İçeriğe atla

Rûm kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları7 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Rûm kavramı, tasavvufta özellikle "Muhammediyet" mertebesi ve sıfât mertebesi bağlamında ele alınır. Bu mertebe, sâlikin nefsi emmâre ile mücadelesinde elde ettiği zaferi ve Hakikat-i İlâhî güneşi ile aydınlanmasını ifade eder. Rûm Sûresi'nin sayısal değerleri ve harf anlamları üzerinden yapılan irfânî tefsirlerde, bu kavramın ilâhî sistemin bir gereği olarak Hakikat-i Muhammediye ile bağlantısı vurgulanır. Rûm, aynı zamanda Fenâfillah mertebesine, yani sıfât mertebesine ulaşma yolunda bir işaret olarak da yorumlanır.

Detaylı cevap

Murat Derûnî'nin "Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk Rûm Sûresi" adlı eserinde Rûm kavramı, tasavvufî bir mertebe olarak "Muhammediyet" mertebesi ile ilişkilendirilir. Kitapta belirtildiği üzere, "Muhammediyet" mertebesi, sâlike "rum"ların sıfât mertebesinin nefis mücadelesinde yenildiğini ifade eder. Bu, kişinin kendi varlığında güneşi olan ruhunun hakikatinin farkına varması, yani Hakikat-i İlâhî güneşi ve Nûr-u Muhammediye ile aydınlanması anlamına gelir. Eğer kişi yönünü bu hakikate döndürmezse, kendi varlığındaki güneşin farkında olamaz.

Rûm kelimesinin harf değerleri üzerinden yapılan hesaplamalar da bu irfânî yoruma destek sağlar. "Rı: 200", "Vav: 6", "Mim: 40" harf değerlerinin toplamı olan 246'nın, 2+4+6=12 şeklinde toplanmasıyla elde edilen 12 sayısı, Hakikat-i Muhammediye ile ilişkilendirilir. Ayrıca, Rûm Sûresi'nin sayısal değerlerinin Mushaf sıra numarası (30), nüzul sıra numarası (84) gibi diğer sayılarla olan bağlantıları da ilâhî sistemin bir gereği olarak değerlendirilir. Bu bağlamda, Rûm sûresi "Fenâfillah – sıfât mertebesi" ile Hakikat'ül Ahadüyet'ül Ahmediyenin "La taayyün" mertebesine, Hakikat-i Muhammediye eli ile bağlanır.

Tasavvufî sülûk açısından Rûm, kişinin nefsi emmârenin karanlığından kurtulup, kendi hakikatini idrak etme yolculuğunu temsil eder. Kitapta, kişinin nefsi emmâre ile olan birlikteliğinin bir vehim olduğu ve Cenâb-ı Hakk'ın her bir varlığa "Levlake levlak vema halaktu eflak" (Sen olmasaydın, senin âlemini halk etmezdim) sırrıyla kendi varlığında bir hakikat bahşettiği vurgulanır. Bu hakikati idrak etmek, Rûm kavramının tasavvuftaki mertebesini ve önemini ortaya koyar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.1Kur’ân-ı Kerîm de yolculuk Terzi Baba Necdet Ardıç İ’şari Te’vil ve Tefsiri (242-30-36) Rûm Sûresi. Murat Derûnî NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI TASAVVUF SERİSİ (242Oku
  2. 2Kaynak · s.3olacaktır. Her bir Âyet-i Kerîmenin biçok mertebelerden anlatım ve izâhları vardır, Cenâb-ı Hakk İlâh-î kitabımızdan en geniş şekilde yararlanmamızı nasib eder.Oku
  3. 3Kaynak · s.5mutlak egemenliğinin kanıtları, insan fıtratının önemi ve insanların yapıp ettikleri yüzünden ortaya çıkan olumsuzluklar üzerinde durulmakta; kıyamet günü inkârOku
  4. 4Kaynak · s.165vehimi kuruntusu içindeydiniz. (Murat Derûni) ---------------- فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ الَّذِينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ {الروم/57}Oku
  5. 5Kaynak · s.17ve ateşin tanrının ışığı veya irfanı olduğuna inanırlar. 9 Ateş, azamettir. Ve kişinin şeytanı olan nefsi emmarenin ateşidir. En büyük ateş kaynağı ise güneştirOku
  6. 6Kaynak · s.43nefsi emmare ile olan birlikteliğindir. Halbuki Cenâb-ı Hakk her birerlerimize kendi varlığımızda “Levlake levlak vema halaktu eflak” Sen olmasaydın, senin âlemOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.