İçeriğe atla

Ölüm ve Kıyâmet Hakkında "Ölüm ve Kıyâmet Hakkında" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Necdet Ardıç'ın "Ölüm ve Kıyamet Hakkında" kitabı, ölüm ve kıyamet kavramlarını tasavvufî bir bakış açısıyla ele alan bir eserdir. Kitabın merkez teması, ölümün bir son değil, bir geçiş, bir idrak ve yeni bir başlangıç olduğu fikridir. Asıl dayanağı ise Kur'an ayetleri, hadis-i şerifler ve tasavvuf büyüklerinin hikemî sözleri ile bu kavramların hakikatine ulaşmaktır. Yazar, ölüm ve doğumun alemlerdeki en müthiş iki oluşum olduğunu belirterek, bu hadiselerin sıradan görünen yönlerinin ötesindeki hakikati tefekkür etmeye davet eder. Şeriatın zahiri anlayışının ötesine geçerek, irfaniyetle bu konulara yaklaşmanın önemini vurgular.

Detaylı cevap

Kitap, ölüm ve kıyamet mevzularına şeriatın zahiri anlayışının ötesinde, irfaniyetle bakmanın gerekliliğini vurgular. Yazar, nefsin bu hakikatlere perde olabileceğini belirterek, saf bir gönül ve besmele ile okumaya başlamayı tavsiye eder. Ölüm, sadece fiziksel bir yok oluş değil, bir "zâika-tadış" olarak ele alınır. Yunus Emre'nin "Ölen (hayvan) imiş âşıklar ölmez" sözüyle bu durum pekiştirilir. Kişinin kendindeki ölümlü hal ve tarafları eğiterek yok etmesi, yani "ihtiyari ölümle ölmesi", gerçek varlığı ile ikinci doğuşunu gerçekleştirmesini sağlar. Bu, "veled-i kalb"in, yani gönül evladının bir İnsan-ı Kamil nezaretinde yetiştirilmesiyle mümkün olur. Böylece kişi, daha bu dünyada iken ebedi hayat namzedi olur ve "uruc" yani aslına yükselme başlar.

Kitapta ölümün farklı veçheleri ele alınır:

  1. Tabii Ölüm ve Öldürülme: "Ve elbette, ölseniz de öldürülseniz de mutlaka Allah'a haşr olunacaksınız" (Âl-i İmrân 3/158) ayetiyle, ecel ile gelen ölüm ile başka bir tesirle gelen ölüm arasındaki farka dikkat çekilir.
  2. Uyku ve Ölüm: "Allah, nefsleri öldükleri zaman ve ölmeyenleri de uykularında öldürüverir..." (Zümer 39/42) ayetiyle, uykunun nefsin bir faaliyette bulunmadığı ve bireysel beşeri faaliyetlerin devredışı kaldığı bir ölüm hali olduğu açıklanır. Bu durum, tefekkür edenler için ibretler barındırır.
  3. Ölümün Bir Varlık Olarak Kavuşması: "De ki: 'Muhakkak ki o, sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, işte o mutlaka size mülaki olacaktır (kavuşacaktır).'" (Cuma 62/8) ayeti, ölümün başlı başına bir varlık, bir mahluk olduğunu ve insana kavuşmak istediğini ifade eder. Bu kavuşma, insanın nefsini yok etmesiyle gerçekleşir.
  4. İnsan-ı Kamil'in Ölüm ve Hayat Üzerindeki Tesiri: "Muhakkak ki Biz; Biz diriltiriz ve Biz öldürürüz. Ve dönüş Bize'dir." (Kaf 50/43) ayeti, Cenab-ı Hakk'ın zati âleminden kendi sıfatlarıyla "Biz" demesinin yanı sıra, "nahnu" ifadesinin İnsan-ı Kamil'in lisanıyla gaflette olan kalpleri diriltme ve öldürme manasına geldiğini belirtir. Bu öldürme, nefsi emmareyi öldürmek, yani nefsi manada olan şeyleri yok etmektir.

Kitap, ölümün bir yok oluş değil, bir idrak ve dönüşüm süreci olduğunu, bu sürecin kişinin yaşam biçimine göre kabir hayatında azap veya sevinçle devam edeceğini vurgular. Ayrıca, cenaze namazlarında Fatiha okunmamasının hakikatini, orada ayakta duranların batınen "Elhamdulillâhi Rabbil âlemîn" diyerek kendi hallerini idrak etmeleriyle açıklar. Ölümden korkmak yerine, ona hazırlanmak ve nefsi terbiye etmek, kitabın temel mesajlarından biridir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: ÖLÜM HAKKINDA KIYAM’et NECDET ARDIÇ İrfan sofrası Necdet ardıç Tasavvuf serisi (64) Sahife no İÇİNDEKİLER:………………………………………………….(1) ÖN SÖZ:………Oku
  2. 2Kaynak · s.57şeklinde çerçevesini bizlere bildirmiştir. Bundan sonrası artık bizim çalışmalarımıza kalmıştır. Bizler bunları yapmaz isek isti’dâdımız bâtında kalarak ziyan oOku
  3. 3Kaynak · s.63çoğuna şu iki nimet hakkında gıpta edilir: Sıhhât ile meşgûliyetsizlik. Yâni insanoğlu bunların ikisini değerlendirmez. Ancak elden çıktıktan sonra kıymetleriniOku
  4. 4Kaynak · s.59(01- nolu Necdet divanı isimli kitabımızdan “5.8. 1988” senesinde yazmış olduğum ölüm hakkındaki şiirimi de faydalı olur düşüncesiyle ilâve etmeyi uygun buldum)Oku
  5. 5Kaynak · s.3Bunun dışında sâdece şeriat yönüyle ve zâhiri bir anlayışla bu hakîkatlere bakmamız cevizin kabuğuyla meşgûl olmaktan öteye gitmeyecektir. Bu kitabımızda ölüm hOku
  6. 6Kaynak · s.27Mescidil Aksâ’da bir zamanlar yaşanmış olan makam kendisinden alınıp Kâbe-i Şerîf’e verildiğinden o makam ölerek bâtına geçti ve geçmişteki makamlarına hürmet oOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.