İçeriğe atla

Sekr kavramının sâlik için pratik yansıması nedir?

Sâlik AmelTemel düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Sekr, sâlikin mânevî sarhoşluk hâli olup, ilahi tecellinin şiddetiyle kendinden geçmesi ve aklının Hak ile mest olması durumudur. Bu hâl, sâlikin âlemi et ve yağ tabakası gözüyle değil, Uluhiyet gözüyle, yani İnsân-ı Kâmil'in gözüyle görmesini sağlar¹·²·³·⁴. Sekr, sâlikin Hak'ın cemâl tecellîsinde kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkar ve Bâyezîd-i Bistâmî'nin "Sübhânî" sözü gibi zâhirî tezat ifadelere yol açabilir. Bu hâl, sülûkun bir aşaması olup, sonrasında sahv (uyanıklık) hâline geçiş, kemâlin göstergesi sayılır⁵.

Detaylı cevap

Sekr, sâlikin manevi sülûkunda karşılaştığı önemli bir hâldir. Lugat anlamı 'sarhoşluk, mest olma' olan sekr, tasavvufta sâlikin fenâ hâlinde aklının Hak ile mest olması, kontrolünü kaybetmesi durumunu ifade eder. Bu hâl, ilahi cezbe ile oluşur ve sâlikin kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sarhoşluktur⁶·⁷·³·⁸. Sekr hâlinde olan sâlik, "Şekerci Dede"nin verdiği manevi şekerler ile âlemi artık et ve yağ tabakası gözüyle değil, Ak-dide ile yani Uluhiyet gözüyle, İnsân-ı Kâmil'in gözüyle görür¹·²·³·⁴.

Sekr hâli, sâlikin Hak'ın cemâl tecellîsinde kendinden geçmesi, akıl ve irâdenin geri çekilmesiyle karakterizedir. Bu durum, Hz. Yûsuf'un cemâlinde kadınların ellerini farkına varmadan kesmeleri gibi örneklerle açıklanır. Sekr ehli sâlikler, fenâ hâlinde "Sübhânî" veya "Enel-Hakk" gibi zâhirî tezat sözler söyleyebilirler. Bu hâl, sâlikin kalbinde bir keyfiyet olarak zuhur eder ve mârifet boyutunda idrâkin gelişimine katkıda bulunur.

Sülûk yolunda seyr-i sülûktan sonra cezbedilen sâlikler olduğu gibi, cezb edilmesi sülûkundan önce olan sâlikler de vardır⁶·⁷·³·⁸. Bu sekr hâli, dergâhta yapılan sohbetlerde Terzi Baba'nın ağzından çıkan sözlerden oluşan latif aşk badesini nuş eden sâliklerde ilahi cezbe hâli olarak oluşur⁶·⁷·³·⁸. Sekrden sonra sahv hâline geçiş, yani uyanıklık ve şuur hâli, sülûkun kemâli olarak kabul edilir¹·²·⁵. Bu, cem'den sonraki fark hâli gibidir¹·². Ariflerin kelâmı, usûl ve mârifet üzere olup, sekr ehlinin kelâmı kabîlinden değildir⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kâf Sûresi · s.105------------------- İşte manevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekerci Dede” nin verdiği şekerler ile artık. Âlemi et, yağ tabakası gOku
  2. 2Kamer Sûresi · s.131------------------- İşte manevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekerci Dede” nin verdiği şekerler ile artık. Âlemi et, yağ tabakası gOku
  3. 3Nahl Sûresi · s.118Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile olOku
  4. 4Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.37(Yorumu için Terzi Baba Kûr’an da Yolculuk (50) İnsân sûresine bakılabilir) İşte mânevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekeri Dede” nOku
  5. 5Nahl Sûresi · s.32Kuşeyrî’ye göre telvîn sâlikin halinin farklı sûretler kazanması, bir halden daha yüksek veya düşük bir hale bürünmesi, bir sıfattan başka bir sıfata intikal etOku
  6. 6Kamer Sûresi · s.130Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile olOku
  7. 7Kâf Sûresi · s.104Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile olOku
  8. 8Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.36Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile oluşan haldir. Bunun iOku
  9. 9Kelime-i İbrâhîmiyye · s.152İmdi “ibâdet”in Hakk’a ıtlâkı sû’-i edebden münbais olmadığı gibi ashâb-ı sekrin kelâmı kabîlinden dahi değildir. Bu kelâm, ârif-i muhakkik ve vâris-i müdekkikiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.