Sekr kavramının sâlikteki işleyişi nedir?
Sekr, tasavvufta sâlikin ilâhî tecellîlerin şiddetiyle kendinden geçmesi, aklının Hak ile mest olması ve kontrolünü kaybetmesi hâlidir. Bu hâl, sâlikin kalbine gelen manevî bir hâlin üstün gelmesiyle oluşan bir sarhoşluktur¹. Sâlik, bu manevî sarhoşluk anında âlemi et ve yağ tabakası gözüyle değil, Uluhiyet gözüyle, yani İnsân-ı Kâmil'in gözüyle idrâk eder²·³. Sekr, sâlikin sülûkunda fenâ hâlinde yaşadığı bir mertebe olup, Hak'ın cemâl tecellîsinde aklın ve irâdenin geri çekilmesini ifade eder.
Detaylı cevap
Sekr kavramının sâlikteki işleyişi, sülûkun dört ekseninde tezâhür eder: niyet, fiil, hâl ve mârifet.
Niyet ekseninde işleyiş: Sâlik, ilâhî cezbe ile Allah'a yönelir. Bu cezbe, Allah'ın ilim ile kendine çekme hâlidir⁴·⁵·⁶. Sâlikin kalbi, dergâhta yapılan sohbetlerde "Terzi Baba"nın ağzından çıkan "latif aşk badesini" nuş ederek ilâhî cezbe hâline girme niyetini taşır⁴·⁵·⁶. Bu, kalbin manevî sarhoşluğa doğru yönelmesidir.
Fiil ekseninde işleyiş: Sekr hâli, sâlikin uzuvlarında doğrudan bir fiil olarak değil, daha çok içsel bir dönüşüm olarak yaşanır. Ancak, bu hâle yol açan fiiller, dergâhtaki sohbetlere katılmak, zikir ve ibadet gibi amellerdir. Bu ameller, sâlikin kalbini ilâhî tecellîlere açar ve sekr hâlinin zuhûruna zemin hazırlar⁴·⁵·⁶.
Hâl ekseninde işleyiş: Sekr, sâlikin kalbinde oluşan manevî bir hâldir. Bu hâl, ilâhî tecellîlerin şiddetinden dolayı sâlikin kendinden geçmesi, aklının Hak ile mest olması ve kontrolünü kaybetmesi şeklinde tezâhür eder. Sâlik, bu hâlde manevî bir sarhoşluk yaşar ve "Şekerci Dede"nin verdiği manevî şekerlerle âlemi "Uluhiyet gözü" veya "İnsân-ı Kâmil'in gözü" ile görmeye başlar²·³·⁶. Bu, kalbin keyfiyetinde bir değişimdir.
Mârifet ekseninde işleyiş: Sekr hâli, sâlikin bilgi ve idrâkinin gelişimine katkıda bulunur. Sâlik, bu hâlde âlemi farklı bir bakış açısıyla idrâk eder. "Ak-dide" ile, yani Uluhiyet gözüyle görme, sâlikin mârifetinin derinleştiğini gösterir²·³·⁶. Sekrden sonra gelen sahv hâli ise, bu yeni idrâkle birlikte ayık olma ve şuur hâlidir²·³. Bu, sâlikin Hak ile birlikteyken aklının ve irâdesinin Hak'la uyumlu çalışmasıyla kemâle erer. Sekr ve sahv, değişime açık kullara mahsus olup, bu iki hâl, sâlikin ilâhî kabzada bulunarak mârifetini artırmasına vesile olur⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 5 · Beyit 297 (s. 91)“Çok sekr, vecd ve kendinden geçme, gönül ehlinin kapısından cana çarptı. &10024; 297. Çok sekr, vecd ve kendinden geçme, gönül ehlinin kapısından cana çarptı. "”Oku
- 2Kâf Sûresi, s. 105“------------------- İşte manevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekerci Dede” nin verdiği şekerler ile artık. Âlemi et, yağ tabakası g”Oku
- 3Kamer Sûresi, s. 131“------------------- İşte manevi şeker-sekr ikram edilip, manevi Sekr halinde olan salik, “Şekerci Dede” nin verdiği şekerler ile artık. Âlemi et, yağ tabakası g”Oku
- 4Kâf Sûresi, s. 104“Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile ol”Oku
- 5Kamer Sûresi, s. 130“Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile ol”Oku
- 6Nahl Sûresi, s. 118“Salikin, kendisine gelen vâridin etkisiyle yaşadığı manevi sorhoşluk anlamında tasavvufi terim... ------------------- Bahse konu olan “Sekr” manevi cezbe ile ol”Oku
- 7Kelime-i Dâvûdiyye, s. 55“Sekr (mestlik) ve sahv (ayıklık) ise değişime açık olan kullara mahsustur. O yüce zata nispetle ne sekr ne de sahv vardır. Şimdi mademki Hakk'a bakıyordu, her i”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.