İçeriğe atla

Ricâlü'l-Gayb kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey22 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Ricâlü'l-Gayb kavramı, tasavvufî metinlerde üç farklı dilde ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde "gayb erenleri" veya "gizli veliler" anlamına gelir¹·². Akâid dilinde, kâinatın manevî düzenini idare eden, Allah'ın yeryüzünde gizli kıldığı veliler topluluğu olarak tanımlanır; bu velilerin belirli bir hiyerarşi içinde görev yaptığına inanılır. Mârifet dilinde ise Ricâlü'l-Gayb, mâsivâdan arınmış, risalet ve velayet yükünü taşımaya layık kılınmış, yakîn ve mârifetin derin sırlarına mazhar olmuş seçkin kimselerdir; onların tanınması ancak kendileri gibi bir gayb eri olmakla mümkündür³·⁴.

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların çok katmanlı yapısı gereği, Ricâlü'l-Gayb da lugat, akâid ve mârifet dillerinde farklı derinliklerde idrak edilir.

Lugat dili açısından Ricâlü'l-Gayb, kelimenin sözlük anlamıyla "gayb erenleri" veya "gizli veliler" demektir¹·². Bu, kelimenin Arapça kökünden gelen, herkesin anlayabileceği zâhirî mânâsıdır.

Akâid dilinde Ricâlü'l-Gayb, İslâmî ilimlerdeki teknik anlamıyla ele alınır. Bu dilde, onlar Allah'ın yeryüzünde gizli kıldığı, kâinatın manevî düzenini deruhde eden veliler topluluğudur. Klasik tasnifte bu velilerin belirli bir hiyerarşisi vardır: kutb, imâmeyn, evtâd, abdâl, nücebâ ve nükabâ gibi mertebelerden oluşur. Bu hiyerarşi, Allah Teâlâ'nın kâinatı esmâî tecellîlerle yönettiği ve bu tecellîlerin yeryüzündeki mahallerinin Ricâlü'l-Gayb olduğu inancına dayanır. İbnü'l-Arabî, ahyârın sayısının sabitlenemeyeceğini ancak varlıklarının daima devam ettiğini belirtir⁵.

Mârifet dili ise Ricâlü'l-Gayb'ın bâtınî hakikatini, irfan ve tasavvufî zevkle idrak edilen yönünü ifade eder. Bu mertebede Ricâlü'l-Gayb, mâsivâdan arınmış, saflaşmış, risalet ve velayet yükünü taşımaya layık kılınmış, yakîn ve mârifetin derin sırlarına mazhar olmuş seçkin kimselerdir³. Onların gerçek mahiyetini anlamak ve tanımak, ancak kendileri gibi bir gayb eri olmakla mümkündür; zira onlar sûret kayıtları ve şartlanılmış bilgi ile anlaşılamayan yaşantı hallerine sahiptirler⁴·⁶. Bu dil, akâidi aşan ancak onu nakzetmeyen bir tahkîk ve zevk alanıdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 13 · Beyit 3661 (s. 3661)“0. ricâlü'l-gayb C. &10024; 0. ricâlü'l-gayb (gayb erenleri) C. &10024; ricâlü'l-gayb (gayb erenleri) C. ricâlün C. X 509 ricâlün sadakü C. X 508 ric'at (geri d”Oku
  2. 2Ricâlü'l-Gayb
  3. 3Sâd Sûresi, s. 103“Yani mâsivâdan arınmış, saflaşmış, risalet ve velâyet yükünü taşımaya lâyık kılınmış, yakîn ve mârifetin derin sırlarına mazhar olmuş seçkin kimselerdir. Tasavv”Oku
  4. 4Bendeki Terzi Babam (Cilt 1), s. 68“Ricâlü’l-Gayb Ve Mehdi 94 Babacığım Ricâlü’l Gayb” ve “Mehdi” hakkında daha önce sözlü sohbetimizde bazı bilgiler vermiştiniz. Ancak müstakil başlık olarak bu k”Oku
  5. 5Sâd Sûresi, s. 104“İbnü’l-Arabî ise ricâlü’l-gayb tasnifinde ahyârın sayısının sabitlenemeyeceğini, fakat varlıklarının daima devam ettiğini belirtir.”Oku
  6. 6Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6), s. 313“------------------- 17- “Ricalü’l Gayb” “gayb erenleri” diye ifade elden zevat-ı âlilerden bahsetmek oldukça zor bir meseledir. Bunlar bence iki türlüdür, biril”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.