İçeriğe atla

Ricâlü'l-Gayb hangi aşamalardan geçer?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Ricâlü'l-Gayb, tasavvufta kâinatın manevî düzenini deruhde eden, Hak tarafından gizlenmiş velîler topluluğudur. Bu zevâtın varlığı, hadîs-i şerîfte her asırda Allah'ın evliyâsından isimleri açıklanmayan kırk kişinin bulunduğuna dair rivâyetle temellendirilir. Ricâlü'l-Gayb'ın makamları hiyerarşik bir yapı arz eder ve bu makamlara ulaşma, sâlikin riyâzât ve mücâhedât ile gayb âleminin sırlarına vâkıf olmasıyla mümkündür¹. İbnü'l-Arabî, ahyârın sayısının sabitlenemeyeceğini, ancak varlıklarının daima devam ettiğini belirtir².

Detaylı cevap

Ricâlü'l-Gayb, "gayb erleri" anlamına gelir ve tasavvuf düşüncesinde önemli bir yer tutar³. Bu zevâtın varlığı, kâinatın manevî hiyerarşisinin bir parçasıdır ve Hak Teâlâ'nın kâinatı esmâî tecellîlerle idare etmesinde yeryüzündeki mahaller olarak işlev görürler. Ricâlü'l-Gayb'ın makamları klasik tasnifte belirli bir sıralama ile ifade edilir:

  1. Kutbu'l-Aktâb / Gavs-ı A'zam: Bu makamda tek bir zât bulunur ve kâinatın manevî mihveridir. Âlemin nizamı onun nazarı altında devam eder. Gavs, lugatte "yardım, imdâd, kurtarıcı" demektir ve kutbu'l-aktâb için kullanılan bir unvandır; kutbiyyetin işlevsel vechesidir.
  2. İmâmeyn: Kutbun sağında ve solunda yer alan iki zâttır. Biri zâhir, diğeri bâtın işlerini deruhde eder.
  3. Evtâd: Dört zâttan oluşur ve kâinatın dört yönünü tutarlar. Hadîs-i şerîfteki "el-evtâdü'l-erbaa" bu makamın mesnedidir.
  4. Abdâl: Yedi zâttan oluşur ve yedi iklime dağılmışlardır. Her biri bir bölgenin manevî hıfzını sağlar. Birisi vefât ettiğinde Hak yerine bir başka veliyi "bedel" kıldığı için bu ismi alırlar.
  5. Nücebâ: Kırk zâttan oluşur ve halkın işlerini görme vazifesini üstlenirler.
  6. Nükabâ: Üç yüz zâttan oluşur ve sâliklerin ahvâlini gözetme görevi vardır.

Bu makamlara ulaşma süreci, bir sâlikin dış ve iç duyularının hükmü altında iken, bir insân-ı kâmilin terbiyesi altına girmesiyle başlar. Bu terbiye dairesinde riyâzât ve mücâhedât ile meşgul olan sâlik, gayb âlemine perde olan duyularından birini yırtar ve gayb âleminin mükâşefesi zevkine erişir. Bu hâl diğer hislere de sirayet ederek sâlikin gayb âlemine yönelmesini sağlar¹. Ricâlü'l-Gayb'ın tanınması, ancak kendileri gibi bir gayb eri olunmasıyla mümkündür, zira onlar sûret kayıtları ve şartlanılmış bilgi ile anlaşılamayan yaşantı halleridir³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.1179Bir kimse, dış ve iç duyularının hükmü ve etkisi altında iken, bir insân-ı kâmilin terbiyesi altına girip, o kâmilin düzenlemesi dairesinde riyâzât ve mücâhedâtOku
  2. 2Sâd Sûresi · s.104İbnü’l-Arabî ise ricâlü’l-gayb tasnifinde ahyârın sayısının sabitlenemeyeceğini, fakat varlıklarının daima devam ettiğini belirtir.Oku
  3. 3Bendeki Terzi Babam (Cilt 1) · s.68Ricâlü’l-Gayb Ve Mehdi 94 Babacığım Ricâlü’l Gayb” ve “Mehdi” hakkında daha önce sözlü sohbetimizde bazı bilgiler vermiştiniz. Ancak müstakil başlık olarak bu kOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.