İçeriğe atla

Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfanî dersler, öncelikle kendini bilme, Rabb'ini tanıma ve nihayetinde Hakk'ı tanıma sistemini idrak etme üzerine kuruludur. Bu dersler, kişinin nefs-i emmârenin hükmünden kurtulup, kendi hakikatini ve ilahî varlığını keşfetmesini hedefler. İrfan ehli, meselelere açık kalplilik ve geniş bir bakış açısıyla yaklaşarak, her şeyi kendi haline terk etmeyi ve kendi doğrularını bulmayı öğütler. Bu süreçte, dünya ve ukba terk edilerek, kişinin varlığını dahi terk etmesi ve terk ettiklerini de terk etmesi, yani tam bir teslimiyet hali hedeflenir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfanî dersler, "küçük savaştan büyük savaşa" geçişin bir tezahürüdür. Bu, dış dünyadaki mücadelelerden ziyade, nefisle yapılan içsel bir savaşı ifade eder. Kitapta belirtildiği üzere, "nefsin emri altına girmek hakikat-ı ilahiye mevcut olan bir varlığa yakışmaz." Bu nedenle, sâlikin ilk ve en önemli dersi, nefs-i emmâreyi terbiye etmek ve onun hükmünden kurtulmaktır. Nefs-i emmâre, "çok emredici, amir olan" anlamına gelir ve sâlikin kendi iradesini kullanarak bu nefsi secde ettirmesi, yani ona boyun eğdirmesi gerekir. Bu, bir ilim ve sistem dahilinde gerçekleşir.

İrfan ehlinin öğretisine göre, sâlikin günlük yaşamında uygulaması gereken dersler şunlardır:

  1. Kendini Bilme Sistemi: Sâlik, öncelikle kendi hakikatini idrak etmelidir. "Evvela kendimizi eğitmemiz lazımdır," ifadesiyle vurgulandığı gibi, başkalarını eğitmeden önce kişinin kendi üzerinde çalışması esastır. Bu, "insanın kendini bilme sistemidir."
  2. Rabb'ini Tanıma Sistemi: Kendini tanıyan sâlik, Rabb'ini de tanıma yoluna girer. Bu, "sonra Rabb'ını tanıma sistemidir."
  3. Allah'ını Tanıma Sistemi: Rabb'ini tanıyan sâlik, nihayetinde "Allah'ını tanıma sistemine" ulaşır. Bu üç aşama, sâlikin mârifet makâmına doğru ilerleyişini gösterir.
  4. Terk Makâmı: İrfan ehlinin "dört tacı" olarak ifade edilen terkler, sâlikin manevî yükselişindeki önemli adımlardır:
  • Terk-i Dünya: Dünyevî bağlardan ve ihtiraslardan arınma. Bu, "dünyayı terk etmekle başına bir tac giymiş oluyor" şeklinde ifade edilir. Ancak bu, dünyadan tamamen el çekmek değil, dünyevî olanın kalpte yer etmemesidir.
  • Terk-i Ukba: Ahiret beklentilerinden ve cennet arzusundan dahi vazgeçme. Bu, sadece Hakk'ın rızasını gözetme halidir.
  • Terk-i Hesti: Kendi varlığını, nefsini ve benliğini terk etme. Bu, "varlığını nefsini terk etmekle de bir tac giymiş oluyor" ifadesiyle açıklanır. Bu, fenâ makâmına işaret eder.
  • Terk-i Terk: Terk ettiklerini dahi terk etme. Bu, en yüksek teslimiyet halidir; terk etme eyleminin bilincinden dahi sıyrılmaktır. "Cisim olarak verdim de kafamdaki veremedim demektir" sözü, bu derin terk halinin önemini vurgular.
  1. Her Şeyi Kendi Haline Terk Etme: İrfan ehli, "hiçbir şeyin üzerinde fikir yürütmeyeceğiz, ne gördükse olduğu gibi onu kendi haline terk edip bırakacağız" ilkesini benimser. Bu, yargılamadan, eleştirmeden, her olayı ve varlığı Hakk'ın hikmetiyle kabul etme halidir. "Yayın eğriliği doğruluğundandır" misali, dışarıdan eğri görünenin aslında kendi doğrusuna sahip olduğunu anlatır.
  2. İrade ve Kudret Gücünü Faaliyete Geçirme: Sâlik, kendisinde atıl kalmış olan güçleri ortaya çıkarmak zorundadır. Zikirler, bu güçleri faaliyete geçiren "düğmeler" olarak tasvir edilir. Bu, kişinin kendi potansiyelini keşfetmesi ve manevî yolculuğunda kullanması anlamına gelir.
  3. Asli Görev: Âdemliği İdrak Etmek: Kitapta, "en birinci görevimiz Âdemliğimizi idrak etmektir" denilerek, insanın yeryüzündeki varoluş amacının bu olduğu vurgulanır. Diğer tüm görevler, bu asli görevin ikincil tezahürleridir.

Bu dersler, sâlikin "beden yumurtasından çıkıp ruh alemine doğru açılması" ve "gönül aleminde açılması" ile neticelenir. Bu açılım, geniş bir mârifet sahasına erişimi ve Hakk'ın hakikatlerini müşâhedeyi mümkün kılar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.53ilk fırsatta genele yardımcı olmamız gerekiyor, yaptığımız işler kendi bünyemizde dahi olsa yani bir faydalanmak yardımda bulunmak ama biz zahir şeklinde bir çaOku
  2. 2Kaynak · s.105genel olarak islamdaki eksikliğimiz buna ayak uyduramamamız banaz tutucu bir akılda kafada olmamız. Buda geçmişten aldığımız yanlış eğitimin veya kısıtlı eğitimOku
  3. 3Kaynak · s.125Aslanlık tarafı önüne etleri koy da biraz oyala atlık tarafına da ot koy o da otlaya dursun orada sen ruhunla beraber ol. ------------------------ Rabb-ımıza şüOku
  4. 4Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER NECDET ARDIÇ “İZ-TERZİ BABA” MUHTELİF SOHBET ARASI SOHBETLER. (KİTAP-147-15) İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ MUHTELİF SOHBET ARASIOku
  5. 5Kaynak · s.93altında yaşarsak biz ebedi olarak köle kalırız. Nefsimiz o zaman bize amir olur. İsmi üzerinde “emmare” yani çok emredici amir olan demektir. İşte bize bu yakışOku
  6. 6Kaynak · s.95biraz sonra yarın yaparım biraz keyife bakayım derseniz orası sizi yanıltır bu düşünce nefsten gelir, zaten nefsin en büyük sıkıntısı bu derslerin yapılmasıdır Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.