İçeriğe atla

Sıfât-ı Subûtiyye'yi yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey4 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Sıfât-ı Subûtiyye'yi yaşamak, sâlikin günlük amelî hayatında kalbî yönelim (niyet), uzuvların ameli (fiil), kalbin keyfiyeti (hâl) ve idrâkin gelişimi (ma'rifet) eksenlerinde bir tertîb ve düzen içinde tezâhür eder. Bu tertîb, mürşid-i kâmilin yönlendirmesiyle gerçekleşen virdler, zikirler ve ibadetlerle sağlanır. Özellikle namaz (salât) ve Kur'ân-ı Kerîm okumak gibi ameller, Hak'ın Hayât, İlim, İrâde, Kudret, Sem', Basar, Kelâm ve Tekvîn sıfatlarının sâlikte tecellî etmesine vesile olur. Bu süreçte sâlikin mürşidine teslimiyeti ve kalbinin Hak ile birlikte olma hâli (huşû) esastır¹·².

Detaylı cevap

Sıfât-ı Subûtiyye'nin sâlikin günlük amelî hayatındaki işleyişi, tasavvufî sülûkun temelini oluşturur. Bu işleyiş dört ana eksende ele alınır: niyet, fiil, hâl ve ma'rifet. Sâlik, bu sıfatları yaşamak için öncelikle niyet ekseninde kalbini Hak'a yöneltir. Örneğin, Hak'ın Hayât sıfatını idrâk eden sâlik, her anın ve her varlığın Hak'tan gelen bir hayat tecellîsi olduğunu bilerek yaşar. Bu niyet, fiil ekseninde somut amellere dönüşür.

Günlük amelî tertîbde, mürşid tarafından verilen virdler önemli bir yer tutar (Vird). Bu virdler, sâlikin Hak ile bağını güçlendiren düzenli zikir ve duaları içerir. Örneğin, her gün Kur'ân-ı Kerîm okumak, meal üzerinde tefekkür etmek ve dikkati çeken âyetleri not almak, Hak'ın Kelâm ve İlim sıfatlarının tecellîsine vesile olur². Bu okumalar sessiz değil, sesli olmalı ve tefekkürü gözetmelidir. Ayrıca, salavât-ı şerîfe ve Fâtiha okumak gibi zikirler de bu tertîbin bir parçasıdır¹.

Namaz (salât), Sıfât-ı Subûtiyye'yi yaşamanın en önemli amelî tertîblerinden biridir. Namaz, mü'minin mîrâcı olarak kabul edilir ve kulun Hak'la iki taraflı buluşmasıdır. Namazın zâhirî şartlarının yanı sıra, huşû ile kılınması, yani kalbin Hak ile birlikte olma hâli, Hak'ın Sem' ve Basar sıfatlarının idrâkine kapı aralar. Namaz aynı zamanda bir zikirdir; "Allâhu Ekber" ile Hak'ı anmak, Kelâm sıfatının tecellîsidir.

Bu amellerin sürekli tekrarı, sâlikin kalbinde hâller bırakır. Sürekli zikir ve ibadet, kalpte sekîne, ünsiyyet ve muhabbet hâllerinin zuhûruna yol açar. Bu hâller, sâlikin Hak'ın sıfatlarını daha derinden hissetmesini sağlar. Son olarak, bu süreç ma'rifet ekseninde bir bilgi ve idrâk gelişimine yol açar. Sâlik, Hak'ın sıfatlarını yaşayarak, Hakîkatin ta kendisi ile yaşama mertebesine, yani Hakkel Yakîn'e ulaşır (Hakkel Yakin). Bu yolculukta mürşid-i kâmilin tertîbi ve sâlikin mürşidine teslimiyeti esastır; zira hakikat tâlibinin kendi fikriyle amel ve mücâhedesi ya haddinden fazla ya da eksik olabilir³. Sâlik, mürşid huzurunda "gassal elindeki meyyit gibi" olmalıdır¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.21Sonra yüz kere salavat-ı şerife okunur. Sonra yüz kere besmele ile fatiha okunur. Bu tertip ile adedlerinin esrarı malumdur. MÜRŞİDE TESLİMİYET: Malum olsun ki:Oku
  2. 2Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.282Bu mertebenin virdi her gün Kurân-ı Kerim okumaktır. Eğer okuyorsanız devam ediniz , günlük böyle bir virdiniz yoksa her gün en az bir yaprak Kurân-ı Kerim mealOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.14“Künd-şuden”, kör ve muattal olmak, ya'ni düşünüp amel ve mücâhede etmekten dolayı hem kendisi âciz kaldı ve hem de sa'yine atâlet geldi. Halbuki bu gizli hazinOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.