İçeriğe atla

Sohbet Arası Sohbetler CD 21 Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, onun Hak ile olan ilişkisini derinleştiren, mânevî mertebelerde ilerlemesini sağlayan ve nihayetinde Hak'ka vuslatını mümkün kılan uygulamalardır. Bu dersler, fiziksel ve duygusal İslâm'ın ötesine geçerek ilim İslâm'ına, yani irfâniyet ilmine ulaşmayı hedefler. Sâlikin bu yolda ilerleyebilmesi için tasavvufî terimlere aşina olması, okuduğu irfânî eserleri özüne nüfuz ederek anlaması ve en önemlisi, öğrendiklerini bizzat yaşayarak tecrübe etmesi gerekir. Bu süreç, Ef'al âleminden Esmâ âlemine, oradan Sıfat ve Zât âlemine doğru bir yükselişle gerçekleşir ve her mertebede farklı derslerin tatbikatını içerir. Muhyiddin İbn Arabî'nin "vuslat marifettir" sözü, bu irfânî derslerin nihai gayesini özetler: Hak'la Hak olmak, ancak irfâniyet ilmiyle mümkündür.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Terzi Baba'nın ifadesiyle "üçüncü İslam" olan İrfânî İlim İslam'ına ulaşma çabasıdır. Bu, sadece sevap kazandıran ve cennete götüren "fiziki İslam" (hareketler İslam'ı) ve "duygusal İslam" (tarikatlar İslam'ı) mertebelerinin ötesinde, doğrudan Hak'ka vuslatı hedefleyen bir yoldur. Bu dersler, sâlikin gönlündeki ilmi mânayı bariz hale getirmeyi, yani batında olanı zâhire çıkarmayı amaçlar.

İrfânî derslerin temelinde, tasavvuf literatürüne vâkıf olmak yatar. "Akl-ı Kül, Nefs-i Kül, Nefis nedir, Ruh nedir, Can nedir" gibi temel terimlerin bilinmesi, bu ilmin kapısını aralar. Tıpkı tıbbın veya hukukun kendine özgü bir lügati olduğu gibi, tasavvufun da kendine has terimleri vardır ve bunları bilmeden irfânî eserleri okumak ve anlamak mümkün değildir.

Bu derslerin tatbikatı, okunan kitapların "suretini değil, özüne nüfuz ederek" okunmasını gerektirir. Muhyiddin İbn Arabî'nin "Beni kabrimde aramayın, kitaplarımın içindeki satırların içinde beni arayın" tavsiyesi, bilginin sadece zihinsel birikimden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir yaşantı ve tecrübe meselesi olduğunu vurgular. Okunan irfânî eserler, sâliki "miraca götürecek" nitelikte olmalı, yani onu mânevî yükselişe sevk etmelidir.

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, aynı zamanda "tevhîdî çalışmalar" ve "içe dönük çalışmalar" olarak da ifade edilir. Bu çalışmalar, insanın fıtratında var olan zıt güçleri (nefsânî ve Rahmânî) dengelemeyi hedefler. Gönül, Hakk'a ait bir yer olduğu için, oraya "yanlış kitapları, yanlış bilgileri sokmamak" gerekir. İçerisi karmaşık olduğunda huzur bulunamaz; bu nedenle, sıkıntıları dışarı atıp, Rahmânî olanı içerde muhafaza etmek ve arttırmak esastır.

İrfânî dersler, sâlikin mânevî mertebelerde ilerlemesini sağlayan bir "seyri sülûk" sürecidir. Bu süreç, Ef'al âlemindeki yaşamın latîfleşerek Esmâ âlemine, oradan Sıfat ve Zât mertebelerine geçişi ifade eder. Kitapta bahsedilen 40 derslik sülûk, 12'şer derslik üç ana aşamadan oluşur: Ef'al Mertebesi, Esmâ Mertebesi ve Sıfat Mertebesi. Son 4 ders ise "geriye dönüş dersleri" olarak adlandırılır ve Tecellî-i Ef'al, Tecellî-i Esmâ, Tecellî-i Sıfat ve Tecellî-i Zât mertebelerini kapsar. Bu dersler, kişinin bizzat yaşayarak tecrübe etmesi gereken hallerdir. Bu hallerin yaşanmadığı yerde yapılan her şey taklitten ibarettir.

Kur'ân-ı Kerim'in sâlike olan hitabı da onun idrak seviyesine göre farklı mertebelerden gelir: Ef'al, Esmâ, Sıfat ve Zât mertebelerinden. Sâlik, Kur'ân'ı okuduğunda, aslında Kur'ân'ın kendi lisanıyla ona hitap ettiğini, kendini ona anlattığını idrak eder. Bu, lafzın ötesinde, mânanın sâlikin gönlünde zuhur etmesidir. Bu dersler, sâlikin "İnsân-ı Kâmil ve Arif'lik yolu"nda ilerlemesini sağlar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.145Efendim bu mertebeleri okurken işte zikir nasıl yapılacak, şu mertebenin özelliği nedir? Budur böyle sürekli okuyordum onları geçerken mertebelerde. Bir gün o AOku
  2. 2Kaynak · s.147okuması ama belirli bir altyapı yapmadan okunmaz. Okunur da anlayamaz kişi. Tasavvuf literatüründen biraz haberdar olması lazım Akl-ı Kül, Nefs-i Kül. Nefis nedOku
  3. 3Kaynak · s.17vardı ama farkında değildik. Farka geliyoruz bu beden elbisesiyle, kimliğimiz ortaya çıkmış oluyor. İşte bu kimliğimiz bütün Esmâ-i İlahiyyeye -ahlakta deniliyoOku
  4. 4Kaynak · s.71kontak kurmaya başladı, yani benimle ilişkilenmeye başladı. Yeni bir ilim, yeni bir bilgi oluştu ve bu şekilde çok kuvvetli bir idrak yapısı oldu ve bunu ÖğrencOku
  5. 5Kaynak · s.53zaten. Bu çembere testereyle bir kesip de çemberi bir açtığımız zaman ve dışarıya yol oluşturduğumuz zaman bütün âlemlere açılıyoruz, bütün âlemler açılıyor derOku
  6. 6Kaynak · s.47bir cümledir ama böyle kabullenildiği için, bu idrakle, yani bu anlayışla hayata bakıldığı için genelde kullanılan bu. Ama irfân ehli bu kelimeyide, bu cümleyidOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.