مَمْنُونٍ sayısal değeri, “Mim-40” “Mim-40” “Nun-50” “Vav-6” “Nun-50” toplarsak (40+40+50+6+50= 186 ) 1 ve (8+6= 14 ) (1) Ahadiyyet mertebesi, (14) Nûr-u MuhammOku
  8. 8Kamer Sûresi · s.101Diğer ifade ile (  ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifadOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.