İçeriğe atla

Salât kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Salât kavramı tasavvufta beş mertebede işlenir ve bu mertebeler, kişinin Hakikat-i Muhammedi yolunda ilerlemesiyle derinleşir. Namaz kelimesi salâtın sadece ef'âl (fiil) mertebesini ifade ederken, salât kelimesi ef'âl, esmâ, sıfat ve zât mertebelerindeki oluşumların tamamını kapsar. Bu geniş kapsam, kişiye Hak'la olan ilişkisinde geniş bir saha açar ve mü'minin mi'racı olan namazın hakikatine ulaşmasını sağlar. Salâtın harfleri olan "sad", "lam" ve "te" de Cenab-ı Hakk'ın sıfat âlemini, lahut âlemini ve tevhidleri ifade eder.

Detaylı cevap

Salât kavramının tasavvuftaki mertebeleri, sâlikin mânevî yolculuğundaki idrak seviyelerine göre farklılaşır:

  1. Ef'âl Mertebesi (Fiil Mertebesi): Bu, namazın en zahirî ve bedensel boyutudur. Nisa Suresi 4/103'teki "Namaz şüphesiz inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır" hükmüyle bedensel olarak yapılan fiziksel namazı ifade eder. Bu mertebede kişi, namazın rükünlerini (kıyam, rükû, secde vb.) yerine getirir. Ancak bu, salâtın sadece birinci mertebesidir ve "namaz" kelimesiyle ifade edilen kısım budur. Ef'âl mertebesinde kıyamda duran kişi, Kasas Suresi 28/88'deki "O'nun vechinden başka her şey helak olacaktır, hüküm O'nundur, O'na döndürüleceksiniz" ayetinin müşahedesini yaşar; varlıkta O'nun vechinden başka bir şey göremez.

  2. Esmâ Mertebesi: Ef'âl mertebesinden yükselen sâlik, Bakara Suresi 2/238'deki "Namazlara ve orta namaza devam edin" ayetiyle esmâ âleminin namazını oluşturmaya gayret eder. Bu mertebede okunan sözler ve zikirler ön plana çıkar. Er-Rahman Suresi 55/26-27'deki "Varlık âleminde bulunan her kimlik fanidir, ancak yüce ve ikram sahibi Rabb'ının varlığı bakidir" ayetinin müşahedesi yaşanır. Kişi, kimliklerinin kendilerine ait bir varlıkları olduğu zannından sıyrılarak, Rabb'ının varlığının baki olduğunu yakîn bir bilgiyle idrak eder. Bu mertebedeki namaz "salâtü'l-vüstâ" olarak da adlandırılır ve ef'âl âlemi ile sıfat âlemi arasındaki bağlantıyı sağlar.

  3. Sıfat Mertebesi: Esmâ mertebesinden daha ileri bir seviyedir. Salât kelimesinin "sad" harfiyle sıfat âlemi ifade edilir. Bu mertebede secdeye varan kişi, Ali İmran Suresi 3/185'teki "Her nefis ölümü tadacaktır" hükmüyle küllî mahva ulaşma hâlini müşahede eder. Artık ortada ne âlem ne de kendi kalmıştır; her şeyin Hak'tan zuhur ettiğini ve Hak'ka döneceğini idrak eder.

  4. Zât Mertebesi (Lahut Mertebesi): Salât kelimesinin "lam" harfiyle Cenab-ı Hakk'ın lahut âlemi, yani zât mertebesi ifade edilir. Tahiyyatta oturan kişi, Ali İmran Suresi 3/18'deki "Allah kendi kendine şahittir ki O'ndan başka ilah yoktur" gerçeğiyle yaşantısını sürdürür. Bu mertebenin kemâli, hadis-i kudside ifade edilen "Beni gören ancak Hakk'ı görmüş olur" sırrı ve gerçeğiyle dışa yansır. Bu, mü'minin mi'racı olan namazın en yüksek mertebelerindendir.

  5. Tevhid Mertebesi: Salât kelimesinin "te" harfiyle bütün mertebelerin tevhidi ifade edilir. Namaz kılan kimse, bedeniyle ef'âl mertebesinde, okuduğu sözlerle esmâ mertebesinde, salâtın "sad"ı ile sıfat mertebesinde, "lam"ı ile lahut zât mertebesinde ve "te"si ile de bütün mertebelerin tevhidini öz varlığında toplamış olur. Bu, tevhid-i ef'âl, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfat ve tevhid-i zât mertebelerini kendi bünyesinde idrak edip, namazını o şekilde kendinden kendine ifa etmesidir. Bu oluşum müthiş bir iştir ve ancak irfan yolundan gelen Hak yolcuları ulaşabilir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.7Ezan ve kamet - Kunut Tekbiri 1 tekbirleri ile beraber - Sübhane Rabbiyelaziym.(en az) 120 - Semi Allahu ilmen hamideh 40 - Rabbena lekel hamd 40 - Sübhane RabbOku
  2. 2Kaynak · s.53bükülmeye başlar, ellerini, dizine dayayıp göstermeğe çalışarak tekrar doğrulmak ister. Bu safhada sırrı-ı Museviyet in ağırlığını duymaya başlar. Bu defa ayaktOku
  3. 3Kaynak · s.27ALLAH c.c. içindir.) Dört bölümden oluşan tahhiyat’ ın bu birinci bölümü; her mertebede olan kimseler için ayrı ayrı değerlendirilir. Gerçek değerini Arif olan Oku
  4. 4Kaynak · s.29yaşanarak bilinendir. Mi’rac-ı şerifde oluşan bu hadise, efendimizden bizlere bir hediyedir. Bu sebeb ile namaz mü’minin mi’racıdır ve insanlık mertebesidir. KiOku
  5. 5Kaynak · s.57idrak ve ihata seviyeleri de değişiktir. Kaabiliyeti yüksek olanı düşük seviyede bırakmak ona haksızlık olur, gücü az olana da fazla yük yüklemek ona haksızlık Oku
  6. 6Kaynak · s.69yani cemaat olacaktır. Başka bir ifadeyle bütün varlıktaki birimleri toplayacaktır. Vakta ki kişi, yirmi sekizinci peygamber Hz. Muhammed (a.s.)ın özelliğini idOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.