İçeriğe atla

Risâle-i Gavsiyye "Risâle-i Gavsiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Risâle-i Gavsiyye, Abdulkâdir Geylânî hazretleri ile Hak arasında geçen bir mükâleme (söyleşme) hâlinde yazılmış, tasavvufî irfânın sırrî metinlerinden biridir. Kitabın merkez teması, Hak ile kul arasındaki kurbiyet (yakınlık), vuslat (kavuşma), fenâ (yok olma) ve aşk-ı küllî (mutlak aşk) gibi kavramlar etrafında şekillenir. Bu risâle, fenâ fillâh ehlinin nasıl konuştuğunu gösteren bir sınır taşı metni olup, hadîs-i şerîfteki "kulum bana nâfilelerle yaklaşır... onun gören gözü, işiten kulağı olurum" ifadesini asîl dayanak olarak alır. Risâle, ikilik (isneyniyyet) gözüyle bakıldığında anlaşılması zor, ancak teklik (vahdet) gözüyle okuyana büyük ufuklar açan bir tevhid örneğidir.

Detaylı cevap

Risâle-i Gavsiyye'nin temelinde, Hak'ın Abdulkâdir Geylânî'ye "Yâ Gavs-ı Â'zâm!" hitabıyla başlayan ilhamî ve ilmî kelâmları yer alır. Bu kelâmlar, rububiyyet mertebesinden lütfedilen ilahî şefaâtler olarak değerlendirilir. Kitap, tevhidin tam hakikatini, yani fiiller ve sıfatlar ile değil, sadece zât ile meşgul oluşu vurgular. "Allah gayrıdan berîdir" ifadesiyle, âlemde görünen her şeyin aslında Cenâb-ı Hakk'ın zuhurlarından ibaret olduğu, dolayısıyla "gayrı" diye bir şeyin mevcut olmadığı anlayışı işlenir. Bu bağlamda, "Allah, Allah'a yakındır" ifadesi, bütün varlıkta Allah'ın zuhurlarını müşâhede etme ve her müşâhede edilen esmâ ve sıfat zuhurunda Allah'ı idrak etme mertebesini anlatır.

Risâlenin asıl dayanağı, kulun Hak'la olan derin ve sırrî ilişkisidir. "Kulum bana nâfilelerle yaklaşır, tâ ki ben onu severim. Sevince de onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum" hadîs-i kudsîsi, bu mükâlemenin ruhunu teşkil eder. Bu hadis, sâlikin fenâ fillâh makamına ulaşarak kendi varlık iddiasından soyunup Hak ile kâim olduğu hâli açıklar. Fenâ fillâh, sülûkun zirve makamı olup, fenâ-yı ef'âl (fiillerden fenâ), fenâ-yı sıfât (sıfatlardan fenâ) ve fenâ-yı zât (zâttan fenâ) kademelerini içerir. Risâle, bu makama ulaşan kişinin, Hak'tan gayrı her şeyden sıyrılıp çıkması gerektiğini vurgular. "Benden gayrı her şeyden sıyrılıp çıksın" ifadesi, fiillerden, isimlerden ve sıfatlardan arınmayı, "Allah de sonra onları bırak" (En'âm, 6/91) ayetinin işaret ettiği gibi, kesret pazarından tevhid pazarına geçişi ifade eder. Bu arınma, kişinin kendi nefsâniyetinden fakir düşüp Hakk ile zenginleşmesi, yani fakr hakikatini idrak etmesiyle gerçekleşir. Miracın kemâli de, Hak'tan gayrı her şeyden urûc etmek ve nazarın gayrına kaymaması olarak tanımlanır.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1ABDULKÂDİR GEYLÂNİ RİSÂLE-İ GAVSİYE ŞERHİ NECDET ARDIÇ NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI TASAVVUF SERİSİ (66) Ön söz Gavs-ul A’zam Abdül Kâdir geylâni hazretlerinin (ROku
  2. 2Kaynak · s.5Gavs-ı Â’zâm, hiçbir şeyde zâhir olmadım, insandaki zâhir oluşum gibi! Sadece şu cümle olsun, bizlere bunun şerefi dünyâ ve âhiret yeter de artar bile. Bütün âlOku
  3. 3Kaynak · s.51için Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın rubûbiyyet mertebesinden lütfettiği bu ilâhî kelâmları ve şefaâtleri değerlendirmeliyiz. Hangi kitapta tevhîdden bahsediliyor ise o bOku
  4. 4Kaynak · s.9iki hali vardır. Birinci halleri o anda orada secde eden melekler, ikinci halleri ise şu anda bizlerin yaptığımız ibâdetler ile oluşturduğumuz göremediğimiz kuvOku
  5. 5Kaynak · s.73birer ni’metidir diyerek bunlara bakmamız gerektiği ifâde edilmektedir. Biz bunları Hakk’tan ayrı varlık olarak görüp sâhipleniyorsak eğer bunun bize zarârı varOku
  6. 6Kaynak · s.55“Yüz kırk bin perde var derler, birini görmem ey erler.” Burada avamdan kasıt olan genel halka koyulan zulmet perdesinin en büyüğü beden elbisemizdir. Cenâb-ı HOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.