Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, şöhretten kaçınmak, kerâmetlere iltifat etmemek, halk içinde Hakk ile olmak ve şeriat mertebesinden hakikat mertebesine geçişte muhabbet perdesini aşmaktır. Gerçek dervişlik, tac ve hırkada değil, Hakk'ın her an kendisiyle birlikte olduğuna iman etmek ve bu idrakle yaşamaktır. İrfan ehli, sevap hesabı gütmez, gönül ehli olmayı hedefler ve başkalarına faydalı olmayı kendi nefsine çalışmaktan üstün tutar.
Detaylı cevap
Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, tasavvufî sülûkun amelî tatbikatını ve mertebî ilerleyişini gösterir.
1. Şöhretten Kaçınma ve Kerâmetlere İltifat Etmeme: Sâlik, manevî yolculuğunda şöhretin ve kerâmetlerin nefsaniyetini artıracağının bilincinde olmalıdır. Kitapta belirtildiği gibi, "gerçek Hakk ehli kerametvari şeylere iltifat etmezler. Çünkü bunlar insanın nefsaniyetini arttırır ve de şöhretini arttırır, şöhrette afettir." (Kaynak 1, sf. 29). Bu, sâlikin dışsal gösterişlerden ve olağanüstü hallerden ziyade, içsel tekâmüle odaklanması gerektiğini vurgular. Dervişlik, yırtık pırtık elbiselerle dolaşmak ya da süslü püslü giyinerek dikkat çekmek değil, "seni kimse tanımasın alem padişahı ol" (Kaynak 1, sf. 29) ilkesiyle hareket etmektir. Yunus Emre'nin "Dervişlik olsaydı tac ile hırka, biz dahi alırdık otuza kırka" (Kaynak 3, sf. 31) sözü, dervişliğin dışsal sembollerde değil, mânevî hâlde olduğunu açıkça ortaya koyar.
2. Halk İçinde Hakk ile Olmak: İrfânî sülûkun önemli bir veçhesi, halktan uzaklaşmak yerine, halkın içinde Hakk ile beraber olmaktır. "Marifet hiçbir keramete iltifat etmeden halk arasına karışıp surette onlarla arkadaşlık edip evlenip yiyip içip manen de Hakk ile beraber olmaktır." (Kaynak 3, sf. 31). Bu, sâlikin toplumsal hayattan kopmadan, dünya işlerini ihmal etmeden, ancak kalben sürekli Hakk ile irtibat halinde bulunması gerektiğini ifade eder. Efendimiz (sav)'in "İmanın ilk şartı odur ki Allah’ın seninle birlikte olduğuna iman etmendir" (Kaynak 3, sf. 31) buyruğu, bu beraberlik idrakinin imanın temeli olduğunu gösterir. Sâlik, Hakk'ın her an kendisiyle olduğunu bilerek, benlik perdesini kaldırarak O'nunla bir olmayı hedefler.
3. Mertebî İlerleme ve Muhabbet Perdesini Aşma: Tasavvufî yolculukta mertebeler arası geçiş, sâlikin irfânî derslerinin temelini oluşturur. Şeriat mertebesinden tarikat mertebesine, oradan da hakikat ve marifet mertebelerine ulaşmak bir inkılap gerektirir. "Tarikat mertebesinde lüzumlu olan o muhabbet yakıt Hakikat mertebesine geçildiği zaman perde olmakta o muhabbetin de aşılması gerekmektedir. Yani şeyh muhabbeti dediğimiz şeyin aşılması gerekmektedir." (Kaynak 2, sf. 35). Bu, sâlikin belirli bir mertebede takılıp kalmaması, hatta o mertebede kendisini ileriye taşıyan unsurları bile bir sonraki mertebeye geçişte aşması gerektiğini gösterir. Muhabbet, tarikat mertebesinde bir yakıt iken, hakikat mertebesine geçişte bir perdeye dönüşebilir. İrfan ehli, "sevap ile değil rabbı ile" (Kaynak 4, sf. 37) ilgilenir; gönül ehli olmak, hesap kitap yapmaktan öte, Hakk ile muhabbet içinde olmaktır.
4. Başkalarına Faydalı Olma: Sâlikin irfânî derslerinden biri de, kendi nefsine çalışmaktan ziyade başkalarına faydalı olmayı tercih etmektir. Peygamber Efendimiz (sav)'in, ibadetle meşgul olan delikanlıdan ziyade, kardeşine rızık temin eden abisini daha üstün görmesi (Kaynak 6, sf. 121), bu dersin önemini vurgular. "Başkasına fayda sağlamak kendi nefsi için çalışmaktan çok daha faydalıdır." (Kaynak 6, sf. 121). Bu, sâlikin sadece kendi kurtuluşunu değil, topluma hizmeti ve başkalarının iyiliğini de gözetmesi gerektiğini gösterir. Bu anlayış, "şerefi mekan bil mekin" (mekanın şerefi içinde oturanladır) (Kaynak 5, sf. 109) sözünde olduğu gibi, bir yerin veya nesnenin değerini içindeki mananın belirlediği gibi, insanın değerini de taşıdığı manevî yük ve başkalarına olan faydası belirler.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.29“varılacak bir yol üzerinde değilsiniz. Mesela denizden balık çıkar başka bir şey oldu mu, tahayyulat ve nefsaniyetin galebesi demektir. Normalde zuhuratta deniz”Oku
- 2Kaynak · s.35“yapılması lazımdır. İşte bu inkılabı görüş farkını yapamayan kimse veya guruplar mutlaka bu şeriat mertebesinde kalırlar. Aşama yapmaları mümkün değildir çünkü ”Oku
- 3Kaynak · s.31“Yunus Emre ne diyor, “Dervişlik olsaydı tac ile hırka, biz dahi alırdık otuza kırka ” diyor. yani o kadarlık parayı bulurduk diyor, ve derviş olurduk diyor. Mar”Oku
- 4Kaynak · s.37“kazanılır sevap kazanılır, ama irfan ehlinin işi sevap ile değil rabbı ile dir, Rabbı ile olduktan sonra rabbı senin sevabına da bakmaz günahına da bakmaz, nede”Oku
- 5Kaynak · s.109“da devam ettirmekte ayrıca. Onu da hazırlamakta ama babaları da ona aynı şeyi hazırladılar, yani o nesil hep öyle ayakta hep sararmış olmaktadır. Bizim nesiller”Oku
- 6Kaynak · s.121“ifadeyi anlatmak herkese mümkün olamayacağından Kur’an’da kargaşa tutarsızlık meydana gelmiş olur. Onun için zahirinin de bir sistem içerisinde düzenlenmesi ger”Oku
İlgili sorular
- Mü'minûn kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Kelime-i Yûnusiyye "Kelime-i Yûnusiyye" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?
- Necdet kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.