İçeriğe atla

Ricâlü'l-Gayb kavramı, lugat anlamından farklı olarak tasavvufta nasıl tanımlanır?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Ricâlü'l-Gayb, lügat anlamı olan "gayb erleri"nden farklı olarak tasavvufta, kâinatın manevî düzenini idare eden, Allah'ın yeryüzünde gizli kıldığı velîler topluluğunu ifade eder. Bu velîler, Hak Teâlâ'nın esmâî tecellîlerinin yeryüzündeki mahalleridir ve âlemin manevî hiyerarşisinde önemli görevler üstlenirler. Bu hiyerarşi, kutb, imâmeyn, evtâd, abdâl, nücebâ ve nükabâ gibi mertebelerden oluşur ve her asırda varlıkları devam eder¹. Onların varlığı, İdrîsiyye Fassı'nın "ruhâniyet" bahsiyle temellendirilir ve "gayb" kavramının gizlenmeyi gerektiren bir izzet ve azamet anlamı taşımasıyla ilişkilidir².

Detaylı cevap

Ricâlü'l-Gayb, tasavvuf düşüncesinde "gizli veliler" olarak tanımlanır ve manevi âlemde görev yaparak dünyayı idare eden bir veliler topluluğudur³. Bu kavram, Cenâb-ı Hakk'ın kâinatı doğrudan değil, esmâî tecellîler aracılığıyla yönettiği inancıyla bağlantılıdır; bu tecellîlerin yeryüzündeki en üst halkası ve mahalleri Ricâlü'l-Gayb'dır. Onların varlığı, hadîs-i şerîfte "her asırda Allah'ın evliyâsından isimleri açıklanmayan kırk kişi vardır" rivâyetiyle desteklenir.

Ricâlü'l-Gayb'ın tasavvuftaki hiyerarşik yapısı şu şekildedir: En üstte Kutbu'l-Aktâb veya Gavs-ı A'zam bulunur ki bu, kâinatın manevî mihveridir ve âlemin nizamı onun nazarı altında devam eder. Kutbun sağında ve solunda, zâhir ve bâtın işlerini deruhde eden iki İmâmeyn yer alır. Dört yönü tutan dört Evtâd ve yedi iklime dağılmış, her biri bir bölgenin manevî hıfzını sağlayan yedi Abdâl bu hiyerarşinin devamıdır. Abdâl ismi, birisi vefât ettiğinde Hak'ın yerine başka bir veliyi "bedel" kılmasıyla açıklanır. Halkın işlerini görme vazifesiyle kırk Nücebâ ve sâliklerin ahvâlini gözetme göreviyle üç yüz Nükabâ da bu topluluğun diğer mertebeleridir. Bu mertebelerdeki velîlerin sayısının sabitlenemeyeceği, ancak varlıklarının daima devam ettiği belirtilir¹. Ricâlü'l-Gayb'ın mâhiyeti, "gayb"ın gizlenmeyi gerektiren bir izzet ve azamet anlamı taşımasıyla açıklanır; sultanın şeklinin anlamına bağlı olarak gizlenmesi gibi, bu velîlerin de manevî saltanatları gereği gizli kalmaları esastır².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sâd Sûresi · s.104İbnü’l-Arabî ise ricâlü’l-gayb tasnifinde ahyârın sayısının sabitlenemeyeceğini, fakat varlıklarının daima devam ettiğini belirtir. ... Necmeddîn-i Kübrâ da el-Oku
  2. 2Kelime-i Âdemiyye · s.684Fakat onda saltanatın gereği olarak, bir izzet ve azamet anlamları vardır ki, bu sebeple tebaasından ayrıcalıklıdır. Bu anlamlar ise "gayb"dır; ve gayb gizlenmeOku
  3. 3Ricâlü'l-Gayb
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.